15 Ocak tarihinde yazmam gereken köşe yazımı yazamadığım için bütün okuyuculardan özür dilerim. 15 Ocak’ın bizde özellikle bende ayrı bir yeri var. Dr. Küçük’ün ölüm yıldönümü. Benim bugünde yazı yazmam gerekirdi ama ummadığım problemler karşıma çıkınca yazımı yetiştiremedim...
12 Ocak Pazartesi günü Sayın Serdar Denktaş ile rahmetli Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denkatş’ı konuştuk(ölümünün 3. Yılı münasebetiyle) , şimdi de rahmetli Dr. Küçük’ü en azından 1973’te halkın sesi gazetesinde yazmış olduğu makalesi ile analım ve belkide biraz günümüze tasarlayalım...
BATININ YAPMADIKLARI
Fransız İnkilabı kebirine kadar gerek Fransa’da diğer Avrupa memleketlerinde yanlış ve sakat zihniyet hükmünü sürmekte, namuslu vatandaş, namussuzun baskısı ve tehtidi altında esir hayatı yaşamakta idi.Saray’ıon etrafına çöreklenenler hakim duruma gelmişti.1789 ayaklanması ile kralın ve saray mensuplarının ortadan temizlenmesi, o gübre kadar kökleşen birçok kötü, batıl inançları da tarihe gömmüş oluyordu.
Bunların başında;’ adam kayırma, adama iş bulma’ geliyordu. Saray daima korku içinde yaşadığından ne kadar adam kayırabilir, etrafına ne kadar adam toplayabilirse, o hırsız, yalancı ve ahlak ve karakterde onların refah içinde yaşayabilmelerini sağlamış, diğerlerini de aç ve sefil sürünmeğe mahkum etmiştir. Fransa Cumhuriye idaresi, yeni anayasasını hazırlarken, bunun üzerinde büyük hassasiyetle durmuş,” Hürriyet, müsavat, adalet ‘ prensiplerini ilk defa olarak kabul edilmişti.
Yeni baştan kurulan devletin makinesi, eşitlik üzerine çalıştırılmağa başlamış ve o günden sonradır ki, namuslular, namussuzlara galebe çalabilmiştir. Bu siyasetle her geçen gün memlekete biraz daha huzur ve sukun getirdiğini, her fert kendini daha da emniyet içinde hissetmeğe başlandığını ve devlet idarelerine yerleştirilen memurların tarafsız hareketleri memleket içinde yarattığı huzur ve refah, vatandaşın hayatında birçok değişiklikler getiryordu. Onu takip edenbirçok devletlerde de müspet tesirlerini göstermeye başlamış ve ogünden bun yana ilim, irfan, namus, daima ön planda tutulmuştur.
Adam kayırma politikası, batıda iflas ettiği halde, doğuda maalesef yeniden yeşermeğe başlamış ve sarmaşıkların tavana kadar duvarlara sarılarak yetiştiği gibi ehliyetsiz ve kabiliyetsiz kimseler de en yüksek kademelerde taht kurmuş, oradan etrafı seyretmektedirler. Bazı Arap memleketleri bunu farkına vararak batıyı yeni baştan taklit yolunu tutmuştur. Çünkü anlamışlardır ki, namussuz bir memur her şeyden önce memleketi değil, şahsını, etrafını, dostunu düşünür. Bilhassa oraya birkaç kişinin ‘lütf-u ihsanı ile’ getirilmişse bu gibiler çok daha tehlikelidir. Çünkü,’ benim arkam dağdır’ diye ‘kimse kılıma dokunamaz,ustam hepsinin kafasını kırar’ ,inancı içindedir.
Bugünkü batıyı gerek politik, gerekse ekonomik bakımından en yüksek zirveyeçıkaranlar, iş başına getirilen, işe yarayan adamlardır. Bunun kadar tabii ne olabilir?
Bunu anlamak için ne derinlere inmeğe ve ne de elektronik beyin hesaplarına ihtiyaç yoktur. Kafası işleyen bir kimseden memlekete daima fayda, kafası işlemeyen bir cahilden daima zarar ve felaket geleceği muhakkak değilmidir? Biz batının tuttuğu yolu ve gıpta ile seyrediyoruz. Onların da diğer memleketlerdeki insanlardan farkı yok. Neden onlar ay ve yıldızlarda dolaşsın, bütün dünyaya hakim duruma gelsin de, diğer insan olanlar yerlerde sürünmekten kendini kurtaramasın? Bütün bunların sebebi iktidar sandalyesine yerleşenlerin günlerini huzur içinde geçirebilmeleri için adam kayırma siyasetini uygulamasıdır.
Bunun yanında batı alemi iktidarın üzerine babadan kalma miras gibi oturmaz. Bin bir boş vadilerde bulunmaz. Sözde yaptıklarını halka inandırmak için çıkardığı gazetelerini halka zorla okutmaz, daire memurları abone olmaya mecbur da tutmaz. Doğu, kafayı değiştirmediği sürece, batıya ağzının salyası akarak bakacak, fakat yine de olduğu yerden bir adım ileri atamayacaktır.
Sayı:9769, 16 Temmuz 1973, s:1.(Halkın Sesi)
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
selim pusat 4 yıl önce

yaşa be hocam. denktaş'ta bizim liderimiz ama dr. küçük'ü sanki biraz unutuyor gibiyiz. denktaş'a verilen önem küçük'e verilmiyor gibi. anlatın, yazın lütfem. kalemine sağlık

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40