banner116

“YATIRIMCI MUTSUZ”

REHA ARAR: YATIRIMCININ ANASI AĞLIYOR

“YATIRIMCI MUTSUZ”

REHA ARAR: YATIRIMCININ ANASI AĞLIYOR

03 Ocak 2015 Cumartesi 16:58
343 Okunma
“YATIRIMCI MUTSUZ”
 ZÜLEYHA KARAMAN- HALKIN SESİ

Turizm Yatırımcıları Derneği KKTC Temsilcisi ve Merit Otelleri Yönetim
Kurulu Başkanı Reha Arar, KKTC’nin hala ulaşılmaz bir ülke olduğuna işaret
ederek, “Dünyadan kopuk yaşıyoruz. Yatırım yapana kadar yatırımcının anası
ağlıyor” dedi
Turizm Yatırımcıları Derneği (TYD) KKTC Temsilcisi ve Merit Otelleri Yönetim Kurulu
Başkanı Reha Arar, KKTC’nin hala ulaşılmaz bir ülke olduğuna işaret ederek, “Dünyadan
kopuk yaşıyoruz. Dünyanın içinde olmamız lazım. Ülkeyi turiste hazırlamamız lazım” dedi.
HALKIN SESİ’ne açıklama yağan Arar, ülkeye kaynak aktararak yatırım yapan yatırımcının
mutsuz olduğunu belirterek, “Zaten yatırım yapana kadar yatırımcının anası ağlıyor” ifadesini
kullanarak, yatırımcının karşılaştığı bürokratik ve diğer sorunlara vurgu yaptı.
İşadamı Serdar Bilgili’nin Bafra bölgesindeki yatırımında çekildiğini ve bunun basına
yansıdığını belirten Arar,Serdar Bilgili’nin yatırımdan çekilmesinin, acı bir olay ve kendileri
için kötü bir durum olduğunu kaydetti. Arar, “Hükümet adına birisinin yatırımcıya sahip
çıkması lazım” dedi.
“TYD’NİN TEMSİLCİLİK AÇMASI GEREKLİ GÖRÜLDÜ”
Türkiye’deki Turizm Yatırımcıları Derneği’nin KKTC’de temsilcilik açmasının, gerekli
görüldüğünü ifade ederek, derneğin 25 yıl önce, Besim Tibuk’un arzu ve desteğiyle Barlas
Küntay tarafından kurulduğunu anlatan Arar, “O zamandan beri bu dernek Türkiye’deki
gerçek yatırımcıların birleştiği, tartıştığı çok önemli bir dernektir. Türkiye’de bütün turizm
yatırımcıları aşağı yukarı bu derneğin üyesidir” diye konuştu.
Kuzey Kıbrıs’a yatırımı yapanların, genellikle Türkiye’den gelen işadamları olduğunu ve bu
işadamlarının derneğinde mensubu olduğunu kaydeden Arar, “Kuzey Kıbrıs’ta yatırım arayışı
içinde olan ve buradaki otellerin yüzde 80 sahibi Türk işadamları. O zaman TYD’nin burada
temsilcilik açmasının gerçek ve lüzumlu olduğu görüldü. Yönetim Kurulu benim bu göreve
getirilmemi öngörmüş. Ben de böyle onurlu bir görevi Kuzey Kıbrıs’a belki taş üzerine bir taş
koyarım diye kabul ettim” dedi.
“BU ÜLKENİN SEVDALISIYIZ”
Net Holding olarak Kuzey Kıbrıs’ın sevdalısı olduklarını, ülke için bugüne kadar gece gündüz
demeden, bir nevi taşı kazıyarak bu noktalara geldiklerini ifade eden Arar, şöyle devam etti:
“Bu tesisler kolay yapılmadı. Bu ülkenin turizm iklimi düşündüğünüz kadar sıcak iklim değil.
Hükümetin ülkedeki turizm iklimini ısıtması lazım. Bu mecazi anlamda söylenmiş bir cümle
ama altında yatan gerçek, bu ülkede turizm fabrikalarının bacalarının tütmesi lazım. Türkiye
2013 yılında 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir bekliyor. Şimdi sorarım 2023 için Kuzey
Kıbrıs’ın turizm hedefleri nedir? Burada bir sıkıntı var. Biz turizm alanında yeterince
gelişemiyoruz, gelişmiyoruz. Bunun da sebeplerinin araştırılması ve yaraların üzerine
pansuman yapılıp, tedavi edilmesi lazım. Teşviklerde, bürokraside, izinlerde mi hata var? Bir
yerlerde hata var, bunun telafisi lazım. Eğer hastalığı bırakırsak, salgın olur.”
“YATIRIMCININ ANASI AĞLIYOR”
Ülkeye yatırım yapan turizmcinin mutsuz olduğuna işaret eden Reha Arar, şunları kaydetti:
“Bugün mülkünü, malını, parasını bu ülkeye yatırmış turizmci acaba mutlu mu? Gerek odalar,
gerek ticari kuruluşlar, gerek kişilerle yaptığım tüm konuşmalarda bir mutsuzluk görüyorum.
Yatırımcı mutsuz. Zaten yatırımcının anası ağlıyor, yatırımı yapana kadar. Her zaman
söylüyorum; 69 yaşındayım, hayatımın en zor günleri Lefkoşa Merit Otel’in yapılışı
sırasındaydı. Çıkıp bir bürokrat diyor ki, ‘Lefkoşa’nın güneşini kesiyorsunuz’, soruyorum
size, Lefkoşa’nın güneşi nasıl kesilir? Burada çok ciddi bir sıkıntı var, ülkenin reel sektörüne
enjekte edecek ilacı çok fazla sektörden alamıyoruz. Bugün turizm 32’ye yakın değişik
sektöre kan veren ana sektördür. Biz bu ülkeye ne kadar çok turist getirirsek, bu ülkedeki reel
sektör ve sosyal refah artar.”
Reha Arar, “Hükümetin ülkedeki turizm iklimini ısıtması için neler yapması gerektiği” sorusu
üzerine de şunları söyledi:
“Teşvikleri artırması, tahsisleri hızlandırması, bürokratik engelleri kaldırması, özel, sırf
turizmci ve yatırımcı ile uğraşacak bir gerçek merkez kurması ve burada danışmanlar
görevlendirmesi, bankaların yatırımcıya kredi vermesinin sağlanması, ilgili ülkelerle
konuşarak tapuların kredi karşılığı ipotek alınabilmesi, bir çırpıda aklıma gelen bunlar.”

TURİZM TEŞVİK KREDİLERİ
TYD’nin, Bafra Turizm Bölgesi için verilen turizm teşvik kredilerinin diğer bölgelere de
yayılması yönündeki talebiyle ilgili bir gelişme olup olmadığı sorusuna Arar, Türkiye
Kalkınma Bankası Genel Müdürü ile bir görüşmesi olduğunu, bu konuda çok büyük bir
anlayış gördüğünü ifade ederek, “Kuzey Kıbrıs’a bakış açısı çok farklı çok müspet, kendileri
ile görüştük, bu konuyu inceliyorlar, gerek bunun yayılması gerekse teminatların
kolaylaştırılması konusunda eminim ki Türkiye Kıbrıs’a bir destek verecek. Bu konuda Sayın
Büyükelçimiz Halil İbrahim Akça’nın da yoğun çalışmaları var” dedi.
Arar, “Türkiye Kalkınma Bankası Genel Müdürü bu olayın doğru olduğunu, bu konuda bir
çalışma yapacağını söyledi. İnşallah bu çalışması müspet neticelenir ve bu konudaki
kararname doğru anlamda çıkar” dedi.
Reha Arar, turizm teşviklerinin Bafra dışına yayılmasına KKTC hükümetinin nasıl baktığı
konusunda ise şunları söyledi:
“Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Bir turist ne kadar ne derseniz deyin bu otele gelmez.
Onun gönlü küçük butik oteldedir. Bir turist vardır ki hiçbir zaman küçük butik otele gitmez.
Şimdi herkesin bir alıcısı vardır, bir satıcısı vardır. Bunu devlet veya hükümet tayin edemez,
bu ekonominin kanunları içersinde yürür. Yatırımcı nereye yatırım yapacağını hesap eder. Hiç
kimse parasını sokağa atmaz. Yatırımcı zaten kâr kokusunu bir yerden alır, bir topraktan alır
ve o toprağa gider. Eğer bugün Bafra’da kâr kokusu yoksa siz yatırımcıya zorla Bafra’da otel
yaptıramazsınız. Nitekim işte başlayan iki tane otel yarım vaziyette. Niye? belki de şuanda
zamanı doğru bulmadılar.”
“SERDAR BİLGİLİ’NİN ÇEKİLMESİ BİZİM İÇİN KÖTÜ BİR OLAY”
İşadamı Serdar Bilgili’nin yatırımcısı olduğu, dünya markası bir otelin Bafra’dan çekildiğine
işaret eden Reha Arar, “Bizim için çok acı oldu aslında. Serdar Bilgi çekildi. Bunu basında
bütün işadamları okudu, her kes birbirine, “Kıbrıs’ta ne var da Serdar Bilgili çekildi’ dedi. Bu,
bizim için kötü bir olaydır. Böyle çıkan bir haber bizim için kötüdür. Hükümet adına birisinin
yatırımcıya sahip çıkması lazım. Bu kimdir? Turizm Bakanlığı’mıdır? Yatırımcı şehirciliğe
dosyasını veriyor, altı ay, bir yıl bekliyor. Çünkü sistem böyle çalışıyor. Bu sistemi tamamıyla
değiştirmek lazım” dedi.
Turizmde yan dalların da desteklenmesi, restoranların ve alışıveriş ortamının geliştirilmesi
gerektiğini vurgulayan Reha Arar, ülkede çok ciddi çevre felaketi yaşadığını, bir turizm
ülkesinin bu gibi sorunlarını çözmüş olması gerektiğini söyledi.
“ALTERNATİF ELEKTRİĞE KAPI AÇMAK LAZIM”
Ülkedeki elektrik fiyatlarının yüksekliğine de işaret ederek, alternatif elektriğe kapı açmak
gerektiğini belirten Reha Arar, şöyle devam etti:
“Şuandaki elektrikte iki tane yüksek girdi görüyorum; bir tanesi personel ücretleri, biri de
yakıt ücretleri. Bu ikisinin de gözden geçirilmesi gerekir. Bugün Elektrik Kurumu’ndaki 500
kişinin kıdem tazminatı kişi başı 1 milyon TL’yi geçmiş, yani 500 milyon TL, bu çok ciddi
bir rakam. Bunun için de kimse bu yaraya neşter vuramıyor. Bakın, Kıbrıs Türk Hava Yolları
örneği önümüzde. Elektrik İdaresi misali önümüzde, bir yere kadar insan dayanabilir, bir
yerden sonra dayanamaz. Bu ülkede sağduyunun gerçek anlamda hissedilmesi lazım.”
Kuzey Kıbrıs’ın enterkonnekte sisteme girmesinin çok büyük yararı olduğuna değinen Arar,
“Bu bir al gülüm ver gülümdür, bu sisteme girilmesi halinde çok büyük faydası var. Alternatif
elektriklere kapı açılırsa elektrik fiyatları kendiliğinden ucuzlar. Elektrik bu vaziyette, suyun
dağıtımı ülkede bir problem oldu. Türkiye çok büyük bir emekle o suyu buraya getiriyor, su
geldi neredeyse hala borular caddelerde duruyor. Bu borular ne zaman döşenecek, bu
borulardan ne zaman su geçecek. Ben şundan korkuyorum; su gelecek buraya biz
dağıtamayacağız. Şuanda biz her şeyi bıraktık, suyun yönetimini tartışıyoruz. Her gün
kedimize bir gündem yaratıyoruz, o gündemin altında eziliyoruz. O gündem beş altı gün
sürüyor. Gündem mahkemeye gidiyor ertesi gün yeni bir gündem çıkıyor.”
Reha Arar, Net Holding’in 2015’hedefleri arasında, Mare Monte Otel’in başlaması, Cyprus
Garden Otel’in geliştirilmesi olduğunu belirterek, Girne’de bir iki tane küçük ölçekli projelei
olduğunu da söyledi.
“ULAŞILMAZ BİR ÜLKE”
Ülkeye ulaşım sorununun devam ettiğine işaret eden Arar, “Kuzey Kıbrıs’ın hala ulaşılmaz
bir ülke olduğunu” kaydetti.
Arar, ulaşım sorununun aşılmasında Türk Hava Yolları’na (THY) önemli görevler düştüğünü
vurgulayarak, “Bu güzel ülkeyi biz dünya ile entegre edemiyoruz. Dünyadan kopuk
yaşıyoruz. Dünyanın içinde olmamız lazım. Ülkeyi turiste hazırlamamız lazım” dedi.
*
Son Güncelleme: 03.01.2015 17:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.