Yarın Dünya Kanser Günü...

Dünyada her yıl 14 milyon insanın yakalandığı ve 8 milyondan fazlasının hayatını kaybettiği kanser hastalığını tedavi etmekten daha önemlisinin önlemek olduğu ve bu amaçla devletlerin alacağı önlemler yanında bireyin kendisinin de alacağı önlemler bulunduğu vurgulandı.

Yarın Dünya Kanser Günü...

Dünyada her yıl 14 milyon insanın yakalandığı ve 8 milyondan fazlasının hayatını kaybettiği kanser hastalığını tedavi etmekten daha önemlisinin önlemek olduğu ve bu amaçla devletlerin alacağı önlemler yanında bireyin kendisinin de alacağı önlemler bulunduğu vurgulandı.

03 Şubat 2018 Cumartesi 11:25
Yarın Dünya Kanser Günü...

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji Merkezi’nden Dr. Özlem Gürkut, 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle, kanserden korunmanın yollarını hatırlattı.

 Kanserin nedenleri arasında genetik sebeplerin yüzde10-20’yi geçmediğini, esas olarak çevresel sebeplere bağlı kanser geliştiğini belirten Gürkut, “Hesaplamalara göre kanserlerin yüzde 30-40’ı alınacak tedbirlerle önlenebilmektedir” dedi.

 TAK’a açıklama yapan Gürkut, sigara ve alkol kullanmamanın, sağlıklı beslenmenin, egzersiz yapmanın ve stresi yönetmenin, kanseri önlemede etkili olduğunu söyledi.

 Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada her yıl 14 milyondan fazla insanın kansere yakalandığını ve 8 milyondan fazlasının bu yüzden hayatını kaybettiğini belirten Gürkut, insan ömrü uzadıkça yaşlı nüfusun çoğaldığını ve kanser görülme sıklığının da arttığını kaydetti.

 Kanserin nedenleri arasında genetik sebeplerin yüzde10-20’yi geçmediğini, esas olarak çevresel sebeplere bağlı kanser geliştiğini belirten Gürkut, “Hesaplamalara göre kanserlerin yüzde 30-40’ı alınacak tedbirlerle önlenebilmektedir” dedi.

 Kanseri tedavi etmekten daha önemlisinin önlemek olduğunu vurgulayan ve

bu amaçla devletlerin alacağı önlemler olduğu gibi, bireyin kendisinin de alacağı önlemler bulunduğunu ifade eden Dr. Özlem Gürkut, alınması gereken önlemleri şu başlıklarla sıraladı:

“Sigara ve alkol kullanmamak, radyasyondan ve radyo manyetik alanlardan uzak durmak, egzersiz yapmak, ideal kiloyu korumak, enfeksiyonlardan korunmak, stresi yönetmek, kanserin erken belirti ve bulgularını bilmek, kanser tarama programlarına girmek.”

 Dr. Özlem Gürkut, hiçbir yakınma olmasa bile, belli yaşlarda yapılan tarama testleriyle kanserin erken evrede saptanabildiğine işaret ederek, özellikle ailesinde kanser olanlar, sigara içenler ve risk grubundakilerin mutlaka uygun kanser tarama programlarından geçmesini önerdi.

 Gürkut, “Günümüzde risk grubunda olmasa bile 40 yaşından itibaren her kadının yıllık olarak mamografi ile ve muayene ile meme kanseri, PAP smear testi ile rahim ağzı kanseri, hem kadın hem erkeklerin gaitada gizli kan testi ve 50 yaşından sonra kolonoskopi ile kolon (kalın bağırsak) kanseri taramasından geçmesi önerilmektedir. Ailevi risk taşıyanlar için bireyselleştirilmiş tarama programları uygundur” dedi.

 Sigaranın kanser yapıcı sebepler arasında en çok kanıtlanmış olanların başında geldiğini vurgulayan Dr. Gürkut, akciğer kanserlerinin yüzde 87’sinin sigarayla ilişkili olduğunun bilindiğini, kansere bağlı ölümlerin yüzde 30’undan da sigaranın sorumlu olduğunu ifade etti.

 Alkolün ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak, pankreas ve meme kanserinin bilinen sebeplerinden olduğunu belirten Gürkut, işlenmiş gıdaların riskine işaret etti ve “Kısaca aklımızda tutmamız gereken rafta uzun durabilen/tazeliğini koruyan gıdaların tüketilmesi ile bizim ömrümüzü kısaltacağı yani zararlı olacağıdır. Salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünlerinden de kaçınmak faydalıdır. Kırmızı et tüketmenin kalın bağırsak kanseri riskini artırdığı gösterilmiştir. Kırmızı et yerine beyaz et tüketmeli ve kırmızı et miktarını haftada yarım kilo ile sınırlamalıyız” diye konuştu.

 Haşlama ve fırında pişirmenin daha sağlıklı yöntemler olduğunu kaydeden Gürkut, günde 2 buçuk litre su tüketilmesini, tuz miktarının günlük 2 gramı geçmemesini, şeker ve yağın kısıtlanmasını önerdi.

 Her gün düzenli olarak en az 30 dakika egzersiz yapanlarda, meme, kalın bağırsak, rahim ve prostat kanserinin daha az görüldüğünü bildiren Gürkut, obezitenin de başta meme kanseri olmak üzere kalın bağırsak, rahim, yemek borusu, böbrek, pankreas, safra kesesi, prostat ve yumurtalık kanseri ile çok yakın ilişkili olduğunu ifade etti ve “Kilo vermek ile kanser riski belirgin olarak azalmaktadır” dedi.

 Kanserden korunmak için enfeksiyonlardan korunmanın önemine işaret eden Dr. Özlem Gürkut, stresin de kanseri tetikleyebilen bir etken olduğunu belirtti.

 “Kanser ne kadar erken teşhis edilirse o kadar başarıyla tedavi edilebilmektedir” diyen Gürkut, şöyle konuştu:

 “Açıklanmayan kilo kaybı, ateş, halsizlik, ağrı, deri değişiklikleri, bağırsak ve idrar alışkanlıklarındaki değişiklikler, beklenmedik ve anormal kanamalar ile akıntılar, iyileşmeyen yaralar, vücutta ele gelen kitleler, şişlikler, yutma güçlükleri, hazımsızlık, uzun süreli öksürük ve ses kısıklığı kanserin belirtileri olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde en kısa zamanda doktora başvurulmalıdır.”

 

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)

Son Güncelleme: 03.02.2018 11:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.