''TEDİRGİNİZ''

Kıbrıs Gönüllü Teşekküller Platformu Basın Açıklaması yaptı;

''TEDİRGİNİZ''

Kıbrıs Gönüllü Teşekküller Platformu Basın Açıklaması yaptı;

23 Ocak 2014 Perşembe 18:56
''TEDİRGİNİZ''
Kıbrıs Gönüllü Teşekküller Platformu, KKTC Parlamentosu’nun hukuk kapsamında ihtiyaç duyduğu gerekli yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi çabalarına destek vermektedir.Sözkonusu yasal düzenlemeler kapsamına giren Ceza Yasası Fasıl 154 de Meclisimizce düzenlenme kapsamına alınan yasalarımızdan biridir. Lakin ilgili yasa kapsamında Doğa Kurallarına Aykırı suçlar hükümlerini oluşturan 171-173 maddelerinde “eşcinselliği” toplumda suç unsuru saymakta idi. Ne üzücüdür ki getirilen yeni düzenleme ile ilgili maddeler değiştirilmiş ve oy birliği ile anılan maddelerde yer alan ifadeler kaldırılarak öngörülen “suç unsuru” hükümleri yasadan kaldırılmıştır. İşte Platformumuzun üyesi konumunda olan pek çok dernek,cemiyet,vakıf,sendika başkanları ve temsilcileri ile gerçekleştirilen bu değişikliğe karşı çıkmışlar ancak hiçbir kişiye de kin ve nefret duymamışlardır.

Bugün Birleşmiş Milletler’e toplam 192 Devlet üye konumundadır. Sözkonusu devletlerden homoseksüelliği suç saymayan ve hatta onlara yasal evlilik ve evlat edinmelerini sağlayan ülke sayısının oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Hal böyleyken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında bugün AB’ne üye olan 28 Devlet içerisinden sadece Belçika,Danimarka,İspanya,Hollanda,Portekiz,İngiltere ve Fransa’da yer alması manidardır.
Geriye kalan ülkeler kapsamında Kanada, GüneyAfrika, İzlanda, Arjantin, YeniZelanda, Uruguay ve Brezilya’da eşcinsellik ve diğer adımlarının suç unsuru kabul edilmediği ilgili kaynaklarda gösterilirken, yine bunu serbest bırakma kararı alan Amerika Birleşik Devletlerinde dahi birçok eyaletinde halen suç unsuru olarak yer aldığı görülmektedir.

Tüm bu veriler kapsamında konuya kişisel özgürlükler ve sağlık açısından bakılmasında fayda vardır;
Eşcinselliği normal varsayarak onlara temel hak ve özgürlükler verilmelidir diyen kişiler onlar için “zevk aldıkları şeylerden ayrılmamaları gerektiğini, kişisel tercihlerinin bu yönde olduğunu” belirtiler. Kısaca bir erkek veya kadın homoseksüel ilişkiden zevk aldığına göre bu durumdan devam etmeli ve toplumun geneli de o kişiyi yadırgamamalı hatta desteklemelidir. Lakin unutulmaması gereken bir durum da şudur ki tecavüz eden kişi de özel zevki için bu eylemi gerçekleştirmektedir. Bu noktada bireysel tercihleri çocuklar veya hayvanlar olanlar için de porno filimleri serbest bırakılsın diye iddia edebilirler.

Yapılan araştırmalarda eşcinselliğin, genetik veya sonradan pskiloljik ve biyolojik etkenlerle ortaya çıkan durum olarak görülmektedir. Örneğin normal bir çocuğun küçük yaşta tecavüze uğraması, ilerleyen yaşlarda bu çocuğun homoseksüelliğe yönelmesi sonucunu doğurduğu tespit edilmiştir. Özellikle de bazı araştırmalar, eşcinselliğin sabit bir durum olmadığı ve gerekli yolların izlenerek eşcinsellerin heteroseksüel hale gelebileceği belirtilmektedir. Bu noktada ifade etmek gerekirse, 2012 tarihli UNIMELB Eşcinsel Psikolojisi araştırmalarına göre, kendini gay olarak tanımlayan bireylerin %67’si ayni zamanda güzel ve seksi kadınlardan da etkilendiğini ortaya koymuştur.
Sözkonusu yasal düzenleme kapsamında eşcinselliğin suç olmaktan çıkarılması karşısında duyulan esas tedirginlik, ilgili insanlara duyulan rahatsızlık veya düşmanlıktan dolayı değil, bilakis toplumun genel sağlık ve mevcut neslinin psikolojik yapısını düşünerek karşı çıkılmaktadır. Yoksa genetik olarak buna sahip olan bireylerin toplumumuz içinde yadırganması ve bu yönde ciddi sıkıntılar olması hiçbir zaman söz konusu olmamıştır. Zira Kıbrıs Türkü saygılı ve hoşgörülü bir toplumdur.

Hatırlatmak gerekirse, kız ve erkek çocuklarda belirli yaş gruplarından itibaren kendi cinsel kimliğinin bilincine vardığı dikkate alındığında, sokak ortasında iki eşcinselin rahat tavırlarını görebileceği bir toplum tahayyül ettiğimiz zaman o çocuklarımızın nasıl bir psikolojik etki içerisine girebileceğini hiç düşündünüz mü?
Buna benzer pek çok hadisenin cereyan edeceğinden kimse tereddüt etmemelidir. İşte bizim sıkıntımız tüm bu olumsuzluklar değerlendirildiğinde, ülkemizde düzenlenmesi gereken pek çok yasal düzenleme olmasına karşın neden eşcinselliğin serbest bırakılması yönünde acele karar alma yönüne gidildiğidir.
Platform olarak sözkonusu yasanın sadece anılan hükümlerine onay verenleri veya buna çekimser kalıp susanları bir kez daha gelecek nesillerimizi ve toplumumuzu düşünerek vicdanen düşünmeye davet ediyoruz. Bu bağlamda, evvelki basın beyanatlarımızı bilinçli veya bilinçsiz olarak yayımlamayan ve bizi kendi inançlarının tahakkümü altına almaya çalışan,hür düşüncelerimizi paylaşmamızı engelleme gayretine giren bir takım Basın mensubu ve kuruluşuna da göstermiş oldukları bu taraflı tutumlarını da kendilerinin vicdanlarına bırakıyoruz. Takdiri halkımız verecektir.

Nitekim, duymuş olduğumuz tedirginliğin oluşabilecek neticeler bağlamında tahayyül ettiğimizde, toplum sağlığımız,aileyapımız,çocuk psikolojimiz, temel aile ve kültür değerlerimizin ne derece tehdit altına sokulabileceği aşikardır.

Kıbrıs Türkünün yüzyıllardan beri süregelen yaşayış tarzı , hoşgörü inancı, ve hatta yüksek değerleri dikkate alındığında, yapılması gereken halkımızın gerçek bir hukuk devlet yapısına büründürülmesidir. Gıdadan faizciliğe, eğitimden sağlığa ve trafike kadar her alanda yapılması gereken temel reformlar maalesef bugün halen yerine getirilmemiştir. Üzücü olan bu kadar bekleyen yasal düzenlemelerimiz varken ilgili maddenin neden öncelikli olarak düzenlendiğidir. Unutulmamalıdır ki toplumun genel yararı ile bireyin haklarının çatıştığı bu konuda teraziye konulduğu zaman toplumun yararının üstün olduğunu belirten karar Avrupa’nın merkezinde Dudgeon v. Birleşik Krallık davasında da eşcinsellik konusunda kabul edilmiştir. İngiltere’de 2013 yılında kabul edilen bu yasal düzenlemeye karşın, mahkeme halen toplumun dinamiklerinin dikkate alınarak konunun tartışılmaya devam edeceğini belirtilmiştir. Keza Hırvatistan’ın da ayni yasayı iptal ettiği gerçeği dikkate alındığında konunun ehemmiyetine örnek teşkil edecek ülkeleri çoğaltmak mümkündür.

Sonuç olarak, Ülkemizde anayasamızda yer alan temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasını öngören madde 11 ile atfedilen sınırlamalar içerisinde öngörülen genel ahlak , genel sağlık gibi nedenlerle ancak temel hak ve özgürlüklerin sınırlanabileceği belirtilirken, ilgili yasal düzenleme ile eşcinselliğin suç unsuru olmaktan çıkarılması tüm yukarıda izah edilen değerler kapsamında ele alınmalı ve bireysel yarar ile toplumsal yararın söz konusu olduğu bu ortamda hangisinin terazinin üstünde olup olmadığı sorgulanmalıdır.

Saygılarımızla,
Okyay Sadıkoğlu
Kıbrıs Gönüllü Teşekküller Platformu(a)



 
Son Güncelleme: 23.01.2014 19:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
adam haklı beyler 5 yıl önce

bence çok doğru tespitler ama meclise bu durumu anlatamıyoruz