Özersay: "Yeni Bir Vizyonla Mümkün!"

Geçmişte Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilciliği yaparak Kıbrıs müzakerelerinde müzakereci rolünü üstlenmiş olan, Doğu Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Kudret Özersay Kıbrıslı Türklerin umutlanmaları için hala bir neden olduğunu, bunun da başkalarıyla değil bizzat kendi iradeleriyle alakalı olduğunu vurguladı.

Özersay: "Yeni Bir Vizyonla Mümkün!"

Geçmişte Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilciliği yaparak Kıbrıs müzakerelerinde müzakereci rolünü üstlenmiş olan, Doğu Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Kudret Özersay Kıbrıslı Türklerin umutlanmaları için hala bir neden olduğunu, bunun da başkalarıyla değil bizzat kendi iradeleriyle alakalı olduğunu vurguladı.

24 Ocak 2014 Cuma 09:39
357 Okunma
Özersay:
Geçmişte Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilciliği yaparak Kıbrıs müzakerelerinde müzakereci rolünü üstlenmiş olan, Doğu Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Kudret Özersay Kıbrıslı Türklerin umutlanmaları için hala bir neden olduğunu, bunun da başkalarıyla değil bizzat kendi iradeleriyle alakalı olduğunu vurguladı.

Özersay: “Yeni Bir Vizyonla Bölgesel Aktör Olabiliriz”

Halkın Sesi Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Kudret Özersay “Dünyada ve bölgemizde, Kıbrıs sorunu dışındaki diğer gelişmeleri doğru okuyabilir, ortaya bir vizyon koyabilirsek Kıbrıslı Türkler olarak iradesi dikkate alınan, bölgesel bir aktör haline dönüşebiliriz” dedi. Özersay şu noktalara dikkat çekti: “Kıbrıslı Türkler olarak bugün her ne kadar da çözüme dair umutsuzluk ile çözümsüzlüğün yarattığı sıkıntıların verdiği umutsuzluk arasında bir tür “sıkışmışlık” yaşıyorsak da, bu bizim kaderimiz değildir. İçinde bulunduğumuz bu açmazdan çıkabilmek için hem kapsamlı çözümü teşvik edecek, hem de çözüm olmaması durumunda dahi uygulayabileceğimiz ve bize nefes aldıracak bir vizyon üzerinde çalışmalıyız. Bir başka ifadeyle gelecek 10, 20, 50 yıllık döneme ilişkin olarak bir vizyon ortaya koymak zorundayız. Üstelik bu, sadece belirli siyasi çevrelerin değil, toplumun tamamının sahip çıkacabileceği “toplumsal bir vizyon”a dönüştürülebilir.”

“Irak’taki Gelir Paylaşımını Yakından Takip Etmeliyiz”

İleriye dönük uzun vadeli toplumsal vizyonumuzda adanın enerji kaynaklarının paylaşımının önemli bir yer tutması gerektiğini ifade eden Özersay “işte tam da bu bağlamda Irak’ta merkezi hükümet ile Kürt yönetimi arasında enerji gelirlerinin ne şekilde paylaşılacağına, tüm hukuki tartışmalara rağmen enerji şirketleri ile bölgesel kürt yönetiminin yaptığı lisans sözleşmelerine dikkatle bakmalı ve fikir geliştirmeliyiz” dedi. Özersay anayasal sorunlar ve tartışmalar devam ediyor olmasına rağmen bölgedeki enerji kaynaklarının çıkarılması ve dünya piyasalarına ulaştırılması için çeşitli pratik çözümler üretildiğini, Irak’ta olduğu gibi Kıbrıs’ta da, ister çözüm olsun ister olmasın, bölgedeki enerji kaynaklarının dünya piyasalarına aktarılması konusunun ve tabi ki bu kaynakların sağlayacağı gelirin paylaşımının gündeme geleceğini, bu çerçevede Kıbrıslı Türklerin de yeni bir vizyon ortaya koyarak bu konularda hazırlıklı olmasının şart olduğunu söyledi. Özersay sözlelerine şu şekilde devam etti: “Kuşkusuz uzun vadeli olarak tasarlanması gereken bu yeni toplumsal vizyon, nefes alabilmemizi, uluslararası hukukun olabildiğince çok parçası olmamızı sağlayacak şekilde iç hukukumuzun uluslararası hukukla uyumlu hale getirilmesini de içermelidir. Bu durum kapsamlı çözüm ile olabileceği gibi, çözümsüzlük halinde de hayata geçirilebilir bir şeydir. Sözünü ettiğim vizyon, farklı senaryolara göre çalışabilecek, gerekirse adapte edilebilecek bir esnekliği de içerisinde barındırmalıdır. Bir yandan kapsamlı çözümü, diğer yandansa çözüm olsun veya olmasın doğu Akdeniz bölgesinde ticaret, enerji, ulaştırma ve turizm gibi alanlarda somut işbirliği yapılmasını zorlayan, bu konuda oturup da “Türkiye yahut diğer devletlerin birşeyler getirmesini’ beklemeyen, kendisi somut fikir üreten olmalıyız. İşte bu türden proaktif bir yaklaşım, bizleri toplum olarak herkesin dikkate almak durumunda olduğu, güvenilir ve yaratıcı bir ‘bölgesel aktör’e dönüştürecektir.”

Rum Tarafını Masaya Oturtacak Şey 2015’te
Bugün Rum tarafını müzakere masasına samimiyetle oturtacak unsurların mevcut olmadığını ve müzakereler başlarsa, bu yıl içerisinde sonuç alınacağı konusunda bu şartlarda çok umutlu olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Özersay, ister kapsamlı bir çözüm bulunması için isterse çözümsüzlük halinde tarafların enerji de dahil bazı konularda sonuç alıcı şekilde müzakere etmeleri için uygun şartların 2015 yılında ortaya çıkacağının belirtileri olduğuna dikkat çekti. Özersay, bugün bir yandan Adriyatik denizinde Hırvatistan ile İtalya arasındaki paylaşımın detaylarına bakıldığında, diğer yandansa bu konularda uzman olan isimlerin yayınlarını okuduğunuzda İsrail, Lübnan ve Suriye’de yapılan çalışmaların Karpaz açıklarında da ya doğal gaz ya da petrol ihtiva etme olasılığının çok yüksek olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı. “Bizim kontrolümüzdeki bölgelerde de gaz yahut petrol bulunması veya güneydeki enerji kaynaklarının dünya piyasalarına daha hızlı aktarılma ihtiyacı Kıbrıslı Türklerin rızasının alınması ihtiyacını da devreye sokacaktır” diyen Özersay sözlerine “aslında 2015 geldiğinde dünya enerji piyasalarındaki durum, Rum tarafını İsrail ile birlikte Kıbrıslı Türklerin de rızasını alarak, paylaşım oranlarını konuşup anlaşarak, güneydeki kaynakları dünya piyasalarına en kısa yoldan ve en ucuz şekilde aktarmaya zorlayacaktır. Bu nedenle Rum tarafının samimiyetle müzakere etmesinin sağlanabilmesi için artık Kıbrıslı Türkler olarak 2015 için yaratıcı çözüm önerileri içeren yeni bir vizyon ortaya koymalı ve yabancı enerji şirketleri ile temas etmeye başlamalıyız” dedi.

Downer, Rütbeleri Sökülmüş Komutana Çevrildi
Rum tarafının Downer’e dönük olarak “rızasını” geri çekmeksizin sürekli “güvensizlik” açıklaması yapmasının, bu arabulucuyu Güvenlik Konseyi’ne bilgi verirken Rum tarafını suçlamaktan alıkoymak için yapılmış bir taktik manevra olarak gördüğünü söyleyen Özersay, “bana göre Rum tarafı, zaten BM’nin giderek azalmakta olan etkisini, Downer’in tarafsızlığını kendi çıkarı için etkileyip itibarsızlaştırmak için bu baskıları uyguladı ve başarılı oldu, sayın Downer artık ‘rütbeleri sökülmüş bir komutan’ durumuna dönüştürüldü” şeklinde konuştu.

Sonuç Alıcı Süreç Açısından Ortak Açıklamanın İçi Boş
Aylardır devam eden ortak açıklama metninin Kıbrıs sorununun çözümüne çok fazla bir katkısı olacağına inanmadığını, bu tür metinlerde cümlelerin yarısının taraflardan birinin yararına, diğer yarısının ise diğerinin yararına olacak şekilde tasarlandığını vurgulayan Özersay “keşke bu ortak açıklamada sonuç alıcı bir al-ver yapılmasını sağlayacak tanımlanmış bir müzakere sürecine dair ifadeler yer alsaydı” şeklinde konuştu. Sonuç alıcı önceden tanımlanmış, tarafların her ikisinin de esneklik göstermesini zorlayacak türden bir sürecin yer almayacağı ortak açıklamanın bu bağlamda “içinin boş olacağını” görmek ve geleceğe dönük olarak değerlendirme yaparken ya da umutlardan bahsederken ona göre konuşmak gerektiğine de dikkat çeken Doç. Dr. Özersay Kıbrıs müzakereleri açısından 2015 yılının kritik bir dönüm noktasına işaret ettiğini söyledi. 
Son Güncelleme: 24.01.2014 09:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.