banner116

ÖZELLEŞTİRMENİN KARANLIK YÜZÜ ORTAYA ÇIKMIŞTIR

Her şey daha güzel olacak, hizmetler daha iyi verilecek ve halk bundan kazançlı çıkacak denerek yapılan özelleştirmelerin gerçekte özelleşen yerin sahibi dışında kimseye fayda sağlamadığı ve sağlamayacağı da yavaş yavaş kendini deşifre etmeye başlamıştır. Ercan Havaalanı’nın devletin elinden alınarak başka bir şirkete verilmesiyle özelleştirmenin karanlık yüzü de ortaya çıkmaya başlamıştır.

ÖZELLEŞTİRMENİN KARANLIK YÜZÜ ORTAYA ÇIKMIŞTIR

Her şey daha güzel olacak, hizmetler daha iyi verilecek ve halk bundan kazançlı çıkacak denerek yapılan özelleştirmelerin gerçekte özelleşen yerin sahibi dışında kimseye fayda sağlamadığı ve sağlamayacağı da yavaş yavaş kendini deşifre etmeye başlamıştır. Ercan Havaalanı’nın devletin elinden alınarak başka bir şirkete verilmesiyle özelleştirmenin karanlık yüzü de ortaya çıkmaya başlamıştır.

22 Şubat 2013 Cuma 12:01
330 Okunma
ÖZELLEŞTİRMENİN KARANLIK YÜZÜ ORTAYA ÇIKMIŞTIR


Her şey daha güzel olacak, hizmetler daha iyi verilecek ve halk bundan kazançlı çıkacak denerek yapılan özelleştirmelerin gerçekte özelleşen yerin sahibi dışında kimseye fayda sağlamadığı ve sağlamayacağı da yavaş yavaş kendini deşifre etmeye başlamıştır. Ercan Havaalanı’nın devletin elinden alınarak başka bir şirkete verilmesiyle özelleştirmenin karanlık yüzü de ortaya çıkmaya başlamıştır.

Ercan Havaalanı’nın yönetimini devralan şirket ilk icraat olarak halkın cebine saldırarak bazı hizmetlere fahiş zamlar yapmış, bunun yanında oradan ekmek kazanan taksilere de fahiş kira bedelleri dayatılmıştır.

Yaratılan ekonomik bunalımın sisli bulutları içerisinde toplumumuza dayatılan tedbirler içerisinde “özelleştirme” konusu gündemimizi haklı olarak meşgul etmektedir. Özelleştirmeyi bir kurtuluş ve ekonomik düze çıkma aracı olarak gören iktidar ve iktidar gibi düşünen siyasi yapılar bulunmaktadır.

Küresel kriz kılıfı altında ortaya atılan ve zorla uygulatılan ekonomik tedbirlerin hep çalışanlara ve dar gelirli halka fatura edildiğini görmekteyiz. Ülkenin zenginliklerini elde tutan servet sahiplerine dokunamayan devletler çalışan kesimin emeğine, geleceğine sosyal güvencesine karşı hunharca saldırıya geçmiş bulunmaktadır.

Normal çalışanların, vergi ve para kaçakçılarının ödemediği vergiler yüzünden ve üstelik zenginlerin servetlerinin vergilendirilmemesi nedeniyle devletin bütçe açığı vermesi kabul edilebilir bir durum değildir.

KKTC’deki ekonomik tedbirler sadece çalışan kesime uygulanmakta, servet sahiplerine yönelik hiçbir önlem alınmamakta ve onların kazançlarından, servetlerinden herhangi bir kısıntı yapılmamaktadır. UBP İktidarı adeta onların koruyucusu gibi hareket etmektedir. İktidar “servet zenginleri ve üst makam yöneticileri benim kanatlarım altındadır, ben onların kılına dokunmam, dokundurtmam da; memur, işçi, esnaf ve çalışanların boğazını sıkarım onlar bana yeter” demektedir.

Oysa, demokratik bir vergi rejiminde, gelir ve varlıklar artan oranlı olarak vergilendirilir ve vergi kaçakçılığı cezalandırılırarak, vergi toplanması güvence altına alınır. KKTC’de kayıtlı vergi mükellefleri olması gerekenden çok az olması bir yana olanlar içerisinde zengin hayatı yaşayanların basit bir esnaftan az bir vergi vermesi ise durumun vahametini daha da netleştirmektedir.

Sosyal güvenlikle sağlık harcamalarında ve emeklilik ödeneklerinde kısıtlamaya gidiliyor, kamu emeği özelleştirilip sendikasızlaştırılıyor. Türkiye’nin bize dikte ettiği özelleştirmelerin altında yatan ana amaç da tam budur: “Kamu kurumlarının özel şirketlere satılmasıyla çalışanların kazanılmış sosyal hakları geriletilecek, sendikalaşma ortadan kaldırılarak işçi – emekçi tüm çalışanların örgütlü hak mücadelesi son bularak köleleşmeleri sağlanacaktır”.

Demokrasinin hüküm sürdüğü ülkelerde kemer sıkma politikalarının dayatılması, toplumsal harcamaların kısılması, kamu mallarının satılması, emeğin sendikasızlaştırılması, ücretlerin düşürülmesi, emeklilik ve sağlık hizmetleri koşullarının ağırlaştırılması, halkın başka bir seçeneğe sahip olmadığına ikna edilmesiyle gerçekleştiriliyor. Yani iktidarların halka “eğer siz bu yükün altına girmezseniz, hem şahsınıza hem de zenginlerin yerine bedel ödemezseniz mahvoluruz bilesiniz ha” yalanlarını yutturarak bu işler başlamaktadır.

Portekiz, İrlanda, İtalya, Yunanistan ve İspanya devletlerinin bütçe açıkları, ne tesadüftür ki “vergilendirilmemiş servetlerden” kaynaklanmıştır. Bu ülkeler zengine dokunamadıkça devletlerini ekonomik uçuruma doğru yuvarlamışlar ve şimdi o çukura düşmemek için de dar gelirli vatandaşların üzerine abanmışlardır.

Özelleştirmeler sadece kamu varlıklarına el koymakla kalmıyor, aynı zamanda, kamu sektöründeki belli kazanımlara sahip işgücünü (memurları, işçileri) tasfiye ediyor ve onların yerine daha düşük ücret, daha düşük emeklilik, daha az sağlık ve minumum haklara sahip sendikasızlaştırılmış işgücü alıyor.

Özelleştirmelerin;
Ekonomik krizden devletleri kurtarıcı bir formül olduğu; Halka olumlu yansımalarının olduğu; Halka daha iyi ve ucuz hizmet verilmesini sağladığı; Ülke insanını zenginleştirdiği; Çalışanların daha iyi bir ortamda iş yapmalarını sağladığı; Sosyal hakları geriletmediği; Ücretleri düşürmediği; Çalışanları sendikasız bırakmadığı; İnsanları bankalara esir etmediği; Ekonomik hayatı ucuzlattığı veya en azından pahalılaştırmadığı hususları tamamen yalandır ve bizleri kandırmaya yönelik söylemlerdir.
Eğer bütün bunlar yalan olmasaydı ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin, İsrail ve Almanya gibi ekonomi devi ülkeler de stratejik kurumlarını hemen özelleştirmez miydi? Hayır özelleştirmezlerdi. Çünkü onlar özelleştirmenin ne anlama geldiğini çok iyi bilmektedirler.

Özelleştirmenin çalışanlar yanında hizmetten yararlanacak bireyler açısından menfaat kazanımı sunmadığı, bilakis özel şirketin maddi menfaatine işleyen ve halkı bu noktada rahatça sömüren bir durum yarattığını iyi analiz etmeliyiz.

Ercan Havaalanı’nın özel bir şirketin kullanımına devredilmesi ile devlet varlıklarının özel ellerde nasıl kullanıldığı somut olarak görülmüş ve özelleştirmenin karanlık yüzü deşifre olmuştur.

FİKRİN VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ HAREKETİ
(a). Av. Barış Mamalı - Başkan

Son Güncelleme: 22.02.2013 12:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.