banner97

"Her ülke kendi mevzuatını uygulayacak”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hamza Ersan Saner, Türkiye ile KKTC arasında imzalanan işgücü anlaşmasında her ülkenin kendi mevzuatını uygulayacağının net olduğunu belirtti.

"Her ülke kendi mevzuatını uygulayacak”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hamza Ersan Saner, Türkiye ile KKTC arasında imzalanan işgücü anlaşmasında her ülkenin kendi mevzuatını uygulayacağının net olduğunu belirtti.

07 Haziran 2017 Çarşamba 14:44
211 Okunma
"Her ülke kendi mevzuatını uygulayacak”

Bakan Saner, Türkiye’den ön izinle işçi getirme koşulunu düzenleyen maddeye istinaden hazırlanacak uygulama protokolü ile ön izin koşulundan taviz verilmeyeceğinin netleşeceğini ifade etti.

Saner, “İşgücü Anlaşması’nın 10.maddesinin tanıdığı yetki ile konuyla ilgili  bir uygulama protokolu  hayata geçirilecek. İşçi temini konusunda ön  izin koşulunun  kaldırılmadığı  uygulama protokolu ile netleştirilecek"dedi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hamza Ersan Saner, katıldığı televizyon programında  çalışma yaşamı ve Türkiye ile imzalanan İş Gücü Anlaşması hakkında  açıklamalarda bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hamza Ersan Saner, gerek Komite gerekse Genel Kurul aşamasında  İşgücü Anlaşması'nda üzerinde mutabakat sağlanamayan 2 konu hakkında  da gerekli  düzenlemenin yapılması için öneride bulunduğunu belirterek, ilgili maddeler konusunda Bakanlık tarafından Başsavcılık’tan görüş alındığını ve herhangi bir sıkıntı olmadığını söyledi.

İşgücü Anlaşması’nın Türkiye ile  karşılıklı istişare edilerek hazırlandığını anımsatan  ve üzerinde uzlaşı sağlanamayan iki konu hakkında  Türkiye yetkilileriyle  görüş alışverişinde bulunulduğunu kaydeden Saner, her iki ülkenin kendi mevzuatını uygulayacağının net olduğunu ifade etti.

Gerek Komite aşamasında gerekse Meclis Genel  Kurulunda tartışmalara neden olan anlaşmanın sözleşme kısmına  da değinen Bakan Saner,   uygulamada olan sözleşme ile imzalanan sözleşmedeki maddeleri kıyasladı.

Saner, mevcut sözleşmenin çok daha kötü ve yasaya uymadığını belirterek,  anlaşma ile bunun netleştirildiğini, konunun aslında yeni sözleşme maddesi ile yasaya  uygun hale getirildiğini  ifade etti. 
Bu konuda CTP’ li eski bakanların da olaydan haberdar olmadığını  ifade eden Saner, “mevcut ile yenisi arasinda mukayeseli bilgileri olmadan fikir yürüten ana muhalefete ve başkanına bunu yakıştırmadığını” kaydetti.

Çalışma hayatının düzene konulması için  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak çok büyük sorumlulukları bulunduğunu anlatan Saner, İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğünü  yenilemekle işe başladığını söyledi.

Göreve geldiğinde Bakanlığına bağlı Dairelere ait mevcut yasa ve tüzüklerin 1989 yılından beri güncellenmediğini  gördüğünü belirten Bakan Saner,  o günün şartları ve kurallarına göre yapılan düzenlemelerin  2017 yılı şartlarına yanıt veremediğine işaret etti.

Bu gerçekten hareketle, Bakanlığının bünyesinde bulundurduğu 4 dairenin yasa ve tüzüklerinde 1 yıl icinde değişiklikler yaptıklarını belirten Saner,  çalışmaların tamamlanma aşamasında olduğunu ifade ederek,  tüm yasa ve tüzüklerin güncellendiğini söyledi.

İş sağlığı ve güvenliğini düzenleyen tüzüğün 1989 yılından kalma olduğunu anlatan Saner,  tüzüğün iskeleler ile ilgili maddesini örnek göstererek, yapı malzemesi tanımının eksik olduğuna ve   günün şartlarına göre  yeniden yapılması gerektiğine dikkat çekti.

İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğünün Avrupa’ya uyum sağlanması için yapıldığını kaydeden Saner,  tüzükte eksiklikler olduğunu;  denetime giden iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının  bile zaman zaman bilgi eksikliğinden dolayı dalga konusu olduğunu üzülerek ifade etti. 

Saner, "Ancak sadece tüzüğü değişmiyoruz, değişen tüzüğün uygulanması için,  ortaya çıkacak uygulamanin hayata geçmesi için de Kalkınma Bankası’nın bu sektöre nasıl kredi verebileceğinin  imkanlarını da birlikte yaratmaya çalışıyoruz” dedi.

“İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ BÜTÜNÜN BİR PARÇASI”

"İnşaatlarda yapı ile ilgili genel denetim yapılırsa  inşaatlar durur" diyen   Bakan Saner,  iş sağlığı ve güvenliğinin bütünün bir parçası olduğuna dikkat çekerek, bütünü tam olarak yerine getirmeden salt iş sağlığı  ve güvenliğini konuşmanın mümkün olmadığını vurguladı.

Yapı denetimi ile ilgili herhangi bir yasal zorunluluğun da olmadığını anlatan Saner;  mimarın, inşaat mühendisinin, müteahhidin, şantiye sorumlusunun  ve ilgili kişilerin inşaat alanlarında bulunmadığını,  yapı denetimi olmadan iş sağlığı güvenliği denetiminden bahsetmenin, boşuna konuşmak olduğunu  söyledi.

İnşaatlarda yapılan denetimlerle ilgili de istatistiki bilgi veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ersan Saner,  2015 yılında  inşaatlarda  25  genel,14  takip teftişi olmak üzere   toplam 39; 2016’da genel 38,  takip teftişi 22  olmak üzere toplam 60 denetim yapıldığını söyledi.

Bu teftiş ve denetimler yapılırken kayıtdışı işgücünün kayıt altına alınması için Bakanlık tarafından önce kanun hükmünde kararname daha sonra  ise  yasa olarak geçirilen  düzenlemeden,  6382 kişinin faydalandığını ve kayıt altına alındığını anımsatan Saner;  "Bu uygulama ile hem ülkede kayıt dışı olarak bulunan iş gücünü kayıt altına aldık hem de  2016 yilinda kayıt altına aldığımız  sekiz bin sigorta mükellefi ile Sosyal Sigortalar’ın ayaklarının üzerinde durmasına imkan yarattık"  dedi.

SOSYAL SİGORTALARIN MALİ DURUMU

Sosyal Sigortaların  140 milyon borcunun 20 milyonu yapılandırılarak ödenmekte olduğunu ve bu borcun eylül ayı itibariyle ile tamamlanacağını ifade eden Bakan Saner, geriye kalan 120 milyon borcun Sosyal Sigortalar  tarihinde ilk kez aylık borçlanmadan çıkartılıp  yıllık borçanmaya dönüştürüldüğünü kaydetti.

Sigortaların  mali durumu konusunda da  bilgi veren Saner," Ortalama yılda aylık olarak borçlandığımızda ödediğimiz %17 ile %20.5 olan faiz oranları , %14.e sabitlenmiştir. Bu sayede zarardan kar ederek,  yılda ortalama 23 milyon faiz ödeyeceğimize 16 milyon civarında faiz ödemeyi öngörüyoruz. Emekli maaşlarını öderken  de şu anda ödediğimiz tüm maaşları ,  son 4 aydır bankalardan borçlanmadan kendi kaynaklarımızla ödüyoruz " dedi.

Müracaat tarihi olarak 31 Ağustos 2017 tarihine kadar geçerli olan Sigorta primlerinde gecikme zammı indirimi konusunda da bilgi veren Bakan Saner,  daha bir ay olmasına rağmen  2300’ün üzerinde başvuru  olduğunu,  dün itibari ile  150 kişinin yaklaşık 3.5 milyon ödeme yaparak gecikme zammının bağışlanma  imkanından faydalandığını  sözlerine ekledi.

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)

Son Güncelleme: 07.06.2017 14:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.