"GÖKHAN ALTINER! DAYAK YİYECEKSİN!.."

KKTC Hataylılar Derneği Başkanı Bertan Zaroğlu, Kıbrıs Postası Gazetesi yazarlarından Gökhan Altıner'in bir yazısı dolayısıyla "tehdit ediyorum, yakında hakaret ettiğin insanlar tarafından dayak yiyeceksin' şeklinde ifadelerde bulundu.

"GÖKHAN ALTINER! DAYAK YİYECEKSİN!.."

KKTC Hataylılar Derneği Başkanı Bertan Zaroğlu, Kıbrıs Postası Gazetesi yazarlarından Gökhan Altıner'in bir yazısı dolayısıyla "tehdit ediyorum, yakında hakaret ettiğin insanlar tarafından dayak yiyeceksin' şeklinde ifadelerde bulundu.

22 Ocak 2014 Çarşamba 11:43
4306 Okunma
Zaroğlu yaptığı açıklamada şöyle dedi;
"Saygısız Gökhan Altıner, Hataylılar konusunda sürekli ön yargı içinde hareket etmektesin ! zira bunu ilk defa görmüyor, duymuyorum.. bu hususta bir çok yazın ve söylemin var sürekli bulaşıyorsun...bizde herzaman '' ite dolanacağımıza çalıy...a dolanırız '' diyoruz.. ama artık yetti !! Hataylılar hakkında son yazdığın yazı hem bilgi eksikliği hemde ön yargıdan kaynaklanmaktadır. senden ricam beni programına alman ve Hataylı konusunu tüm insanların önünde programında tartışmamızdır. Hataylılar hakkında ki tüm düşünce yansımalarını masaya yatırmak istiyorum aksi bir tutumun için yazından dolayı özür beklemekteyim..eğer özür dilemez isen, seni TEHDİT EDİYORUM !!! sürekli hakaret ettiğin insanlar tarafından dayak yiyeceksin ! ( Sözümde durmaz isem de bu adada yaşayan en namussuz adam olayım !!!!! ) bu hususta haberi olupta Kuzey Kıbrısta yaşayan,bu alçak tavırlarına susan, sesi çıkmayan, senden hesap sormayan Hataylıların da namusuna sövüyorum..."

GÖKHAN ALTINER NE YAZMIŞTI?
Gökhan Altıner "Acil Servis Küçük Hatay Olmuş" başlığı ile önceki gün şu yazıyı kaleme almıştı;
"Lefkoşa Devlet hastanesinin acil servisine hepimiz yılda birkaç kez o veya bu şekilde uğrarız. Hiçbirimiz oranın kalabalık oluşundan memnuniyet duymayız tabii ama gelin görün ki kalabalıktır çünkü biraz poliklinik servisi görür biraz da gelen acil hastalarına bakar. Geçtiğimiz gün bir yakınım kalp krizi şüphesiyle hastaneye gitti. Ziyaret için gittim. Kapıdaki görevli “Gökhan bey bakınmaya geldiysen git çünkü içerisi polikliniğe döndü” dedi. Bir hastayı ziyarete geldiğimi söyledim ve içeri yürüdüm. Sanki de üç otobüs kaza olmuş herkes acil serviste bekliyor. Ama ne kalabalık, sanki de mahşer günü. Kesinlikle acil vaka değiller ve hepsi de işçi ya da işçi ailesi. Kadınlar, çocuklar, işçiler, inanılmaz bir görüntü. Soru sorup da cevap alabilmem mümkün değil. geri döndüm ve yardım istedim bana seslenen görevlide, alıp beni içeri soktu. Sanırsınız ki ikinci dünya savaşından bir film sahnesi. En nihayet bizim yakını buldum. Durumunu sordum anladım, sol kolda uyuşma ve mide bulantısı teşhisi var. daha önce iki kez kalp rahatsızlığı geçirmiş biri. Bana tam dört saattir tahlil sonucu beklediğini söyledi. Ailesini de dışarı çıkarmışlar. Yalnız başına yatıyor bizim yaşlı amca. Tahlil sonuçlarını ordum “daha çıkmadı” yanıtını aldım ve ayrıldım.
Sonuç ; adamın öleceği yokmuş ki ölmemiş, yani daha vakti varmış. Saatler sonrasında bir kalp doktoru bu yaşlı tanıdığa bakmış ve tahlillerini okumuş.
Birinci derece suçlu kim? Tabii ki Sağlık Bakanı Ahmet Gülle. Neden? Çünkü Sağlık Bakanı da ondan; acil servisin poliklinik olarak kullanılmasına izin vermemeliydi. Bu her gün böyle anladığım kadarıyla.
Peki ikinci suçlu kim? Başhekim Rifat Siber. Neden? Çünkü o da başhekim; ikinci itaa amiri. Bir kere polikliniğe gitmeyen işçi ve aileleri kaçak demektir; çünkü sigortalı olmayan kişiler acil servise gitmek zorunda kalır, yoksa ne işi var insanların acil serviste, ezilsinler, büzülsünler.
Ben oraya giden sigortasız işçi ve onların ailelerini suçlu bulmuyorum. Kimse keyif çatsın diye hastaneye gitmiyor ama benim devletim kayıtlı kendi vatandaşına ya da hak sahibi insanına kayıtsız ve kaçak insanlar yüzünden hizmet veremiyor ve bunu düzeltmiyor.
Unutmadan bir suçlu daha var; o da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Aziz Gürpınar. Neden? Bu ülke de kayıtsız ve kaçak işçi ve ailelerin barındığını biliyoruz. Bakan Gürpınar bu insanların nerede olduğunu ve ne şekilde müdahale edebileceğini çok iyi biliyor. Bu konuda öyle sanıyorum ki son derece yumuşak davranıyor. Bunun sebebi elçilik olabilir mi?
Açıkçası sayın bakanın kaçak yaşamla ilgili herhangi bir mücadele beyanatını hala görmedim. Sağlık bakanlığıyla çalışma bakanlığı bu işin ucunu sıkı tutmazsa kayıtlı olan insanlar ve kendi vatandaşlarımız birçok şeyden mağdur olmaya devam edecek..." 
Son Güncelleme: 22.01.2014 11:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
murat kaan 5 yıl önce

gokhan altıner dogru bir yazı yazmış. arada bir gece gidin de bakın acile hep kaçak dolu. bu zata tavsiyem dilerim kıbrıslıların nefretiyle tanışmaz.. çünkü tanışacak gibi duruyor

Avatar
gibri 5 yıl önce

bizi araplarnan yaşamaya mecbur edenler utansın.

Avatar
bertan zaroğlu 5 yıl önce

''kavga isterseniz biz kıbrıslılar hazırız'' diyen ve kıbrıslı türkiyeli ayrımı yapan psikolojik rahatsız numaram 0533 844 84 90 ara beni.

Avatar
bertan zaroğluu 5 yıl önce

bu yazıda ne var diye savunma yapan ve saldıran ahmaklar gökhan bile özür dileyip yanlışını kabul ederken siz neyi savunursunuz anlamıyorum

Avatar
mert 5 yıl önce

kavga isterseniz biz kıbrıslılar çoktan hazırız.

Avatar
EMİ 5 yıl önce

sayin zaroğlu gökhan altiner yanliş bir yazi mi yazmiş ki hataylilarin kendisini dövmesini istiyorsun. aslinda suça teşvikten tutuklanman gerekli. sen de acaba bizim durumumuzda olsan ve hiç birşeyden yararlanamsan acaba ne düşünürdün. nitekim basinda hataylilarin suriyelileri istemediğini okuyoruz. insan bir da empati kurarak açiklamada bulunur.

Avatar
Sizin varlığınızı si 5 yıl önce

hataylılar sizin yeriniz suriye'de defolun

Avatar
hatice 5 yıl önce

acil servis'deki 'işçi' ve 'işçi aileler' sigortasız olmadıkları için acil servise gitmiyor

büyük bir ihtimal ile çalıştıkları yerden izin alamıyor poliklinik vaktinde , ya da vasıta yok!!

bu durumu da göz ardı etmememiz gerek

randevü sistemi düşünüldüğü gibi çalışırsa bu durum biraz da olsun düzelecek diye düşünürüm.

merak ettiğim başka konu var .... nasıl oldu da gökhan bey 'ziyaret ' edebildi acilde olan birisini ?? genellikle ziyaret yasak ! yoksa gazeteci kimliğininden dolayı ona ayrıcalık tanındı ??

bakan dr ahmet gülle hastahanelerde yeni düzenlemeler olacağını anlattı bu gün... umarım bu düzenlemeler herkes için iyi olur