banner97

"Eğitimin dine alet edilmesini kabul edemeyiz"

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Eğitim Sekreteri Burak Maviş, son günlerde gündemde olan Din İşleri Yasası (Değişiklik) Önerisi’ni eleştirerek, “dinin siyasete, eğitimin dine alet edilmesini kabul etmedik, etmeyeceğiz” dedi.

"Eğitimin dine alet edilmesini kabul edemeyiz"

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Eğitim Sekreteri Burak Maviş, son günlerde gündemde olan Din İşleri Yasası (Değişiklik) Önerisi’ni eleştirerek, “dinin siyasete, eğitimin dine alet edilmesini kabul etmedik, etmeyeceğiz” dedi.

07 Haziran 2017 Çarşamba 16:15
135 Okunma
"Eğitimin dine alet edilmesini kabul edemeyiz"

KTÖS Eğitim Sekreteri Burak Maviş, yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs Türk toplumunun laik yaşam modelini seçtiğinden beri gerici faaliyetlere göz açtırmadığını, çeşitli dönemlerde toplumu dini baskı altına almaya çalışanlara karşı mücadele ettiğini anımsattı.

Dr. Fazıl Küçük’ün bu mücadeleyi verenlerin başında geldiğine işaret eden Maviş, “Ezanın Türkçe okunmasında da, müftünün Türkiye’den değil Kıbrıs’tan biri seçilmesinde de, tarikatların faaliyetlerinin sınırlanmasında da Kıbrıs Türk toplumunun laik bir duruşu vardır” dedi.

Son 15 yıldır ülkede gerici faaliyetlerin artığı gerçeğiyle karşı karşıya olunduğunu savunan Maviş, “Dini cemaatlar, tarikatlar, dernekler muazzam ekonomik faaliyetler yürütmekte, aleni propaganda yapmakta. Sakallı, sarıklı kişiler cafelere, barlara girip vatandaşlarımıza vaaz verecek kadar ileri gitmişlerdir” dedi.

Maviş, açıklamasında şu iddialarda bulundu:

“Camilerde, evlerde dini sohbetler düzenlenmekte, küçük yaşta çocuklar dini istismar pahasına Kur’an kurslarına sürüklenmekte, köylerde okullar kapatılırken, camiiler inşa edilmektedir. Üniversiteler kampüs alanlarına camiler inşa ederek, ilahiyat fakültesi kurarak dinsel dönüşüme alet olmaktadır. İlahiyat Koleji’nin varlığı gelecek kuşakların toplum mühendisliğinin bir projesi haline dönmüştür. Hastane ve okul ihtiyacımız gün be gün ortadayken, Haspolat’daki camiinin yapımına 33 milyon Euro harcayan bir zihniyet ile karşı karşıyayız.  Dinsel gericilik devlet eliyle vatandaşın sağlık ve eğitim hakkından daha önemli bir mesele haline getirilmiştir.”

Son günlerde gündemde olan, Din İşleri Yasası (Değişiklik) Önerisi’nin içeriğinin vahameti gözler önüne serdiğini savunan Maviş, siyasilerin “toplumun talebi var veya dini faaliyetleri denetim altına alacağız” diyerek, kılıf uydurmaya çalıştığı meselenin özünün Kur’an kurslarına, evlerdeki ve camilerdeki dini faaliyetlere sınırsız özgürlük vermek olduğunu ileri sürdü.

Maviş, Anayasanın her türlü eğitim faaliyeti düzenleme görevini Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğu ve iznine verdiğini ifade ederek, yapılan değişiklikle Din İşleri Dairesi’ne de çocuklara zorunlu eğitim-öğretim zamanı dışında dini eğitim verme serbestliği kazandırılmak istendiğini kaydetti.

Maviş şöyle devam etti:

“Çocukların olgunluk çağına gelmeden siyasi ve ekonomik sömürüsünü kabul etmediğimiz gibi, soyut işlemler dönemini tamamlamamış olan bir çocuğun dini eğitime yönlendirilmesini ve devletin bu istismara alet edilmesini de kabul etmiyoruz.”

İlahiyat Koleji ile ilgili mahkeme kararı, Anayasa’daki eşitlik ilkesi ve zorunlu din eğitimi ile ilgili Ombudsman’ın görüşü ortadayken, Din İşleri Dairesi’ni eğitim hizmetlerine ortak etme amacının arkasında siyasi menfaat olduğunu ileri sürdü.

“Bu yasa değişikliği önerisini hazırlayanlar bilerek veya bilmeyerek laik eğitim sistemini dine alet etme gafletine düşmüştür” diyen Maviş, “Eğitim camide veya benzeri yerlerde hayal edenlerin dini siyasete alet etmek dışında bir gailesi yoktur. Eğitimin okulda verilebileceği, çocukların okulda ve öğretmenlerin elinde güvende olacağı bilimsel bir gerçekliktir. Toplumumuzun vicdanı da bunu işaret etmektedir” şeklinde devam etti.

Okullarda din, kültür ve ahlak dersinin mevcut olduğunu ifade eden Maviş, bu dersin seçmeli hale dönüştürülmesi ve her çocuğun kendi dini ve mezhebine göre eğitim alması din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

“Toplumsal talep” konusunun Eğitim Bakanlığı’nın düzenleyeceği bir eğitim şurasında tartışılabileceğini ifade eden Burak Maviş, geçmiş beş eğitim şurasında bunun aksi yönünde karar alındığını hatırlattı.

Maviş şöyle devam etti:

“Türkiye’deki dini örgütlenmelerin devlet içerisine sızıp Türkiye’yi karanlığa sürüklediği gerçeğinden ders almayıp, benzeri uygulamaları Kıbrıs Türk Toplumu’na reva görmek isteyenler protesto eder, bu konunun peşini bırakmayacağımızı ve yargıya taşıyacağımızı kamuoyu ile paylaşırız.”

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)

Son Güncelleme: 07.06.2017 17:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.