Denktaş: Giderler gelirlerden fazla!

“120 MİLYONA ULAŞAN EK MESAİ ÖDEMELERİ, KAMU MALİYESİ YÖNÜNDEN SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

Denktaş: Giderler gelirlerden fazla!

“120 MİLYONA ULAŞAN EK MESAİ ÖDEMELERİ, KAMU MALİYESİ YÖNÜNDEN SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

12 Mart 2018 Pazartesi 14:39
624 Okunma
Denktaş: Giderler gelirlerden fazla!

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, 2018 bütçesinde, sürdürülebilir kamu finansman dengesinin kurulması, kamunun etkinliğinin ve özel sektörün rekabet gücünün artırılması, üretime dayalı büyümenin artırılması ve istihdamın önünün açılmasının hedeflendiğini belirtti.

2018 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nda öngörülen 83 milyon TL’lik bütçe açığının iç kaynaklarla karşılanmasının hedeflendiğini kaydeden Denktaş, kamu maliyesinde mali disiplin açısından başarılı bir seviyeye ulaşıldığını ancak 120 Milyon TL’ye ulaşan ek mesai ödemelerinin kamu maliyesi yönünden sürdürülebilir olmadığını belirtti.
 

Denktaş, “Mali disiplinin sağlanarak devam ettirilmesi, yapısal tedbirlerin uygulamaya konulması, ekonominin istikrarlı bir hale getirilmesi, mevcut kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesi ve gelir artırıcı tedbirler yanında harcama disiplininin sağlanarak kamu kaynaklarının ekonomik ve verimli kullanılmasının” amaçlandığını kaydetti.


Maliye Bakanı Serdar Denktaş, 2018 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’na sunuşu sırasında yaptığı konuşmaya, komitede yapılan yoğun bir çalışma sonucunda tamamlanan bütçe tasarısına katkı koyan herkese teşekkür ederek başladı.

Gelecek zaman periyodu için yapılan finansal bir öngörü, finansal bir plan olan bütçenin çok iyi çalışılması gerektiğini kaydeden Denktaş, “Bu noktada, Bütçenin Hazırlama esaslarını ve uygulanmasını, sorumlulukları da belirleyecek olan Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Yasa Tasarısı hazırlanarak, tüm kamu kurum ve kuruluşların bilgisine sunuldu. Gelen görüşler de dikkate alınarak ve değerlendirilerek Merkezi Mevzuat Dairesi ve Başsavcılık görüşlerine sunulmuştur” dedi.

Denktaş, 2018 bütçesi hazırlanırken, bütçe uygulama sonuçları, döviz kurlarındaki değişmeler ve  Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) artışları temel dayanaklar olarak alındığını belirtti.
 

“EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİ, GİDERLERİN GELİRDEN FAZLA OLMASI”

Maliye Bakanı Denktaş, ülkenin en büyük sorunlarından birinin giderlerin gelirlerden fazla olması olduğunu ve bu durumun borçlanma veya ödemelerin ötelenmesi sonucunu doğurduğunu söyledi.


Denktaş, şöyle devam etti:

“Sürdürülebilir kamu finansman dengesinin kurulması, gelir artırıcı tedbirler yanında harcama disiplinin sağlanarak kamu kaynaklarının verimli kullanılabilmesini teminen uygulanan maliye politikaları ile bütçe disiplini sağlanarak cari açığımızın kontrol altına alınma çabalarında başarılı bir seviyeye ulaşılmıştır. Gelecek için bunu sürdürmeliyiz. Bir noktayı daha özellikle vurgulamak isterim. Elbette ki ihtiyaç ve talepler her zaman olduğu gibi yüksektir. Devamlı bir söylem haline gelen biz daha çok gelir getiriyoruz, daha fazla harcama yapabilmeliyiz düşüncesinden vazgeçilmeli, ayrıca öngörülen gelir azaltıcı faaliyetlerden kaçınmalı ülke kaynaklarının da çok iyi değerlendirilmesi ve etkin dağılımının sağlanmasına odaklanmalıyız”

Serdar Denktaş, kalkınmayı önleyici ve mali istikrarı bozan iç borç yükünü azaltacak ödeme planlamasıyla ödeme takviminin oluşturulmasına ağırlık verileceğinden, bu husustaki çalışmalarının devam edeceğini belitti

Denktaş, “Hedeflerle uyumlu, geçmiş veri ve bilgileri de kullanılarak gelecek tahmin ve programlarına uygun olarak ihtiyaçların karşılanması yönünde etkin dağılımının en iyi şekilde yapıldığı ve kaybedilen zamanın da daha çok çalışılarak telafi edileceği inancıyla ikinci kez hazırlanan 2018 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nı onayınıza sunuyoruz” dedi.

“2017 BÜTÇE FAZLASI 78,5 MİLYON TL”

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, bütçe açıklarına değinerek, 2013’te 45,4 milyon TL, 2014’te 32,4 milyon TL ve 2015’te 104,1 milyon TL’lik bütçe açığı verdiklerini belirtti. Denktaş, “373 milyon Türk Lirası açık öngörülen 2016, 20,8 milyon Türk Lirası bütçe fazlasıyla kapatılmıştır” ifadesini kullandı.

2017’de ise bütçe fazlasının 78,5 milyon TL olduğuna dikkat çeken Denktaş, şöyle devam etti:
 

“2017 yılı bütçe öngörü ve gerçekleşme rakamlarına bakıldığında, 2017 yılı bütçe hazırlığına göre bütçede yer alan asgari ücret yüzde 5,23 olarak öngörülürken yüzde 18,59 olarak gerçekleşti. Personel, sosyal güvenlik ve maaş benzeri ödemeler için kümülatif yüzde 7.1 artışa göre öngörülürken yüzde 14.68 TÜFE gerçekleşmesine bağlı olarak toplamda yüzde 16.14 artış gerçekleşti. Bu artış oranı 2011 sonrası işe girenler için toplamda yüzde 21’e karşılık gelmektedir. Yıllardır çözülmeyen bir sorun olarak yurt içi tedavi ödemelerine bütçe öngörüsünün üzerinde fazladan 75,3 milyon Türk Lirası ödeme yapılmıştır.  Akaryakıtta öngörülen artış uygulanmayıp, 2017 yılı FİF gelirlerinin öngörülenden daha az gerçekleştiği gerçeği ile de 2017 rakamlarını daha da çarpıcı kılmaktadır. Bunlara rağmen 2017 yıl sonu itibarıyla bütçe giderleri 5 milyar 23,6 milyon TL, bütçe gelirleri 5 milyar 102,1 milyon TL ve bütçe fazlası 78,5 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.”


2018 HEDEFLERİ.. “BÜTÇE AÇIĞININ İÇ KAYNAKLARLA KARŞILANMASI HEDEFLENİYOR”

Serdar Denktaş, hazırlanan 2018 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı ile hedeflenenleri şu şekilde sıraladı:
“Sürdürülebilir kamu finansman dengesinin kurulması; Kamunun etkinliğinin ve özel sektörün rekabet gücünün artırılması; Üretime dayalı büyümenin artırılması ve istihdamın önünün açılması; Mali disiplinin sağlanarak devam ettirilmesi; Yapısal tedbirlerin uygulamaya konulması; Ekonominin istikrarlı bir hale getirilmesi; Mevcut kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesi; Gelir artırıcı tedbirler yanında harcama disiplininin sağlanarak kamu kaynaklarının ekonomik ve verimli kullanılması;”

Denktaş, bu amaçlar doğrultusunda, 2018 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nce 5 milyar 815 milyon (5,815,000,000) Türk Lirası “Gider”, 5 milyar 732 milyon (5,732,000,000) Türk Lirası “Gelir” ve 83 milyon (83,000,000) Türk Lirası “Bütçe Açığı” ile onaylandığını belirtti.
 

“BÜTÇE AÇIĞININ İÇ KAYNAKLARLA KARŞILANMASI HEDEFLENİYOR”


Öngörülen bütçe açığının iç kaynaklarla karşılanması hedeflendiğini kaydeden Denktaş, bunun kendilerine daha fazla görev yüklediğinin bilinciyle çalışmalarını artırarak, sürdüreceğini söyledi.

Denktaş, 2018 Mali Yılı Bütçesi’nde, 2017 Mali Yılı Bütçesi’ne göre, “Genel Bütçe Büyüklüğü”nün yüzde 16,28 artışla; “Genel Bütçe Açığı”nın yüzde 59,85 azalışla; “Yerel Bütçe Büyüklüğü”nün yüzde 19,38 artışla; “Yerel Bütçe Açığı”nın ise yüzde 5,89 azalışla hazırlandığını belirtti.

Serdar Denktaş, 2018 Mali Yılı Bütçesi’nde Türkiye Cumhuriyeti Yardımları’nın 635 milyon Türk Lirası, Türkiye Cumhuriyeti Kredileri’nin  ise 595 milyon Türk Lirası olarak öngörüldüğünü kaydetti.

Denktaş, şöyle devam etti:

“Malumlarınız olduğu üzere Tüketici Fiyatları Endeksi 2017 yılında yüzde 14,68 oranıyla, yüzde 14,7 olduğu 2011 yılı hariç olmak üzere, son 10 yılın en yüksek seviyesinde seyretmiştir. Yukarıda belirttiğim üzere ikinci kez hazırlanan 2018 bütçesi, ilk hazırlanan bütçenin esasına dokunulmadan, hükümet programına da uyumlu, Tüketici Fiyatları Endeksi, büyüme oranları, döviz fiyatları ve asgari ücrete bağlı gelişmeler de dikkate alınarak hazırlanmıştır”

“2018-2020 DÖNEMİNDE ORTALAMA YÜZDE 5.2 BÜYÜME TAHMİN EDİLİYOR”

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Devlet Planlama Örgütü verilerine göre KKTC ekonomisinin 2015’te yüzde 4.0, 2016’da yüzde 3.6 büyüme gerçekleştiğine işaret ederek, “2017 yılında yüzde 3.8, 2018 ve 2019 yıllarında yüzde 5.0 ve 2020 yılında ise yüzde 5.5 büyüme olacağı tahmin edilmektedir” dedi. 

Denktaş, bu bağlamda 2018-2020 Program döneminde ortalama yüzde 5.2 büyüme olacağının tahmin edildiğini belirtti. 

Maliye Bakanı şöyle devam etti:

“Cari fiyatlarıyla, 2015 yılında 10,222.5 milyon TL ve 2016 yılında 11,601.2 milyon TL olarak gerçekleşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın 2017 yılında 13,840.0 milyon TL, 2018 yılında 15,847.8 milyon TL, 2019 yılında 17,990.8 milyon TL ve 2020 yılında ise 20,414.9 milyon TL olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.”

Denktaş, sunuşunu şu şekilde sürdürdü:

“Bütçe büyüklüğünün dağılımı: Personel Giderleri 1,907,6 milyon TL, Sosyal Güvenlik Kurumu Devlet Primi Giderleri 107,7 milyon TL, Mal ve Hizmet Alım Giderleri 418,0 milyon TL, Faiz Giderleri 230,0 milyon TL, Cari Transferler 2,446,6 milyon TL, Sermaye Giderleri 349,9 milyon TL, Sermaye Transferleri 40,9 milyon TL, Borç Verme 16,6 milyon TL, Yedek Ödenekler 297,7 milyon TL. 
 

Toplam Bütçe Büyüklüğü içinde oransal paylar: Personel Giderleri yüzde 32.81, Sosyal Güvenlik Kurumu Devlet Primi 1.85, Mal ve Hizmet Alımı Giderleri yüzde 7.19, Faiz Giderleri yüzde 3.96, Cari Transferler yüzde 42.07, Sermaye Giderleri 6.02, Sermaye Transferleri yüzde 0.70, Borç Verme yüzde 0.29, Yedek Ödenekler yüzde 5.12”

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, 2018 Mali Yılı Bütçe Gelirleri’nin 5 milyar 732 milyon TL olarak öngörüldüğüne işaret ederek, Mahalli Gelirler’in 3,486.9 milyon TL, Fiyat İstikrar Fonu Gelirleri’nin 807,4 milyon TL, Diğer Fon Gelirleri’nin 76,0 milyon TL, Döner Sermaye Gelirleri’nin 9,2 milyon TL, Özel Gelirler’in 122,5 milyon TL olduğunu söyledi.


“GELİRLERİN YÜZDE 21,15’İ TC YARDIM VE KREDİLERİNDEN OLUŞMAKTADIR”

Denktaş, Türkiye Cumhuriyeti Yardımları’nın 635 milyon TL (Yatırımlar 200 milyon TL, Savunma 300 milyon TL, Reel Sektör 135 milyon TL) ve Türkiye Cumhuriyeti Kredileri’nin 595 milyon TL (Kamu Maliyesinin Desteklenmesi 100 milyon TL, 67/2005 Yasa gereği Ödemeler 75 milyon TL, Faiz ödemesi 150 milyon TL, Reform Destekleme 270 milyon TL) olduğunu belirtti.

Serdar Denktaş, “Buna göre Bütçe Yasa Tasarısında öngörülen gelirlerin yüzde 21,15’i TC Yardım ve Kredilerinden oluşmaktadır. Bu oran 2014 mali yılı bütçe yasasında yüzde 29.68, 2015 yılında yüzde 27.55, 2016 yılında yüzde 24.36 ve 2017 yılında ise yüzde 23,24 düzeyinde yer almıştır” dedi.
 
Denktaş, şöyle devam etti:
 

“TC Yardım ve Kredileri, ülkemizin kendi ayakları üzerinde durabilmesine imkan sağlayan bir kamu maliyesi ve ekonomik yapı oluşturulabilmesi hususunda ihtiyaç duyulan reformları içerecek şekilde 2010 yılından itibaren üçer yıllık programlar halinde uygulanmaktadır. 2010 – 2012 Dönemi Kamunun Etkinliğinin ve Özel Sektörün Rekabet Gücünün Artırılması Programı, 2013 – 2015 Dönemi Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı, 2016 – 2018 Dönemi Yapısal Dönüşüm Programı olarak uygulanmış ve bu programlarda yer alan Bakanlığımızın sorumluluğunda olan hedeflere, ek Mesai başlığı hariç, çok büyük oranda ulaşıldığını söylemek doğru olacaktır”


“KAMU MALİYESİNDE MALİ DİSİPLİN AÇISINDAN BAŞARILI BİR SEVİYEYE ULAŞILDI”

Maliye Bakanı, bu programlar çerçevesinde aktarılan kaynaklar incelendiğinde, altyapı ve reel sektör ağırlıklı kaynaklara ayrılan payın arttığını, kamu maliyesinin desteklenmesi yani maaş ödemelerinde kullanılan kaynak miktarının ise sürekli azaltıldığını belirtti.

Serdar Denktaş, “Kamu maliyesi için aktarılan kaynak, Türkiye Cumhuriyeti Yardım ve Kredilerinin 2002 yılında yaklaşık yüzde 75’i,  2009 yılında yüzde 60’ı, son 2 yılda yüzde 16’sı ve 2018 yılında ise yüzde 8’ine karşılık gelmektedir. Sadece bu bile Kamu maliyesinde mali disiplin açısından başarılı bir seviyeye ulaşıldığının bir ifadesidir” dedi. 

Yerel gelirlerin de son 2 yılda yüzde 20 civarında artış gösterdiğini kaydeden Denktaş, şöyle devam etti:

“Bu artışın birçok etkeni olmasına rağmen sürdürülebilirlik açısından özellikle e-vergi uygulaması, teknoloji imkanlarından daha fazla yararlanılması, beşeri ve teknik kapasitenin artırılması, kapsamlı ve detaylı istatistikler yapılması, vergi verenden daha çok vergi almak düşüncesiyle değil vergi tabanını genişletmek, dolayısıyla kayıt dışı ekonominin boyutlarının azaltılması önemli olacaktır. Bu yönde ciddi çaba göstermek zorundayız. Dolaylı vergilerden çok dolaysız vergiler, yani gelir vergisi ve kurumlar vergisi ile birlikte dolaylı olmakla beraber önemli bir vergi ayağı olan özellikle dahilde alınan KDV gelirlerinin temini hususunda ciddi performans gösterme ihtiyacımız vardır.”
 
“EK MESAİ ÖDEMELERİ, KAMU MALİYESİ YÖNÜNDEN SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, yapısal sorunlardan biri olan “Personel, Sosyal Güvenlik ve Cari Transfer” giderlerinin Genel Bütçe içerisindeki payının yüzde 76,73 oranında olduğunu belirtti.

Denktaş, “Devamlı surette artan ve adeta ikinci bir iş olarak karşımızda duran ve 2017 yılında ise 120 Milyona ulaşan ve personel giderlerinin yaklaşık yüzde 7’sine denk gelen ek mesai ödemeleri Kamu Maliyesi yönünden sürdürülebilir değil. Verimlilik, adalet, istihdam açısından sorgulanmak zorunda olan ve hükümetimizin ivedi tedbir alması gereken bir sorundur” dedi.

Maliye Bakanlığı ile diğer kurumlar arasındaki bütçe görüşmelerinin temeli olan Mal ve Hizmet Alım Giderleri’nin bütçe içerisindeki payının sadece yüzde 7.19 olduğunu kaydeden Denktaş, şöyle devam etti:

“Sağlık Bakanlığı bütçesinde 2017 yılında geçmiş yıla oranla yüzde 22,5 artırılarak 78,5 milyon TL’ye çıkarılan tıbbi malzeme ve ilaç alımları 2018 yılında yüzde 34,52 artışla 105,6 milyon TL’ye yükseltilmiştir. Yine, 2017 yılında geçmiş yıla oranla yüzde 16,6 artırılarak 35 milyon TL’ye çıkarılan Yurt içi ve Dışı tedaviler 2018 yılında yüzde 28,57 artışla 45 milyon TL’ye yükseltilmiştir.

Doğrudan Gelir Desteği için 2017 yılında 2016 yılına oranla yüzde 17,24 artırılarak (birikmiş 50 milyon borcun 35’i dahil olarak) 170 milyon TL’ye çıkarılan ödemeler, 2018 yılında yüzde 14,71 artışla (birikmiş 45 milyon TL tüm borç dahil) 195 milyon TL’ye yükseltilmiştir. Böylece 5-6 yıldır sürekli borç devreden durumdaki DGD ödemelerinde ilk defa temiz bir sayfa açılması hedeflenmektedir.”

“ÜLKEMİZİN KANAYAN YARASI OLAN AŞIRI BORÇ YÜKÜ..”

Denktaş, “2017 yılında TC kaynaklı yatırımlar ve reel sektör destekleri öngörülenin üzerinde gerçekleşirken, yine 2017 yılında yüzde 78,85 artış ile 70 milyon TL’den 125,2 milyon TL’ye yükseltilen ve öngörülenin üzerinde gerçekleşen Mahalli Kaynaklı Yatırımlarımız 2018 yılında yüzde 40,45 artış ile 175,8 milyon TL’ye yükseltilmiştir. Bu rakam 2016 yılı mahalli kaynaklı yatırımlarına göre yüzde 151,21 artışa karşılık gelmektedir” dedi.

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, ülkenin kanayan yarası olan aşırı borç yükünün 2016 yıl sonu itibariyle 18 milyar 800 milyon Türk Lirası’na yükseldiğini söyledi. Denktaş, şöyle devam etti:

“Bu rakam, tahmini GSYİH’nın yüzde 157’sine tekabül etmektedir. Bu durum kamu maliyesini ve ekonomimizi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Bu nedenle kamu borç yükünün kontrol altında tutulması ve azaltılması birinci önceliğimiz olmak zorundadır. İç borç yükünü azaltacak ödeme planlaması ile ödeme takviminin oluşturulmasına ağırlık verilmesi bu yıl en öncelikli konumuzdur. Bunun için de 2018 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nda KKTC Devlet iç borçlarının faiz ödemelerinin yapılabilmesi amacıyla 230 milyon TL ödenek öngörülmüştür. İç borç GSYİH’nin yüzde 30-35 aralığına denk  gelmektedir. Bunu daha da aşağıya çekmek hedefimizdir”

“SOSYAL SİGORTALAR DAİRESİ’NE SAĞLANACAK KAYNAK YÜZDE 12,15 ARTIŞLA 408 MİLYON TL”

Maliye Bakanı, Sosyal Güvenlik Sistemi’nde “aktüeryal dengenin” sağlanmasına yönelik önemli ilerlemeler sağlandığını söyledi. 

Denktaş, “Yapısal Dönüşüm Programı’nda yüzde 3 olarak hedeflenen aktif/pasif oranı yüzde 2,84’e ulaşmıştır. Sosyal Sigortalar Dairesi’nin 264 milyon Türk Lirası’na ulaşan geçmişten gelen borcu 174 milyon TL’ye düşürülmüştür. Bu borç içerisinde 80 milyon TL tutarındaki kısım yapılandırılarak taksit ödemelerinin Devletten alınan katkıdan yapılması sağlanmıştır. Bunun için de bu yıl 36 milyon TL’lik ödenek öngörülmüştür” dedi.

Serdar Denktaş, devlette çalışan personelle ilgili olarak devletin bir işveren sıfatıyla ödediği Sosyal Güvenlik Kurumu Devlet Primi giderleri için öngörülen 107.7 milyon TL’den ayrı olarak, Sosyal Sigortalar Yasası ve Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında III. Ayak Devlet primleri için 281 milyon TL, Sosyal Sigortalara özel uygulamalar ile ilgili yapılan ödeme için 91 milyon Türk Lirası ödenek öngörüldüğünü belirtti.

Denktaş, şöyle devam etti:

“Özetlemek gerekirse Devletin işveren sıfatı ile yaptığı sosyal güvenlik yatırımları hariç olmak ve Sosyal Sigortaların içinde bulunduğu gelir gider dengesizliğini gidermek üzere her yıl artan bir biçimde devam eden ve 2017 yılında da 70 milyon olarak gerçekleşen katkı miktarının 36 milyon olarak öngörülmesine rağmen Sosyal Sigortalar Dairesi’ne sağlanacak kaynak yüzde 12,15 artışla 408 milyon Türk Lirası’dır.

2017 yılında 62,7 milyon TL olan Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’na sağlanan kaynak yüzde 31.38 artış ile 82,4 milyon TL’dır. Ayrıca, Mahalli kaynaklı yatırım projeleri ile Solar enerji, kanalizasyon ve araç alımı için 2,1 milyon TL ve TC kaynaklı yatırım projeleri ile Altyapı Yatırımları için 0,6 milyon TL kaynak yaratılmıştır.”

BELEDİYELERE DEVLETİN KATKISI ARTARAK DEVAM EDİYOR

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, belediye katkı paylarına ayrıca değindiği konuşmasında, 2009’da yüzde 6, 2009’da yüzde 7,6, 2010’da yüzde 8,5 ve 2016’da yüzde 9,25’e yükselen belediyelere katkı payına 2017’de yüzde 18,33’lük artış yapıldığını belirtti. 

Denktaş, “Belediyelere Katkı Payı’nın 2018 Yılı Mali Yıl bütçesinde de yüzde 23,58’lik bir artışla 322,5 milyon Türk Lirası olarak öngörülmüştür. Özellikle son yıllara bakıldığında belediyelere sağlanan devlet katkısının, yerel gelirlerimizde elde edilen artışın çok üzerinde olduğu açıkça  görülecektir” dedi.

Devlet tarafından Ekim 2007 ‘den itibaren ödenmeye başlanan ve bugün itibarıyla 336 belediye emeklisi için ise 21 milyon Türk Lirası ödenek ayrıldığını kaydetti. Denktaş, “Ayrıca, Belediye ve Köylerin Altyapı Yatırımlarına Katkı Projeleri için Türkiye Cumhuriyeti yardımları ile sağlanan 30 milyon Türk Lirası ve AB Mali Yardımları çerçevesinde yapılacak katkılar bunların dışındadır. Belediyelerle ilgili kısa bir bilgi daha vermek gerekirse 28 Belediyenin sadece 9 tanesi Devletten alınan katkı paylarına eşit oranda veya üzerinde öz gelire sahiptir” ifadelerini kullandı. 

“YEREL YÖNETİMLERİN SÜRDÜRÜLEBİLİR MALİ VE İDARİ YAPIYA KAVUŞTURULMASI KAÇINILMAZ”

Serdar Denktaş, şöyle devam etti:

“Üzülerek ifade ediyorum ve gerçekten iyi yönetilen belediyelerin olduğunu hepimizin bildiği gibi, faaliyetleri sürdürülemez noktada olan birçok belediyelerin  de olduğu yadsınamaz bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Elbette ki yerel yönetimler halkın oylarıyla ve seçimle göreve geliyorlar ve yetkilerini yasalar çerçevesinde halktan alıyorlar, ancak halkın da hak ettiği ve beklediği modern, çağdaş, beklentilere cevap veren belediyecilik hizmetlerinden yararlanmak en doğal hakları olduğu unutulmamalıdır. Bunun için Hükümet Programı’na uygun olarak Yerel Yönetimlerin sürdürülebilir mali ve idari yapıya kavuşturulması, yetki ve sorumluluk anlamında da kaçınılmazdır. Yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz durumlardan gerekli ders çıkarılmalıdır.

Önümüzde yaklaşık üç ay sonra yeni bir yerel yönetimlerin seçimi yapılacak. Temennim odur ki,  olanaklar nispetinde sağlanan kaynaklarla, öz gelirleriyle, kendi kendine yeten, ayakları üzerinde durabilen ve sorumluluğunu üstlenilen alanlarda en üstün hizmeti verebilen belediyelerin ve hizmetlerin konuşulmasıdır. 

Her yıl bütçede ayrılan kaynak tükendiği halde ödeme taahhütleri nedeniyle sorun olarak karşımıza çıkan Ek Mesai, Burs ödemeleri, Taşımacılık ve İlaç ödemelerinde düzenlemelere gidilmesi noktasında ciddi performans gösterme ihtiyacımız vardır”  

“VERGİ ÖNEMLİ BİR MALİYE POLİTİKASI ARACIDIR”

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, hükümetin 2018 Mali Yılı Bütçesi ile temel amacı sürdürülebilir bir kamu finansman dengesini kurmak ve gerekli yapısal tedbirleri uygulamaya koyarak; ekonomide sürdürülebilir kalkınma sürecini sağlamak ve buna paralel olarak üretime dayalı büyümeyi gerçekleştirmek olduğunu söyledi.

Ekonomik düzen içinde, özel sektörün gelişmesi ve özel yatırımların istihdam yaratıcı etkisini arttırmak için gerekli teşvik uygulamaların sürdürüleceğini kaydeden Denktaş, “Reel sektörü desteklemek amacıyla çeşitli sektörler ile küçük esnaf ve sanatkâr ile çiftçi ve hayvancılara bankalar aracılığı ile sıfır ve düşük faizli kredilendirme imkânları yürütülecektir” dedi.

Denktaş, şöyle devam etti:

“Hükümetin 2018 Mali Yılı Bütçesi ile temel amacı sürdürülebilir bir kamu finansman dengesini kurma hedefine ulaşılabilmesi şüphesiz ki, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi amacıyla toplanacak vergilerle mümkündür. Devletin yaptığı harcamaların temel kaynağı vergilerdir ve vergi önemli bir maliye politikası aracıdır. Hükümetin amacı mevcut vergi sistemini daha çağdaş, daha bilimsel ve daha adil bir yapıya kavuşturmak, yatırımları ve istihdamı destekleyerek sürdürülebilir, ekonomik büyümeye katkı sağlayan, uygulanabilir bir vergi sistemini oluşturmaktır. İyi bir vergi sisteminin en önemli özelliği kuvvetli, etkin bir vergi idaresine sahip olmasıdır.

Vergi mevzuatının sadeleştirilmesi ve daha çağdaş bir yapıya kavuşturmak çalışmalarına devam edilerek, yükümlü haklarını artıran; vergi denetiminde adaleti, eşitliği ve güven duygusunu sağlayan, Vergi Dairesi uygulamalarında şeffaflığı ve hesap verebilirliği artıran, uyuşmazlıkların çözümünü kolaylaştıran değerleme ölçülerini yükümlü lehine iyileştiren, vergiye uyum maliyetlerini düşüren düzenlemeler gerçekleştirilecektir. Yürürlüğe giren düzenli vergisini ödeyen yükümlülere vergi indirimi, vergi ödevlerini yerine getirmeyenlere de ceza uygulamasına devam edilecektir.

Haksız rekabet ile gelir dağılımını bozan ve nihayetinde toplumsal refahı sekteye uğratan bir olgu olan kayıt dışılık ve kayıt dışı ekonomi ile en etkin şekilde mücadele edeceğiz. E-vergi ile elektronik takip sistemi geliştirilerek, e-gümrük sisteminin devreye alınmasıyla vergideki kayıp ve kaçağın önlenmesinde önemli bir aşama kaydedilecektir.”

...

Haber: Fezile A. Öksüz
Fotoğraf: Hüseyin Sayıl

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)

Son Güncelleme: 12.03.2018 14:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ek mesai kalksın istihdam yapılsın 4 ay önce

Sn Denktaş arsalarda durum ne ?