"Ben sadece kaygılarımı ifade ettim..."

Akıncı: Sayın Anastasadis ile yapacağımız görüşmenin öncesinde gördüğüm gidişat karşısındaki kaygılarımı ifade etmemden daha doğal bir şey olamaz”

"Ben sadece kaygılarımı ifade ettim..."

Akıncı: Sayın Anastasadis ile yapacağımız görüşmenin öncesinde gördüğüm gidişat karşısındaki kaygılarımı ifade etmemden daha doğal bir şey olamaz”

07 Nisan 2018 Cumartesi 15:00
483 Okunma
"Ben sadece kaygılarımı ifade ettim..."

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türk Halkı’nın seçtiği Cumhurbaşkanı olarak hiçbir zaman çözüm perspektifini dışlayan bir tutum içinde olmadığını vurgulayarak, “Geçmekte olan zamanın adanın bölünmüşlüğünü pekiştirdiğini ve çözüme ulaşmanın daha da zor hale geldiğini görmeyen bilmeyen kalmamıştır. Sayın Anastasadis ile yapacağımız görüşmenin öncesinde gördüğüm gidişat karşısındaki kaygılarımı ifade etmemden daha doğal bir şey olamaz” dedi

“Kıbrıs sorununda artık bir yol ayrımında olduğumuz gerçeğini ifade etmiş olmamdan dolayı çeşitli eleştiriler yapılmakta olduğunu gözlemlemekteyim” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, “Geçmekte olan zamanın adanın bölünmüşlüğünü pekiştirdiğini ve çözüme ulaşmanın daha da zor hale geldiğini görmeyen bilmeyen kalmamıştır. Daha birkaç gün önce, bir Kıbrıslı Rum parti başkanı ‘böyle giderse iki üç yıl içinde kalıcı bölünme gerçekleşecek’ derken, Rum müzakereci de ‘uzatmaları oynuyoruz’ diye konuşmuştur. Bu durum, ben başka bir yola saptığım için olmamıştır. Ne yazık ki Kıbrıs Türk tarafının çözüm için gösterdiği çok büyük çabanın gerekli karşılığı görmemesinden dolayı bu noktaya varılmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın açıklamasının tam metni şöyle:

“Kıbrıs sorununda artık bir yol ayrımında olduğumuz gerçeğini ifade etmiş olmamdan dolayı çeşitli eleştiriler yapılmakta olduğunu gözlemlemekteyim. Kimileri, ne söylersem söyleyeyim eleştirecek bir yan bulmakta zaten güçlük çekmezler. Ama bazı kesimlerin de ya ne demek istediğimi anlamadıkları ya da anlamazdan geldiklerini düşünüyorum.

Geçmekte olan zamanın adanın bölünmüşlüğünü pekiştirdiğini ve çözüme ulaşmanın daha da zor hale geldiğini görmeyen bilmeyen kalmamıştır. Daha birkaç gün önce, bir Kıbrıslı Rum parti başkanı ‘böyle giderse iki üç yıl içinde kalıcı bölünme gerçekleşecek’ derken, Rum müzakereci de ‘uzatmaları oynuyoruz’ diye konuşmuştur. Bu durum, ben başka bir yola saptığım için olmamıştır. Ne yazık ki Kıbrıs Türk tarafının çözüm için gösterdiği çok büyük çabanın gerekli karşılığı görmemesinden dolayı bu noktaya varılmıştır. 

Crans Montana’da yaşananlardan sonra ve her iki taraftaki seçimlerin yapılmasının ardından, 16 Nisan tarihinde Sayın Anastasiadis ile yapacağımız görüşmenin öncesinde gördüğüm gidişat karşısındaki kaygılarımı ifade etmemden daha doğal bir şey olamaz. 

Kıbrıs Türk Halkı’nın seçtiği Cumhurbaşkanı olarak ben çözüm perspektifini dışlayan bir tutum içinde hiç olmadım. Ama çözüme ulaşmak  sadece Kıbrıs Türk tarafının gayretleri ile olacak bir iş değildir; Kıbrıs Rum tarafı ve tüm diğer ilgili tarafların da katkısını gerektirir. Rum liderle buluşmanın arifesinde sözlerimi bu çerçevede sınırlı tutmakla yetiniyorum. Önümüzdeki günler sürecin ne şekilde gelişeceğini ve kimin hangi düzeyde katkıda bulunacağını hep birlikte göreceğiz. 

Kıbrıs Türk Halkı’nın barışçı, gerçekçi, mümkün ve makul olanın arayışı içinde ama haklarını da sonuna kadar savunan bir anlayışla yoluna devam edeceği kuşkusuzdur”.

Son Güncelleme: 07.04.2018 18:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ALPER KALP 6 ay önce

Bak hele, KKTC Cumhurbaşkanı diye seçtiğimiz adama, kaygılarını dile getirmiş, böyle giderse bölünmüşlük devamlı olacakmış.
Yahu sen nasıl bir Cumhurbaşkanısın, 55 senedir bu ada Türk ve Rum diye 2ye bölünmemişmidir. Veya hiç bu iki halk tarihleri boyunca bir gün dahi birleşmişmiydi? Ta ezelden beri her kasaba ve karma koyde Turk ve Rum bolgeleri yokmuydu?