Demokrat Bakış gazetesinde yazılarını zevkle okuduğum Tijen Zeybek hanımefendi, nevi şahsına münhasır bir yazarımızıdır.

Oldukça bilgili ve kültürlü bu arkadaşımızın yazılarını daha önce de takip ederdim.

Ne var ki Tijen hanım, KKTC’de köşe yazarlığı yapan bir çok kalem gibi Müslümanlara karşı sürekli olarak acımasız ve sert bir üslup kullanıyor. Hatta bazen hızını alamıyor ve bu eleştirilerini İslam’a yöneltiyor.

Mesela dünkü yazısında, günümüz dünyasında kadına şiddet konusunu incelerken bunu İslam’ın bir suçu gibi lanse ediyor.

Bir önceki yazısında da, Demokrasinin İslam’da yerinin olmadığı kehanetinde bulunmuştu.

Kadına şiddetin veya erkek egemenliğin İslam’ın kendisi ile uzaktan yakından bir alakası yoktur şüphesiz.

Ama Müslümanlarla alakası vardır. İslam dinini yorumlama işini tekellerine alan erkek müfessirler, cenneti anaların ayaklarının altına seren bu dini, giderek “Kadın Düşmanı” bir din haline getirmişlerdir maalesef.

Burada eleştirilmesi gereken İslam değil, Müslümanlardır.

Aynı şey, İslam-Demokrasi konularında da geçerlidir.

Demokrasi, İslam’ın özüne en uygun rejimdir. Hz. Peygamber vefat ederken yerine kimseyi bırakmamış tercihi Müslümanların hür iradesine bırakmıştır. Dört Halifenin seçiminde de “İstişare” yani “Seçim” esastır.

Ne var ki dört halifeden sonra iktidarı eline geçiren Emevilerle birlikte, “Demokrasi” den “Saltanat” rejimine geçilmiştir.

Bu dönemde İslam dini tersyüz edilerek istişare ilkesi rafa kaldırılmış, sultana isyan etmek yasaklanmış ve sultanın emrine itaat etmek dinin bir gereği olarak yorumlanmıştır. İbadet etmek mecburi hale getirilmiş, kadın sosyal hayatın içinden alınarak evine hapsedilmiştir.

İyi de Müslümanların daha doğrusu erkek egemen yorumların İslam zannedilerek, en son ve en mükemmel dini bu şekilde eleştirmek haksızlık değil midir?

Bu din, herkesi inançlarında serbest bırakmış ve kimsenin kimseye karışmamasını dini bir emir telakki etmiştir. Üstelik bu ilkeyi “Senin dinin sana, benim dinim bana”, “Dinde zorlama yoktur” ayetleri ile de pekiştirmiştir. Kendi fikrini Müslümanlara dayatmaya kalkışan Hz Peygamberi dahi sert bir üslupla eleştirerek “Sen ancak tebliğ edicisin, anlatıcısın. Görevin sadece budur” demiştir.

Bu ayetler ortada iken, günümüz Müslümanlarının ve softalarının hallerine bakıp “Aha, İslam budur” demek kolaycılıktır.

Müslümanlık başka, İslam başkadır.

Kız çocuklarını diri diri toprağa gömen bir cemiyette gelip, cenneti anaların ayaklarının altına aldıracak kadar kadına kutsiyet atfeden bir dini, kadın düşmanı olarak göstermek büyük bir haksızlıktır.

“Oku” diyerek ilk emrini veren İslam dini ortada iken, günümüz Müslümanlarının cehaletine bakıp İslam’ı suçlamak haksızlıktır.

“Temizlik imandandır” ilkesi İslam’ın ikinci emri iken, günümüz Müslümanlarının pisliğine bakıp İslam’ı suçlamak haksızlıktır.

“Kul hakkı yemek Allahın bile affedemeyeceği bir suçtur” ilkesi ortada iken, yalan, yanlış, iftira ve üçkâğıtçılıkla insanları kandıran Müslümanlara bakıp İslam’ı suçlamak haksızlıktır.

Tijen Zeybek hanıma, bu konularda fikir beyan etmeden bilgi sahibi olmasını tavsiye ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40