Demokrasilerin gereği olan seçimlerin ülkemizde sıkça görülmesi ve de bunu bazı aydınlarımızın “demokrasinin göbeğinde yaşamaktayız” sözleri çok ta hoş karşılanmamaktadır.

Küreselleşen dünyada artık uluslararası ilişkiler, diplomasi, ekonomi, siyaset ve toplumsal çıkarların bütünleştiği en üst düzey rekabet alanı haline gelmiştir. Günümüzde küreselleşme öyle bir hal almıştır ki, bir devlet içerisinde yaşanan gelişmeler bütün dünyanın gündemine oturabilmekte, tüm dünya liderlerini ilgilendirebilmektedir. Dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dış politikası; Cumhurbaşkanlığı ile akabinde iktidar partisinin bir uğraşısı olmasının çok ötesinde, Türk devletlerinin ve milletlerinin kaderiyle doğrudan ilgilidir ve hepimizin sorumluluğundadır

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çok zor şartlar altında kanla kurulmuş, sonrasında kendisini Anavatan Türkiye’nin dışında hiçbir ülkenin tanımadığı ama son yıllarda özellikle Annan Planı sonrasında eskiye nazaran haklı bir konuma gelen güçlü bir süreç yaşamıştır. Bu yaşanmışlıkların sonucunda ise müzakere sürecinde masayı terk eden Rum ağalarına rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyaya kendini anlatma noktasında ciddi, saygın ve köklü bir devlet olma eğilimini göstermiştir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devleti ve Türk milletinin kaderi kişisel ego, siyasal rekabet ya da Anavatan Türkiye dışında başka devletlerin isteklerine bağlı olamaz, bu gibi faktörlere indirgenemez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tarihinde, şimdikine kıyasla çok daha zayıf olduğu yıllarda dahi kendisine haksızlık yapan ve emirlerini dikte etmeye çalışan bir devlet olduğunda “Biz bu devleti kurarken bedel ödedik, şehitler verdik ama asla onurumuzdan, tarimizden ve Anavatan Türkiye’den asla taviz vermedik ” diyebilen devlet adamları olmuştur.

Son olarak şunlar söylenebilir ki bugün seçime giderken maalesef bazı adayların gerek iç, gerek dış politikada nereye gittiğini bilmeyen ama seçilirse ekipleriyle çok daha huzurlu bir ortam yaratacağını söyleyen kişilerin arenası haline gelmiştir. Avrupa Birliği hayallerinin böylesi bir atmosferde rafa kaldırıldığını görmek istemeyen bu kişilerin halen Avrupa Birliği yada Güney Rum Kesimi ile müreffeh bir yaşam sürme hayalleri sanallıktan öteye geçmeyecek ama insanlarında hayalleri ile yaşadığı gerçeğini de ortadan kaldırmayacak bir seçim bizi bekliyor
Unutulmasın ki, hedefi ve vizyonu olmayanlar olaylara hükmedemez, olaylar karşısında sürüklenirler. Henry Kissinger’ın deyimiyle “nereye gittiğinizi bilmiyorsanız, hiçbir yol sizi bir yere götürmeyecektir”.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40