TC-KKTC arasında bugünlerde adı “İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ” olarak anılan ikili mali ilişkilerin tarihsel sürecini ele almakta fayda görüyorum.

KKTC ile Türkiye arasındaki mevcut ticari ve ekonomik ilişkilerin düzenlenmesi için çok sayıda anlaşma ve protokol imzalanmıştır. Bu belgeler arasında ilk imzalanan, 1975 yılındaki Ticaret ve Ödeme Protokolü’dür. Söz konusu Protokol, KKTC ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilerek güçlenmesini teminen imzalanmıştır. Protokol ayrıca, KKTC’nin ithalat ve ihracat alanlarında karşı karşıya bulunduğu sorunların Türkiye ile işbirliği çerçevesinde ele alınarak çözümlenmesini öngörmüştür.

KKTC ile Türkiye arasında ilk ekonomik protokol 1986 yılında imzalandı. Bugün hala devam eden bazı projelerin kaynağı da halen o protokoldür.

KKTC ve Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler, 1994 yılına kadar Karma Ekonomik Komisyon toplantıları kapsamında ele alınmıştır. 1994 yılında Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) tarafından alınan ve KKTC ekonomisine büyük darbe vuran karar ile başlayan ekonomik sorunların aşılmasına yönelik olarak Türkiye  Cumhuriyeti birtakım önlemler almış ve 1995 yılı başı itibariyle KKTC’nin AB ülkelerine yönelik ihracat kayıpları, Türkiye’ye yönelik ihracatın artırılması sayesinde telafi edilmeye çalışılmıştır.

1997 yılında ise, iki ülke arasında ekonomik ve mali alanlarda bir Ortaklık Konseyi kurulması kararlaştırılmıştır. Bahse konu Konsey’in ayrıca, güvenlik, savunma ve dış politika alanlarında işbirliğine yönelik çalışması hedeflenmiştir. Bu konseyle iki ülke arasındaki ilişkilerin, “Ortak Ekonomik Alan” tanımı çerçevesinde biçimlendirilmesi hedeflenmiştir.

Ocak 1998’de KKTC ve Türkiye arasında Yatırımlarda Devlet Yardımları Anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmanın akabinde Şubat 1998’de ise, iki ülke arasında Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması ve 1999 yılında İki Ülke Vatandaşlarına İlave Kolaylıklar Tanınmasına İlişkin Anlaşma imzalanmıştır.

Uzun yıllardan bu yana kısıtlamalara maruz kalan KKTC’nin bu mağduriyetinin bir nebze de olsa giderilmesi için Türkiye Cumhuriyeti elinden gelen tüm katkıyı sağlamış ve iki ülke arasında yapılan anlaşmalarla; bu kısıtlamalar tamamen kaldırılıncaya kadar, KKTC’nin başta Türkiye ve Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm dünyaya ihracatını en iyi koşullarla yapmasını sağlamak ve KKTC’nin uluslararası ticaret sistemine açılımını temin etmek hedeflenmiştir.

2000 yılı başlarında KKTC’de yaşanan bankalar krizi neticesinde büyüyen yapısal ve ekonomik sorunları aşmaya yönelik olarak 2000 yılından itibaren ekonomik kalkınma programları uygulamaya konulmuş, Türkiye’nin bu programlara mali ve teknik destek sağlamasına imkan kılan Ekonomik ve Mali İşbirliği protokolleri imzalanmış ve imzalanacaktır.

Dün meclis kürsüsünde “İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ ”’nün ülkemiz için hayati nitelikte olduğunu ısrarla sorgulayan UBP genel Başkanı Sayın Ersin Tatar varken, buna cevaben Sayın Başbakanın Tufan Erhürman’ın en güzel yaptığı üslupla geçiştirme üslubuna tanık olduk. İşte o anlar;

Sayın Tatar; Ana muhalefet UBP Başkanı Ersin Tatar, İçtüzük ’ün 62. Maddesi uyarınca talep ettiği konuşmasında, ekonomik protokolün gündemdeki yerini koruduğuna işaret ederek, bu konuda hükümetin şeffaf olması gerektiğini kaydetti. 2019-2021’i kapsayacak protokolün Eylül 2018’de imzalanması gerektiğini ifade eden Tatar, gecikmeye neden olan ”Türkiye’deki sistem değişikliğinin” gösterildiğini belirtti. Tatar, “Anlaşıldığı kadarıyla metin üzerinde tartışmalar devam ediyor. Hazır bir metin olmadığına göre ne gün imzalanacağı belirsizdir” dedi. Halkın içinde bulunduğu sıkıntılara da değinen Tatar, ihalelerin açılamaz noktaya geldiğini, ülke ekonomisinin öngörülebilir durumdan çıktığını ve ekonominin daralmasıyla kriz ortamının büyüdüğünü ifade etti. Hükümetin görevinin sadece maaş ödemek olmadığını, bir bütün olarak ekonomiyi yönetmek durumunda olunduğunu kaydeden Tatar, Emrullah Turanlı’dan yapılan “borçlanma” konusunda açıklama beklediklerini söyledi. “Türkiye’deki seçimlerin arkasına saklanılamayacağını” söyleyen Tatar sorularına cevap beklediğini kaydetti.

Bunun üzerine ise sayın Erhürman; aynı konunun geçen hafta gündeme getirildiğini ve cevap verildiğini söyledi. Buna rağmen Tatar’ın cevap verilen konulara tekrar cevap istediğini söyleyen Erhürman geçen hafta verilen cevapların geçerli olduğunu belirtti. Başbakan Erhürman, Tatar’ın bu tutumunu eski dönemlerden kalma siyasi yaklaşımın tezahürü olduğunu, “nasıl başarırım da TC-KKTC arasında bir sorun vardır gibi gösteririm? Nasıl yaparım da koalisyonda sıkıntı vardır gibi gösteririm” tutumunun yansıması olduğunu kaydetti. Erhürman, seçimlerden önce Ankara’da olduğunu ve buradan giden heyetle protokole ilişkin görüşme yaptıklarını anımsattı. Orada görüşülen konuları olduğu gibi daha önce de anlattığını anımsatan Erhürman, bu açıklamasını tekrarlayarak “Nisan ayı içerisinde bu çalışmalar tamamlanacak Mayıs’ta protokol imzalanacak” dedi. Nisan ayında çalışmalar tamamlanacak sözlerinin metin son halini almamıştır demek olduğunu kaydeden Erhürman, sanki bu sorulara daha önce yanıt vermemiş gibi açıklamalar yapıldığını söyledi. Bu süreci yönetenin her zamanki gibi Başbakanlık olduğunu dile getiren Erhürman, Türkiye’deki sistem değişikliği ve seçimler nedeniyle arzu edilen hızla ilerlenemediğini ancak ortada iddia edildiği gibi ne TC-KKTC arasında, ne de 4 parti arasında bir sıkıntı olduğunu belirtti. Başbakan Erhürman, “TC-KKTC arasında, ya da 4 parti arasında bir sorun olduğu için, ya da TC’deki sistem değişikliği ya da seçimler dışında bir nedenle protokol imzalanmamıştır diyorsanız lütfen bu nedenleri” açıklayın dedi.

Ana muhalefetin sorusu “eylül 2018‘de imzalanması gereken protokol hala imzalanmıyor. nedeni ne?” Başbakanın cevabı ise “Türkiye’deki sistem değişikliği ve seçimler nedeniyle arzu edilen hızla ilerlenemediğini ancak ortada iddia edildiği gibi ne TC-KKTC arasında, ne de 4 parti arasında bir sıkıntı olduğunu belirtti.” Peki soruyorum üzerinden 8 ay gibi bir süreç geçmesine rağmen hala bu halkın gözünün içine bakarak “yapacağız”, “edeceğiz” demeye ne kadar daha devam edeceksiniz. Halk 14 aylık dönemde sizin uyumunuzu ve güzel sözlerinizi değil sizin icraatlarınızı, insan hayatlarına dokunmanızı ve ekonomik kalkınmayı görmek istiyor. Sizce?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40