Halk artık hükümetin varlığını sorgulamaya başlamıştır
İktidara gelmek, saltanatı ele geçirmek ve makamda safa sürmek değildir.
Hele, devlet olanakları ve kaynaklarını kullanma yetkisini elde etmek de değildir.
Aksine, iktidara gelmek,halka ve ülkeye hizmet etmek yükümlülüğü altına girmektir.
Zaten bu nedenle,seçimlerde de halktan görev talebinde bulunan adaylar ve siyasi partiler, neler yapacaklarını açıklayarak oy ve görev talebinde bulunur.
Fakat ülkemizde tüm tüm siyasiler, halkı, sadece seçimden seçime hatırlar, dikkate alınır, önemser. Seçim zamanında söylenenler,seçim bildirgeleri ve vaatler de, sadece formalite olarak kabul edilir.
İktidara gelen siyasi partiler, genellikle halkın ve ülkenin sorunları ile ilgilenmek ve hizmet etmek yerine, devletten yararlanarak oylarını artırmağa çalışır.
Yaşanan dönemde, ülkemizin içinde bulunduğu koşullar ve tanık olduğumuz olaylar; hükümetin maalesef, sorunlarla yeterince ilgilenmediğini, bazı kesimlere de aşırı tolerans göstererek ve fazla insancıl davranarak , devletin saygınlığının ayaklar altına alınmasına sebep olduğunu gösteriyor.
Örneğin:
KKTC tarihinde ilk defa olarak, grev yasağına rağmen, eylemlerin sürdürülmesi ve halkın sağlığının tehlikeye sokulması karşısında, hükümetin hiçbir şey yapmaması, üstelik grev yasağını tanımayanlarla bir de hizmet vermedikleri günlerin ödenmesi için pazarlık yapılması hükümetin ve devletin saygınlığına gölge düşürüyor;
Terör örgütü PKK yandaşlarının, her fırsatta ve sık sık,ülkemizde eylem düzenlemesine,karışıklık çıkarmasına ve üniversitelerimizde huzursuzluk çıkarmasına,aşırı derecede tolerans gösterilmesi, hem sakıncalı hem de anavatanımıza karşı vefasızlıktır;
Başkentin en göz önünde yeri ve turistlerin en fazla uğrak yeri olan, Girne kapısında, üstelik Cumhurbaşkanlığı binasının hemen yanında, kanalizasyon sularının günlerce yola akması oldukça rahatsız edicidir;
Geçmişte KKTC’den Sivil Toplum Örgütlerinin bilgilendirme toplantıları için, Brüksel’e ,Ercan havayolundan gitmesine karşın, Kasım 2012 ‘den sonra gidişlerin Larnaka’dan yapılması kararına, ses çıkarılmaması, ulusal davamız bakımından sakıncalıdır;
Güneydeki Türk mallarının Rumlara satılması haberleri karşısında, hükümetin hiçbir önlem almaması, açıklama yapmaması, başkalarının da satmasını cesaretlendirecek;
Güneyde pişirildiği ve kuzeyde içimizdeki işbirlikçi taşeronlar tarafından servis edildiği aşikar olan, halkımız ile anavatanın arasının açılması için sürdürülen, dayanaksız, yalan ve haksız yoğun beyin yıkama faaliyetlerine, göz yumulması,üstelik bu zararlı akımın,devletten maaş çeken bazı kişilerin önderliğinde yürütülmesine ses çıkarılmaması, ulusal davamıza ciddi zarar veriyor;
Yaşanan dönemde on,binlerce kuzeyli soydaşımızın ülkemizi terk etmesi ve bunun doğal sonucu olarak da bir çok iş yerinin kapanması karşısında, bu tehlikeli ve zararlı geri göçün önlenmesi için, hiçbir önlem alınmaması aleyhimizedir;
Ülkemizde yaşayan yabancı uyrukluların güvenlik, dolandırılma ve ikamet izinlerinin verilmesinde çıkarılan can sıkıcı, yorucu, mantıksız formaliteler nedeniyle ayrılmaları karşısında, hükümetin hiçbir önlem almaması, ekonomik bakımdan zararımızadır;
Güneydeki nüfusun milyona dayanması ve Rumların ellerindeki en güçlü silah olan nüfus avantajlarının aleyhimize daha da bozulması karşısında, etkili bir nüfus politikası belirlenmemesi ciddi bir hatadır;
Sivil Toplum Örgütlerinin kuruluş ilke ve amaçları dışında, siyasi partiler gibi hareket etmesine, bazılarının da ulusal davamız aleyhinde faaliyetlerde bulunmasına seyirci kalınması uzun vadeli çıkarlarımız bakımından zararımızadır;
Lefkoşa Belediyesinin, halktan hizmet gerekçesi ile aldığı vergileri savurganca, amaç dışı, hatta usullere aykırı olarak kullanılmasına göz yumması ve sorumlular hakkında yasal işlem yapılmaması büyük hatadır;
Bazı Belediyelerin, su bağlantısı örneğinde olduğu gibi, halktan fahiş ve sağlık ilaçlama gibi, dayanaksız, haksız vergi alınmasına, hükümetin ses çıkarmaması, vatandaşların devlete karşı güveninin sarsılmasına sebep oluyor;
Dış talebin ortadan kalkması nedeniyle, atıl durumda kalan 15000 dolayındaki villanın pazarlanmasını özendirici önlemler alınmaması ( her evin tapu işleminde en az 10,000 TL stopaj vergisi alındığına göre) devletin 15 milyon T.L dolayında vergi kaybına sebep oluyor.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40