Geçen hafta 4’lü koalisyon hükümeti 6,5 saatlik Bakanlar Kurulu neticesinde döviz kurunun insanlarımızın alım gücünü pozitif yönde etkilemeyi amaçlayan 10 maddelik tedbir aldığını açıklamıştır. Fakat döviz kurunun son bir yıldaki % 25-30’luk artışı ve buna karşı olarak nerede ise ithalata bağımlı olan KKTC ekonomisinin iğneden ipliğe pahalalanmasına vesile olmuştur. Hükümetin aldığı bu tedbirler sadece ve sadece “döviz kuruna karşı hükümet olarak çare üretiyoruz” algısı yaratmaktan ötürü gidememiştir. Alınan bu tedbirler ile vatandaşlarımıza ; “işte hükümet olarak döviz kurunun yükselmesine karşı tedbir aldık” demek için alınan palyatif tedbirlerdir. Ülke insanımız açısından yıkıcı olan bu döviz kurunun son 1 yıllık etkisini maalesef bu tedbirler ile çözmek imkansızdır. Sadece bu tedbirler ancak çorbadaki tuzun etkisi kadardır.  Tabii ki KKTC hükümetlerinin yükselen döviz kuru etkisi ile çok da bişey yapmasını beklemek insafsızlık olur. Bilindiği üzere kendi para birimiz yok. Türk lirası kullanıyoruz. TC’nin belirlediği para politiklarının (piyasaya doğrudan müdahale etmek) hiç birini kullanamıyoruz. KKTC Merkez Bankası’nın nerde ise para politikası üzerie gerçekleştirebileceği hiç bir fonksiyonu yok. Bu bilgiler ışığında halkın hükümetden döviz kuru karşısında çok da önlem almayı beklemesi yersiz olur. Fakat hükümetimiz son 1 aydır, döviz konusunda tedbir alacağını Başbakan ve Bakanlar nezninde defalarca kamuoyunun gündemine taşıyınca, vatandaş olarak beklentimizde artış baş göstermiştir. Bu da beklentinin yüksek olması sonucunda alınan bu 10 maddelik döviz kuru tedbirleri tüm kesimler tarafından nerde ise “dağ fare doğurdu” açıklaması peş peşe gelmeye başlamıştır. Niye mi???

Çünkü hükümetimiz kur sabitlemesine gidildiği yönünde açıklama yapmış fakat bu kur sabitlemesine yönelik oluşan kurun ne olduğunu hükümet net olarak açıklamamıştır. Nerede ise kelime cambazlığı ile kurun ithalat tarihine bağlamıştır. Peki sormak lazım bu noktada piyasayı denetlemek için gerek Ticaret Dairesi gerekse Gümrük Dairesi’nin yeterli personel sayıları mevcut mu?? Yoksa ticaret erbabının insafına mı bıraktınız KKTC halkını. Halbuki geçmişte yapıldığı gibi belirli bir zaman diliminde hükümet tarafından net olarak belirlenen kur sabitlemesine gidilebilinirdi. (http://www.haberturk.com/ekonomi/doviz/haber/1122800-kktcde-doviz-kuru-sabitlendi)  yada KKTC 2018 Mali yılı Bütçesinde hükümetiniz tarafından baz alınan bütçe döviz kurlarını baz alabilirdiniz. Çünkü bütçe yaklaşık 1 ay önce KKTC meclisden hükümetiniz tarafından yasallaştı. 2018 Mali yılı Bütçesinde uygulanan döviz kurları; 1 stg=4,79 TL; 1 Euro=4,36; 1 usd=3,69 TL.

“Bankalardaki pul harcı kaldırılıyor” hükümetin bir başka tedbiri. Fakat sanki de tümden pul harcı kaldırılıyor anlamı taşımaktadır. Halbuki buradaki tedbir olarak gösterilen bu madde mevcut döviz borcunun TL borcuna dönüştürülmesidir. Mudi zaten döviz kredisi olarak pul harcını ödemişti ikincisini yani TL’ye dönüştürülecek kredide tekrardan pul zaten ödenmesi insafsızlıktır. Mudi kaç defa ödeme yapacak?? Burada hükümetin esas alması gereken tedbir Türk lirası üzerinden alınacak pul harcı ve BSİV kaldırması veya minumum seviyeye çekmesi idi. Hükümet bunu yapsa ülkede TL kullanımını teşvik etmiş olacaktı. Ayrıca buna karşılık olarak Döviz kredisi kullanımında Pul harcını ve BSİV artırarak tüketicinin TL’ye yönelmesi sağlanılabilinir ve de Kamu Maliyesi’nin gelirleri de korunurdu....

Kira sözleşmlerinde alınacak stopaj oranları Türk Lirasında Dövize oranla daha düşük olacağı açıklanmıştır. Fakat net olarak Türk lirasında % kaç, Dövizde % kaç uygulanacağı açıklanmamıştır.

Yine hükümetimiz Devlet arazileri, Vakıf arazileri ve KIB-TEK’in uyguladığı trafo katkı paylarının TL olacağını fakat alınacak tedbirdeki kur miktarını veya kriterini açıklamamıştır. Sadece ve sadece yuvarlak kelimler tercih edilerek kur sabitlemesine ve TL kullanımına geçilecektir ifadeleri kullanılmıştır.  

Hükümetimiz niye yıllardır değişmeyen vergi oranlarını değiştirmeyi düşünmüyor??? İşte döviz kurlarının bu kadar yüksek seyrettiği bu dönemde insanımızın gelir seviyesini direk etkileyen vergi oranlarını niye düşürmüyorsunuz. Vergi oranlarını aşağı çekerek kayıt dışılığı da azaltarak (ülkede çoğu ekonmiste göre %40 kayıt dışı ekonomi var) vergi adaleti sağlamış ve vergi pastasının büyümesini de sağlamış olursunuz....

Halbuki insanımızın alım gücünün döviz karşısında eridiği bu günlerde, hükümete gelirkenden akaryakıta yapılan 33-35 kuruşluk zamlar ile piyasanın en önemli girdi maliyeti olan akaryakıt sayesinde ülke pahalılaştırılmıştır. Halbuki hükümetimiz döviz tedbirlerinin ülke insanımızın alım gücünü artırmayacağını en az bizler kadar bilmektedir. Bu bağlamda akaryakıta yapılan zamlar daha aşağılara çekilip insanımızın alım gücünün korumaya gidilebilinirdi. Dediğim gibi en büyük girdi maliyeti olan akaryakıt dolaylı olarak da hayat pahalılığını tetikler niteliktedir. Geçen yıl %14,68 olan TÜFE bu yıl en az o kadar veya daha fazla enflasyon beklentisi gündemdedir. Enflasyonun yüksek seyretmesi hem kamu maliyesi hemde ülke ekonomisi açısından son derece sıkıntılar ve olumsuzluklar yaratacaktır. KTTO tarafından geçenlerde açıklanan Rekabet Edebilirlik Raporuna (http://www.ktto.net/wp-content/uploads/2018/03/kktc_raportr_son_23-03-2018.pdf) (2017-2018) göre; Ülkemiz 137 ülke arasında 109. Sırada yerini alırken son derece düşündürücü bir ekonomik yapıda olduğumuzu göstemektedir. Çünkü 109. Sıra aslında gelişmişlik seviyesi hiç olmayan Afrika ülkeleri ile ayni katogoride olduğumuzu göstermektedir. Halbuki liberal ekonominin temeli olan serbest piyasa koşulları yani devletin ekonomiye müdahaleci olmadığı bir yapıda arz-talepin fiyatları belirlediği sadece devletin düzenleyici ve denetleyici olduğu yapıda KKTC Ekonomisi gelişebilir. Hükümetimiz Dövizin etkisini azltmak isterse reel sektöre sıcak para yartamalıdır. Gerek hibe gerekse düşük TL faizleri ile üretim ve yatırımları teşvik ederek, ülkenin döviz kurlarından oluşan negatif baskıyı kırabilecek ve  ekonomik çarkları döndürebilecek bir yapıya dönüştürülmesi hedef alınmaldır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner66

banner50

banner68

banner40