Bugün her zamaki adli tatil öncesi yoğunluk nedeni ile bir yüksek mahkeme,bir ağır ceza mahkemesi koşuştururken basit ceza davası olan izinsiz inşaat davasını sona sakladım ve ceza mahkemesi boşalır düşüncesi ile Lefkoşa Mahkemesi alt katında bulunan salon'a indim.Birde ne göreyim her zaman olan yoğunluğun üstünde bir yoğunluk olduğu dikkatimi çekerek salona girdim.Başsavcılık'ta görevli KKTC mahkemelerinde bulunan Ceza ve polis davalarından sorumlu Başsavcı yardımıcısı muavini Sayın Mahmut Atakara mahkemeye hitapta bulunuyor bu arada belirteyim Mahmut bey'in mahkemeye çıkması bu konu'ya Başsavcılığın ne kadar önem verdiğini göstermektedir,bu andan sonra hitabı dinlemeye başladım Aslanbaba'nın ifadesinde rüşvet aldığı ile ilgili her hangi bir beyanı olmadığını,viski,puro ve çerez aldığını iddia ettiği beyanlarınında tamamen HİCİV olduğunu yazılı ifadesinde rüşvet aldığını kabul etmediğini ve yine bu güne kadar incelenen ses kayıtlarında RÜŞVET suçu ile ilgili herhangi bir bulguya varılmadığı için bir ceza davası gerek olmadığı sebebi ile yurt dışına çıkışının yasaklanmasına gerek kalmamıştır dedikten sonra söz alan Aslanbaba'nın avukatı buna itirazım yoktur şeklindeki beyanı ile mahkemede Aslanbaba'nın var olan çıkış yasağı emrini iptal etmiştir,belirteyim Aslanbaba mahkemede söz alıp konuşmamıştır ve bu olayı izleyenlerin olduğu bölümde oturarak dinlemiştir.
Ben bu konuyu iki boyut ile değerlendirmek istiyorum il önce hukuk boyutundan başlayalım aslında ceza davası da düzenlenen Rüşvet suçu sadece kamu görevinde istihdam edilenlerin aldığı rüşvet ve yine kamu görevlilerine işinin olması için rüşvet verenin cezalandırılmasını düzenlediği için milletvekilerine uygulanması kanımca hukuk'en doğru değildir.Milletvekili dokunulmazlığına geldiğimiz zaman ise anayasa sadece tutuklanamaz ve yargılanamaz diyor,bu demek değildir ki bir milletvekili görevde olduğu sürede her türlü suçu işleyecek ve ömür boyu yargılanmayacak, anayasa bu konuda görevi sona erdiği zaman yargılananacağını veya tutuklanabileceğini emrediyor ve benim hukuki görüşüme göre yurt dışına çıkış yasağı koymak ileride yargılama için bir hazırlık çalışması olmakta ve kanımca mahkeme tarafından verilen bu emir anayasaya aykırı değildir,yine kamuoyu yanıltılarak sanki başsavcılık idari bir karar ile çıkışı yasaklamış gibi bir hava yaratılmıştır bu doğru değildir tamamen yasalara uygun olarak mahkeme emri ile çıkışı yasaklandığı için bu emrinde verilemeside hukuka uygun bir karardır,yani kısaca demek gerekirse Aslanbaba'ya yapılan uygulama tamamen Anayasa ve Yasalara uygun yapılmış bir uygulamadır.
Bu olayın diğer boyutuna değinmek gerekrirse bu olay sadece Aslanbaba tarafından organize edilecek kadar basit değildir ilk önce saatlerce kayıt yapabilecek cihazı ve düzeneği kim sağlamıştır,kürsü dokunulmazlığından faydalanabilmek için basın toplantısı değilde meclis kürsüsünden konuşmasının hangi hukuçular kendisine akıl vermiştir aslında olayın bütünü incelendiğinde bir ekip işi olduğu göze çarpmaktadır,yine söylemek gerekir ki Polis Genel Müdürü süratli bir şekilde Aslanbaba'nın verdiği ifadeyi kamuoyuna açıklamak zorundadır çünkü bu bilgi kirliliği ancak bu yolla ortadan kalkabilir.buradan Meclis Başkanına seslenmek istiyorum KKTC insanının onurunu kurtarma göreviniz var,Aslanbaba'nın yaptığı rezilik meclis çatısı altında derhal cezalandırılmalıdır bu rezilik nedir böyle ben Türkiye insanları üzerinde KKTC'e halkının ne kadar kötü bir imajı oluşmasına sebeb olduğunu temizlemek zorundasınız, kendi basit çıkarları için meclisi ve insanımız rezil eden,daha sonra bundan dönen ayrıca başkaları için tehlikeli noktalara temas etmekten rahatsız olmayan ırkçılık yapılıyor imajı vererek halkın başkalarının siyasi çıkarı için etnik bölücülüğe sebep olacak açıklamalar yapmaktan çekinmeyen bu şahsı lütfen basın olarak sansasyonel haber uğruna dikkate almayın ve beyanatlarını yayınlamayarak kendisine böyle bir oyun oynadığı için bu halk adına bir ders verin çünkü bence siz bu engelemeyi yapmaz iseniz bu şova devam edeceği her halinde belli olmaktadır.
Bakıyorum işte sayın Başbakan bunu yaptırmış,hükümette kalma uğruna Serdar Denktaş'a teslim olmuş hadi ya bırakın bu boş lafları belli noktaları isteği için aslında hala daha devlet çalışma mekanizmasını tam anlayamamış iyi niyetli bir insan olduğundan zerre kadar şüphe duyulmayan sayın Sibel Siber'i niye karalıyor ben anlamış değilim.
Aslında niyet belli yeni kurulan hükümeti zedelemek için belirli yerlerden teknik destek alınarak oynanan bu oyun sona erdi lütfen susun çünkü konuştukça batıyorsunuz. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40