banner100
banner97

Rum tarafı çok güçlü destekleyicileri nedeniyle, hem suçlu hem de güçlü pozisyonunda hareket eder. 1963’te silah gücü ile, 1960 ortaklık yönetimini yıktığı ve bizi yönetimden dışladığı tarihi belgelerle sabittir; Hal böyle iken, bütün dünyaya, yıktığı Kıbrıs Cumhuriyetinin yasal sahibi olduğunu kabul ettirmiştir. Bizi ortaklık yönetiminden silah zoru ile atmasına ve 1960 Kıbrıs Cumhuriyetindeki haklarımızdan mahrum etmesine rağmen, büyük bir pişkinlikle isyan ettiğimizi ve ortak devletten ayrıldığımızı ileri sürmekte; Sadece Rumları temsil eden güneydeki yönetimin gerçek Kıbrıs Cumhuriyeti olmadığı, inkar edilemeyen açık bir gerçektir; Buna rağmen Rum tarafı, kendi yönetimlerinin sahici, bizim kurduğumuz yönetimin de gayri yasal ve sahte olduğunu ileri sürmekte. Şimdiye kadar hazırlanan tüm çözüm planlarını bizim kabul etmemize ve onların ret etmesine karşın, çözümsüzlükten bizi suçlu göstermekte; 1957-58, 1963-74 döneminde Türkleri katleden, göçe zorlayan Rumlar ,Türk’leri soykırımdan kurtarmak için askeri müdahalede bulunan Türkiye’yi işgalcilikle suçlamakta; Saldırıları sonucu sebep oldukları can ve mal kayıpları için Türklerden özür dileyip kayıplarını tazmin etmek yerine, kendi kayıpları için tazminat talebinde bulunuyor; Denizlerdeki doğal gaz kaynaklarından yararlanmak için, tek yanlı sismik araştırmalar ve sondaj çalışmaları yapmaktadır; Öte yandan bizim karasularımızda Barbaros Hayrettin paşa gemisinin sismik araştırma yapmasına, tepki gösteriyor; Güneyde bir çok Dağ yamaçlarına büyük boy Yunanistan bayrakları çizilmiştir; Barikat ve sınır kapılarında da göndere Yunanistan bayrakları çekilir. Hal böyle iken Rumlar, KKTC’de Beşparmaklar üzerinde çizilen bayraklarımızdan şikayet etmekte ve kaldırılmasını için imza kampanyası düzenlemektedir. Görüldüğü gibi Rum tarafı sürekli olarak tek yanlı hareket ederek, bizim haklarımızı gasp ediyor, buna rağmen kendini haklı, bizi de haksız gösteriyor. Rum tarafının yalana dayanan, iyi niyetten uzak ve dürüstçe olmayan tutumuna rağmen, bizim her koşulda birleşmek için yanıp tutuşmamız, felaketimize sebep olacaktır. Çünkü kalıcı birleşik bir anlaşma yapılması ve yaşatılabilmesi, her iki tarafın birbirlerinin haklarına saygı göstermesi ile mümkündür. Ancak Rum tarafı hem gerçekleri olduğundan farklı gösteriyor, hem de her konuda kendilerinin haklı, bizim de haksız olduğumuzu ileri sürüyor. Rum tarafının tutumu, bizim de bu topraklarda onlar kadar hak sahibi olduğumuzu kabul etmediğini gösterir. Güneydeki yetkililer, bizi azınlık olarak gördüklerini ve eşit ortaklığı akıllarından geçirmediklerini gizlemek gereği bile duymuyor. Bazı Rum yönetimi yetkilileri de nihai hedeflerinin, Türk ordusunun ayrılmasını ve kuzeydeki eski topraklarına yeniden sahip olmak olduğunu gizlemek gereği bile duymuyor. Rum yetkililerin tutum ve açıklamaları, azınlık haklarına razı olmamız durumunda bizimle birleşmeye razı olabileceklerini gösterir. Bu nedenle ucu açık müzakerelerle zaman kaybetmek yerine, bundan sonra mutlaka birleşme dışındaki çözüm seçeneklerine yönelmeliyiz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner66

banner50

banner68

banner40