Yılın son günlerinde, Lefkoşa Belediyesi eski çalışanlarının yaptığı eylemlerin, halkımız tarafından hoş karşılandığı ve desteklendiği söylenemez.Aksine bu üzücü olaylar, sendika ve çalışanların, halkın desteğini biraz daha kaybetmesine sebep olmuştur.
Demokratik hukuk devletinde çeşitli eylemler yapmak, belirli kurallara uyulmak koşulu ile yasal bir haktır.
Hiçbir kimse, hiçbir sebeple,başkalarını rahatsız etmek ve başkalarına zarar verme hakkına sahip değildir.
Kişilerin özgürlüğü, başkalarına zarar verecek sınıra kadardır.Bunun ötesine geçmek suç sayılır.
Lefkoşa Belediyesinin kötü yönetilmesi nedeniyle, çalışanların maaşlarının ödenememesi ve sosyal güvenlik yatırımlarının yapılmaması doğru değildir.
Hükümetin zamanında denetim mekanizmasını çalıştırması, kötü yönetime müdahale etmesi, halktan toplanan vergilerin amaç dışı ve savurganca yok edilmesini engellemesi ve sorumlular hakkında da yasal işlemler yapması gerekirdi.
Fakat Belediye yönetiminin kötü yönetimi ve Hükümetin umursamazlığı gerekçesiyle,başkent sokaklarına çöp dökerek, çevreyi kirleterek, şebeke suyunu keserek, trafiği aksatarak, polislere saldırarak, vatandaşların huzurunu kaçırarak yapılan eylemler kimseye, hiçbir şey kazandırmıyor.
Aksine,zaten yerli yersiz grevlerle mağdur edilen vatandaşların sendikalara karşı olan desteğinin dip yapmasına, hatta tamamen ortadan kalkmasına yol açıyor.
Ortada bir sorun varsa, sorumluları Belediye yönetimi, Hükümet ve Belediye Emekçileri Sendikasıdır.
Lefkoşa halkının, ne sorunun ortaya çıkmasında, ne de kötü yönetilmesinde hiçbir sorumluluğu ve katkısı yoktur.
Buna rağmen, sorunun ortaya çıkmasında en küçük bir sorumluluğu bulunmayan, aksine ödediği paralara rağmen yeterli düzeyde hizmet alamayan, Lefkoşa halkının haklarına sahip çıkılmıyor,mağduriyeti umursanmıyor.
Bu açık ve net gerçeklere rağmen, eylem yapan ve hükümetten bir şeyler talep edenlerin, öncelikle vatandaşları hedef alması, onları zarara uğratması, büyük bir haksızlıktır.
El-Sen ile Belediyeler arasında çıkan sokak aydınlatma sorunu örneğinde, görüldüğü gibi, vatandaştan hem Elektrik Kurumu, hem de Belediyeler, aydınlatma vergisi alıyor.Buna rağmen, El-Sen (Elektrik Sendikası), bir de haksızca iki yere birden vergi ödeyen halkı cezalandırıyor.
Kuşkusuz eylemlerde ölçünün kaçırılmasında, hükümetlerin ve tüm siyasi partilerin de çok büyük sorumluluğu vardır.
Her şeyden önce hükümetlerin, sırf popülizm nedeniyle, eylemlerini yasal ölçüler dışına taşıranlar hakkında, şimdiye kadar yasal işlem yapılmaması, sol muhalefetin de haklı haksız, daima eylemcilerin yanında yer alması,böyle davranışların yaygınlaşmasına sebep oluyor.
Ayrıca, şimdiye kadar en fazla ses çıkaran, en fazla şiddet kullananlara, haklı haksız tüm istediklerinin verilmesi de, böyle eylemlerin alışkanlık haline gelmesine yol açıyor.
Hele hükümetin,sırf oy kaygısı ile hareket ederek, şimdiye kadar Sivil Toplum Örgütlerinin , görev, sorumluluk ve yetkileri ile faaliyetlerini düzenleyen bir yasa çıkarmaması, bazı yöneticilerin tutum,davranış, açıklama ve eylemlerinde ölçüyü kaçırmalarına sebep oluyor.
Sonuç olarak,genellikle tüm Sendikasının hak arama gerekçesiyle yaptıkları grev ve eylemlerde, hiçbir suçu olmayan vatandaşları hedef alması,cezalandırması, rahatsız etmesi büyük bir hatadır.Bu hatalı tutum ve davranışları nedeniyle de, sendikalar, halkın desteğini her geçen gün biraz daha kaybediyor.Bu nedenle, hak arayanların, vatandaşlar yerine, esas sorumluları hedef alması, onları etkileyici eylemler yapması daha mantıklı, etkili ve isabetli olacaktır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40