Cumartesi sabahı önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi aramış  telefonda.

Çağrısını akşam saatlerinde gördüm ve aradım.

Ama onunla konuştuklarımı birazdan yazacağım.

Aynı gün öğlen saatlerinde Gülin Küçük aradı. Telefonu bende kayıtlı olmadığı için önce tanımadım, sonra kendini tanıtınca içimden ‘hayırdır inşallah’ dedim.

Hatta acaba bir mesajıma alındı da sitem mi edecek diye de içimden geçirdim.

Meğerse konu bambaşkaymış!

Konuşmamız aynen şöyle gerçekleşti;

-Levent bey sizinle bir durumu paylaşmak istiyorum.

-Buyrun paylaşın Gülin hanım.

-Peşimize siyah cipli adam takıp resimlerimizi çekiyorlar, huzurumuz kalmadı.

-Kimler sizi takip ettiriyor Gülin hanım?

-Malum kişiler, kurultay sürecinde bizi huzursuz ediyorlar, biz kendi halimizde çalışıyoruz kimseye de bir zararımız yok. Hakan Bayraktar olayı da bunun bir neticesidir.

-Ne günlere kaldık Gülin hanım, şu kurultay bir bitse de siz de kurtulsanız biz de…

-Haklısınız Levent bey, ayrıca beni bizzat telefonda arayıp tehdit ettiler.

-Ne diyorsunuz siz Gülin hanım, kim tehdit etti, neyle tehdit etti.

-Her gün gazete manşetlerinde bizi rezil edeceklermiş, takip etmemizi istediler.

-Kimler Gülin hanım?

-En üst makamdakiler!

-İyi de bunlar kim Gülin hanım?

-Ülkenin en üst makamında oturanın eşi ve kızları!

-Meral hanım ve kızları mı yani?

-Siz bilirsiniz Levent bey kim olduklarını.

Sonra akşam saatlerinde Şerife Ünverdi’yi aradım sabah telefonuna bakamadığım için özür diledim.

Hani , siyasilere mesajlar atıp da onlar da bize sitem eder ya, onun arama sebebini de öyle zannettim.

Değilmiş, o da Gülin hanımdan çok farklı şeyler söylemedi.

Tehdit aldıklarını ve baskı kurmak istediklerini, gazete manşetlerinde dedikodu yayarak çamur atacakları telefonları aldıklarını söyledi.

“Sanki de casusluk filmi oynuyoruz, üzerimizde büyük baskı kurmaya çalışıyorlar” diye devam etti.

Ona da sordum kim bunlar diye?

O da ‘malum kişiler’ dedi, ve isimlerinin yazılmamasını istedi.

Biri başbakan eşi, diğeri bakan.

Çok ciddi iddialarda bulundu bize. Biz de bize düşeni yaptık ve Resmiye Canaltay’ı aradık.

Bu iddilar için çok üzüldüğünü söyledi, sonra ‘ben kimim de onları tehdit edebilirim’ dedi.

Bir sıkıntıları varsa açsınlar bana telefonda konuşsunlar diye ekledi.

Bu ülkenin artık yaşanmaz hale geldiğini de üstüne basa basa ifade etti.

Yukarıda yorum yapmadık, sadece konuştuklarımızı size aktardık.

Zaten yoruma da gerek yok!

Önce kirli olacak dedik, kirli oldu.

Sonra kanlı olacak dedik, polislik oldular.

Bundan sonrasını, düşünmek bile ürkütüyor insanı.


Bir gazino faciası daha!

Kaya Artemis Otel’in gazino yöneticilerinin çalışanlarından Mehmet Bal’a işkence iddiaları şu anda yüksek mahkemede görüşülürken, bir yenisi Lefkoşa’da bulunun Golden Tulip otelin gazinosunda yaşandı.

Önceki akşam bir gazino müşterisini rahatsızlık verdi diye önce sürükleyerek dışarı çıkaran ve sonra yere yatırıp acımasızca döven gazino güvenlik görevlililerinin bunu herkesin gözü önünde yapması görenleri hayret ve endişeye sokarken, ‘bu devleti gazino sahipleri mi yönetiyor?” sorusunu gündeme getirdi.

Samsun’dan ülkeye turist olarak tatile gelen kişinin insafsızca, hem de sokağın ortasında herkesin gözü önünde dövülmesinden sonra, hep polisin hem de İçişleri Bakanlığı’nın izleyeceği yolu merekla takip edeceğiz.

 


“Burası Afrika!”


Dipkarpazlılar dün deliye döndü.

“Burası Afrika” diye başlık atmamızı isteyen çok sayıda telefon aldık.

Hatta iri ve siyah başlık kullanmamazı bile istediler.

Konu tam bir rezalet. Zaten birkaç öğretmen eksik olan Dipkarpaz İlkokulu’nda görevli 5 öğretmen dün lojmanlarını boşaltıp, köyden ayrılmışlar.

Gerekçe başka okula tayin edilmeleri.

Vatandaş doğru tespitte bulunmuş, böyle şeyler ancak Afrika’da olur.

Bu arada dün gün boyunca belediye hoparlöründen anonslar yapıldı.

Bugünden itibaren çocuklarını okula göndermeyecekler.

Zaten gönderseler ne olacak?

Öğretmen olmayan okulda, öğrencinin işi ne?

Afrikalıları incitmeyelim. İnanın böyle şeyler Afrika’da bile olmaz.

 

 

MESAJ KUTUSU

 Sayın Sunat ATUN, Cuma akşamı Mağusa’da Temel Reis Restoran’da 15 kadar delegeyi toplayıp, ‘Ahmet abi beni kaale almıyor’ diye sitem ettiniz. Dün akşam da Merit'de bombayı patlattınız. Hakkınızda hayırlı artık. Siyaset kötü bir kumar değil mi?

Sayın Mutlu ATASAYAN, dün Dipkarpaz İlkokulu’dan 5 öğretmen lojmanları boşaltarak köyden ayrıldı. Meğerse başka okullara tayinleri çıkmış. Bugünden itibaren burada da veli eylemi başlıyor. Kontrol elden gidiyor gibi geldi bize. Bilginize ve ilginize!

Sayın Pervin GÜRLER, UBP’nin kurultay yarışı yarış olmaktan çıktı, kadınlar kavgasına döndü. Yakında saç saça girecekler, bir bayan polis komutanı olarak önleminizi şimdiden alın. 22 Ekim’e kadar size büyük görevler düşüyor.

Sayın Suat GÜNSEL, tam 6 aydır çalışanlarınızın sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımlarını yapmadığınızdan şikayetler alıyoruz. Devletten alacağınız olabilir ama vatandaş artık burada hastanelere gidemeyince Rum kesimine rağbet etmeye başladı. Yetkililerle bir an önce masaya oturup sorunu çözmeniz bekleniyor.

Sayın Ersin TATAR, Twiterdeki mesajlarınız Türkiye’nin büyük gazetelerinde haber konusu oluyormuş. Bu arada Gürcafer olayına bakıyoruz da sizden başka tepki koyan yok. Konjektür bunu mu gerektiriyor acaba?

Sayın Hakan BAYRAKTAR, cebinizde bir basın kartı olsaydı kimin resmini çekerseniz çekin polislik olmazdınız. Bizce siz hayvan üreticiliğini bırakıp gazeteciliğe soyunun.

Sayın Oktay KAYALP, Mağusa-İskele yeni yolunda drenaj sistemi olmasa gerek ki 10 dakikalık yağmurda bile büyük göletler oluştu. Bu yolu kim yaptı bunların peşine düşmek gerek. Trilyonlar çöpe gitti gibi geliyor bize.

Sayın Fatma SABRİ, Aslanköy’de bir düğünde Ahmet Kaşif ‘biz kazandık’ diye bağırınca uzun bir süre şaşkınlık yaşamışsınız. Siz dua edin de kurultaya kadar ülkede kan dökülmesin.

Sayın Mehmet DEMİRCİ, Dipkarpaz İlkokulu’ndan 5 öğretmenin birden başka okullara tayin edilmesinden sonra velileri örgütleyerek eylem hazırlığı yapmaya başlamışsınız. Lefkoşa’da yaparsanız ses getiririrsiniz. Aksi halde buradan sesinizi duyan olmaz.

Sayın Cenk MUTLUYAKALI, sel felaketi sizin gazete ve televizyonu da fena vurmuş ve alt katlar göle dönmüş. Büyük geçmiş olsun diyoruz. İtfaiye nasıl olur da biz bu suyu boşaltamayız der anlamış değiliz. Demek ki artık herkes kendi başının çaresine bakacak.

Sayın Ziba ERSOY, madem ki ameliyat başarıyla büyük geçmiş olsun. Eşiniz çorba yapmayı biliyorsa ne ala. Bilmiyorsa gelinlerden destek istemek zorunda kalabilirsiniz.

Sayın Hakan DİNÇOĞLU, Ankara ziyareti epey yorgun geçti sanırız. Bu arada genelde herkes oraya gitmişken devlet büyükleriyel resim çektirip gelir. Siz icazet almadınız mı yoksa?

Sayın Başaran DÜZGÜN, anladığımız kadarıyla memleketi bırakıp İstanbul’a göç etme planı yapıyormuşsunuz. O zaman vakit geçmeden elçiliğe vatandaşlık işlemleri için müracaat edinki mal alırken zorluk çıkarmasınlar.

Sayın Kemal HAVALI, eşinizin ayağı sakatlanınca evde bütün işler sizin bayınıza kalmış diyorlar. Büyük geçmiş olsun. Yumurta kavurmayı biliyorsanız sorun yok demektir. Ütü işinde biraz zorlanabilirsiniz.

Sayın Vedat ERBAŞ, sizin gazinonun korumaları bir müşteriyi Allah yarattı demeyip fena halde hırpaladı. Kaya Artemis’ten feyz mi aldınız da işi polise havale etmek yerine hem polis hem ed yargıç rolüne soyundunuz?

Sayın Özel KADIOĞLU, anjiyonun başarılı geçtiğini öğrendik. Büyük geçmiş olsun. Artık kendinize daha fazla özen göstermeniz gerekiyor değil mi? Hele kurultay heyecanı bütün organlara zarar.

Sayın Emete GÖZÜGÜZELLİ, Hasta Hakları Derneğini yeniden hayata geçirmenizden dolayı sizleri kutlarız. Hoş ülkede insan hakları ayaklar altına alınmışken, hastaları kim düşünecek o da ayrı bir tartışma konusu değil mi?

Sayın Hüda AKSOY, kurultay nedeniyle bazı kamu çalışnlarını ödenekli izne çıkardığınız iddi adiliyor. Bizim gazeteyi arasınız da beni de 3 ay ödenekli izne gönderseler diyorum. Bizim başımız kel mi?

Sayın Resmiye CANALTAY, sizi şimdiyle kadar bu kadar sinirli hiç görmemiştim. Haer konuşmamızda ülkeyi terk edeceğim diyorsunuz ama memleketten de vaz geçemiyorsunuz değil mi? Şu kırıltay bitsin hele bakalım daha neler olacak!

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40