,

Bilindiği üzere demokrat parti 2013 seçimlerinde %22.3 oy oranı ile 12 millet vekili almıştı ,

7 ocak 2018 seçimlerinde %8 ile 3 millet vekiline düştü ve bu düşüşün sebebini her ne kadar açık açık söylemesede sebebi başta Yeniden Doğuş Partisi ve Ulusal birlik partisi idi .

Bu iki partinin daha da güçlenip bir sonraki ilk Yapılacak genel seçimde Demokrat partiyi baraj altı bırakacağı bilinen en önemli gerçek.

Bu nedenden dolayıdır ki Serdar Bey koalisyon görüşmeleri sürecinde parti içindeki ve ülke genelinde sağ cenahın tepkisini ve bakısını hafifletmek için göstermelik olarak üçlü koalisyon görüşmelerine katıldı

ama

aklında ve fikrinde hiçbir şekilde partisine ve kendine risk olan gördüğü iki sağ partiyi de hükümet kurmak yoktu bu iki sağ partiyi hükümet dışı bırakarak önümüzdeki günlerde gerçekleşecek belediye ve hemen ardından yapılacak olan cumhurbaşkanı seçimlerinde oylarının düşüşünü sağlayıp Demokrat partinin oylarını yükselterek. kısacası bütün hesap elindeki belediyeleri kaybetmeden belediye sayını ve oylarını artırarak yapılacak en erken genel seçimde baraj altı kalmaktan kurtulmak.

Yukarıda yazmış olduğum gerçeklerden yola çıkarak

Düşüncem odur ki;

4 partinin arasında imzalanan koalisyon protokolünde yer almayan asıl madde aslında BELEDİYE seçimleri konusundaydı,

Bu iddia nereden çıktı mı diyeceksiniz,

hükümetin ilk bakanlar kurulu toplantısında icraat olarak belediyelerin kamu kurumlarına yani ihtiyat sandığı ve sigortalara altından kalkamayacak duruma gelen borçları suya sabuna dokunmadan 2020 yani iki yıl sonraya tarihine ötelemesi ve dörtlü koalisyon bakanlar kurulu kararında öyle bir kara daha imza attı ki kendilerinden sonra hükümete gelenin vay haline dercesine borçların yapılandırmasını yapıp uygulamayı 2020 den sonrasına bıraktı ..

İşte tam da bu karar 4 siyasi partinin belediye seçimlerinde ittifak yapacakları ispatlamıştır..

,

Koalisyon Hükümetinin belediyelere borçlarına yönelik sözde icraatından da net bir şekilde Anlaşılıyor ki 4 parti Koalisyon görüşmelerinde sadece bakanlıklar ve kurumlarını paylaşmakla birlikte aynı zamanda belediyeleri de paylaşmışlardır.

Dörtlü koalisyon ana yol haritası olarak ortaya koydukları açıklamada daha şeffaf, adil, demokrasi ve özgürlüklerin savunulacağı ayrımcılıkların ortadan kaldırılacağı ve yolsuzluklarla mücadele hükümeti olarak açıklama yapmışlardı.

Aslında Koalisyon görüşmelerin asıl amacı ulusal birlik partisinin ve Yeniden doğuş partisinin gücüne güç katmalarını durdurmak ve daha güçlenmemeleri engellemek için ne yapabilirlerdi, anlaşılan odur ki; 4 partinin hükümet olması bu büyümenin önüne geçme konunda yetmemiş olması gerekir ki dörtlü koalisyon büyük belediyelerde ve ubp , ydp nin tahmini belediye başkanı kazanabilecekleri noktalarda 4 lü ittifak adayı ve veya büyük belediyelerde partiler seçim iş birliğine giderek hükümet dışında kalan partilerin yükselişinide dur diyecekler di .

Bu Belediyelerden bir kaçı

Aşağıda sıraladığım gibi olması planlanıyor;

Lefkoşa - (Tdp) mehmet harmancı

Girne - ctp sümer aygın

Magosa - (dp) İsmail Arter

Güzel yurt -ctp Prof Dr mehmet çağlar

İskele -tdp Erkut Yılmabaşar

Erenköy -dp Özay öykün

Mehmetcik -hp

Lefke -ctp

Büyükkonuk -hp

Değirmenlik -ctp

Esentepe hp veya dp

Tatlısu -dp

Paşaköy -hp

Partilerin adını yazmadığım noktalarda çıkacak olan aday isimlerini önümüzdeki günlerde yavaş yavaş netleşecektir.

Belediye seçimlerinin yanaştığı şu günlerde ortaya koyduğum iddialı tahminin yavaş yavaş hayata geçtiğini göreceksiniz ..

Aslında 4 koalisyon modelinin gerçekte yolsuzluklarla mücadele değil en çok savundukları şeffaflık ilkesinden uzak sadece Ulusal birlik partisinin ve Yeniden doğuş partisinin yükselişini durdurmak adına her türlü seçim ve hükümet ittifakı olduğunu düşünüyorum,

Düşüncelerimin doğru olduğunu görmek için

Hani daha yeni kuruldu zaman verin diyenleri üzmemek adına

Yeni hükümete zaman verelim görelim...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner66

banner50

banner68

banner40