Başlık, Mehmet Hasgüler’in on yıl önce yazdığı Kitabına koyduğu isimdir.
Yanlış mı?
Coğrafik önemi bu kadar önemli olmasa yine de bu kadar entrika yaşanır mıydı? Bu Ada’da…
Kıbrıs’taki Türk milliyetçiliği İttihad Terakkinin adadaki faaliyetleri döneminde kıvılcımlandığını söyleniliriz. Anadolu’daki milli mücadele döneminde önemli şekilde tırmanışa geçtiğini sonrasında ise Anadolu da yapılan inkılapların Kıbrıs’a yansıdığı dönemde iyiden iyiye Kıbrıslı Türklerde benimsendiğini görebiliyoruz. 1930 yıllarında gelindiğinde Türk milliyetçiliği Kıbrıslı Türklerde tamimiyle yerleştiğini ifade edebiliriz. 1931 isyanın dan sonra İngilizler ağır yaptırımları sonucu Ada’daki ulusal simgeleri uzunca bir zaman yasaklanmıştı.
İngiltere, II. Dünya savaşı sonrası Ada’daki çıkarlarını korumak için Türk milliyetçiliğini desteklediği görülmektedir. 1950 yıllara gelindiğinde Kıbrıslı Rumlar İngiltere yönelik haklarını savunma şeklini değiştirerek silahlanmaya gitmişlerdi. Günün sonunda bu silahlı eylemler İngilizlerinde yönlendirmesiyle Kıbrıslı Türklere yönelmişti. Bunun sonucu olarak iki toplumun arasına nifak sokulmuş ve bir birlerine kin beslemeye başlamalarına neden oluşmuştu. İngiltere Ada’dan çıkarlarını koruyarak çıkıp, bu iki bir birine kırdırıp birbirine öfke duyan iki toplumu uluslararası kamuoyunada arkasına alarak bir devlet kurdurmuştur. Kurulan bu devleti iki toplumda benimsemiş kendi milli davalarına ulaşmak için geçici bir durum olarak görülmüştü. Nitekim kurulan devlet ’ten üç yıl sonra sorunlar yaşanmaya başlamış Kıbrıslı Rumlar, Türklerin haklarına müdahale etmeye çalışınca Kıbrıslı Türkler mevcut devletten çekildiklerini açıklamıştı. Kıbrıslı Rumlar ve Yunanistan 1963-64 ve 1967 yıllarında büyük acılar yaşatırken Kıbrıslı Türkler ve Türkiye 1974’de Rumlara acılar yaşatmıştır. 1974 den sonra Kıbrıs adası güney ve kuzey olarak ikiye bölünmüştü. Kıbrıslı Türkler, 1983’de kendi ulusal devletlerini kurarlar. Bu da bize Kıbrıslı Türklerin ulusal bilincinin tamamlandığını göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yukarda verdiğimiz yakın geçmişin bu kısa özeti bizlere şunu gösteriyor;
Bu iki toplum belli dönemlerde bir birlerine büyük acılar yaşatmış ve itiraf edelim ki büyük bir bölümü halen karşılıklı bir şekilde kin güdülmektedir.
Olası bir antlaşmada iki bölgelilik esas alınmalıdır. Zira benim en büyük kaygım olası bir münferit Rum Türk kavgası anında toplumlar arası çatışmayı tetikleye bilme ihtimalin oldukça yüksek olmasıdır.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40