Son yıllarda çevre örgütlerinin ve buna paralel olarak halkımızın da çevre duyarlılığın artması, sevindirici bir gelişmedir.
Örgütlerin çevre sorunlarını gündeme getirmesi, çevre saldırılarına tepki göstererek kamuoyu oluşturması, vatandaşları harekete geçirmesi ve hükümetlere hatalarını düzeltmesi için baskı yapması da, yararlı ve memnuniyet vericidir.
Ancak her konuda olduğu gibi çevre konusunda da ölçüyü kaçırmamak, mantık ve insaf sınırlarının dışına çıkmamak gerekir.
Her şeyden önce, gerçekçi olmak zorundayız.Dünyadaki nüfus ve modern yaşam tarzımız, çevre için en büyük tehdittir.Bu nedenle doğasal çevreye hiç zarar vermemek için, öncelikle şimdiki modern yaşam tarzımızı değiştirmemiz, çağdaş araç gereci ve yapay hiçbir malzemeyi kullanmamamız, işlenmiş hiçbir gıdayı tüketmememiz, beyaz eşya kullanmamamız,beton evler yerine kerpiç gibi doğal malzemeden yapılan evlerde oturmamız, otomobil yerine atla seyahat etmemiz, kısaca geçmişteki koşullarda yaşamayı kabul etmemiz gerekir.
Ülkemizdeki sanayi tesisleri, elektrik üretim santralleri, yollar, enerji nakil hatları, tarımda kullanılan kimyasal maddeler, sulama, baraj – gölet, petrol istasyonları, uçak alanı,büyükbaş hayvan çiftlikleri, taş ocakları,turistik tesisler,hepimizin kullandığı arabalar,kısaca modern çağımızda insanların yaşamını kolaylaştıran bir çok araç gereç, doğasal çevreye doğrudan doğruya veya dolaylı olarak çok büyük zarar verir.
Ancak çevreye zarar yaptığı gerekçesi ile, modern araç gereç, endüstri, tarım, turizm ve diğer tüm ekonomik faaliyetlere karşı çıkılması durumunda da; ülkede fakirlik, sefalet,işsizlik ve göç gibi sorunlar ortaya çıkar.Ekonomik bakımdan da tüm ülkelerin gerisinde kalırız ve ilkel koşullarda yaşarız.
Üstüne üstlük, sadece bizim çevreye sahip çıkmamız ve yapacağımız fedakarlıkla kötü gidişatın durdurulamayacağı da biliniyor. Hele Rum ve Yahudilerin çevremizdeki denizlerde hidrokarbon çıkarmasını ve adamızın tüm sahillerini kirletilmesini önlemek elimizde değildir.
Bu nedenle ekonomik gereksinimleri, dünya gerçeklerini dikkate alarak çevrecilikte biraz daha sorumlu, ölçülü, mantıklı olmamız ve zamanın gerçeklerine ayak uydurarak hareket etmeliyiz.
Kimse geçmişteki koşullarda yaşamayı kabul etmeyeceğine göre ve modern çağımızda, doğasal çevreye hiç zarar vermeden yaşamımızı şimdiki şekli ile sürdürebilmemiz mümkün olamadığına göre, doğasal çevreye en az düzeyde zarar vermeğe dikkat etmemiz ve bunun gereklerine uymamız en akılcı çıkış yoludur.
Zaten bilindiği gibi belirli düzeydeki kirliliklerin ve tahribatların etkisi, doğanın kendi kendini yenileme ve onarma gücü ile ortadan kaldırılıyor.
Örneğin denize, akarsuya ve havaya belirli miktarda kirletici madde verildiği takdirde, bunun etkisi bir süre sonra ortadan kalkar. Ancak kirlilik miktarı arttığı zaman yok edilemez, birikir,dikkati çekecek şekilde artar ve tüm canlıları etkileyen çeşitli olumsuzluklar ortaya çıkar.
Özetle belirtmek gerekirse, tüm canlıların yaşam ortamı olan dünyamızı el birliği ile korumamız, kaynakları daha hesaplı ve bilinçli kullanmamız hepimizin çıkarınadır.Yer küreyi hor kullanmamız, tahrip etmemiz ve kirletmemiz de hepimizin zararınadır.
Bu nedenle aşırıya kaçmadan,fazla hayalci olmadan, dünya gerçeklerini de dikkate alarak, elimizden geldiği kadar doğasal varlıklarımızı akılcı, hesaplı ve sorumlu kullanmaya ve kirletmemeye özen göstermeliyiz.Örneğin:
Elektrik santrali bacasına süzgeç koyarak hava kirliliğini, Taş ocaklarında kırma işlemini çağdaş ülkelerde yapıldığı şekilde kapalı alanlarda yaparak toz kirliliğini, çöplükleri iyi yöneterek yangınlara engel olmak suretiyle, kanserojen riskini azaltmamız mümkündür;
Şehirlerimizi, çevresini ve tarım dışı boş alanları ağaçlandırarak, teneffüs ettiğimiz havadaki toz oranını azaltabilir ve temizleyebiliriz;
Avuç içi kadar ülkemizde Landrover gibi gereksiz büyük araba yerine, küçük salon otomobil ve kısa mesafelerde otomobil yerine bisiklet kullanarak,(uygun alt yapının oluşturulması koşulu ile) havaya daha az zararlı gaz verilmesine katkıda bulunabiliriz;
İşlenmiş ve içinde sentetik kimyasallar bulunan gıdalar yerine, mümkün mertebe, doğal gıdalar tüketmeye dikkat edebiliriz;
Evlerimizde ışıkları gereksiz yere açık bırakmayarak ve ekonomik ampuller kullanarak, daha az petrol tüketilmesine ve havanın daha az kirlenmesine yardımcı olabiliriz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40