Siyasetin cilvesi böyle bir şey olsa gerek.

Bir önceki yerel seçimleri hatırlayınız lütfen.

Bulutoğluları’nın cebi para doluydu o zaman.

Bilmem kaç trilyon harcadı dendi, sonuçta kazandı.

Sonra UBP’den aday oldu, bu kez farklı kazandı.

Ama kendinin ama başkalarının servetini harcadı bu uğurda.

Sırtı sıvazlandı, omuzlarda taşındı, ‘en büyük başkan bizim başkan’ oldu

Onun forsu, ne Cumhurbaşkanında vardı ne Başbakanda!

Ta ki ayağı takılıncaya kadar…

Ve şimdi siyasetin cilvesi işlemeye başladı tıkır tıkır.

Yere düşmeye görsün bir insan.

Gelen vurur, giden vurur, bir zamanlar sizi sırtında taşıyanlar vurur.

Başkent’in şu anki rezil durumunda Cemal başkan, evet birinci derece suçludur.

Belediye kurumunu özel sector ruhu ile kendi insiyatifi ile yanlış yönetmiş, hesapsız kitapsız gitmiş, önünde ağlayan anaların çocuklarını bir telefonla istihdam etmiş, maaşını hayır kurumlarını bağışlamış, faturaralarını ödeyemeyen garibanın faturasını bazen silmiş, bazen cebinden ödemiş, ve tüm yufka yürekliliğinin şimdi bedelini ödemeye başlamıştır.

Yolsuzluk, arsızlık ve hırsızlık varsa da elbet hesabı sorulmalı, kellesi alınmalıdır …

Ama, onu bu yola ittirenler de unutulmadan.

Kapısındaki kuyruklarda  aş için, iş için saatlerce bekleyenler de bu başarısızlıkta kendinde pay aramalıdır.

Başbakanlar, bakanlar, vekiller, diğer belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, ilçe ve örgüt başkanları da kendilerini arındıramaz bu hatalar zincirinden.

Kimleri istihdam ettirmek için yalvardıklarını da unutmamaları gerek.

İhalesiz işler için kimlerin telefon ettiklerini bilmiyor sanmayınız sakın!

Sonuçta bu toplum partili partisiz bir oldu, Cemal başkan vasıtasıyla belediyeyi sömürdükçe sömürdü.

Geldiğimiz noktada da bir zamanlar sömürenler, şimdi ayağı takılan başkanı yere düşürmek için yine elbirliği yapmışlar…

Belli ki canını alıncaya kadar da devam edecek bu linç girişimi.

Cemal başkan sana sesleniyorum;

Bu zamana kadar iyi bile dayandın, yığılmamak için.

Ama artık, istifanı yaz ve evine dön.

Ama, belediyeyi çökertmek için bir zamanlar sırtını sıvazlayanları açıklamayı unutma.

Açıkla ki dosta düşmana ibret olsun.


,

“KTHY niçin batırıldı?”

 ‎”22 -27 Mart 2013 tarihleri arasında İstanbul'a gidiş- dönüş bileti almak istedik... Hani ATLAS JET , PEGASUS ve de diğerleri reklam yaparlar ya ; " İstanbul'a uçuş, 50- 60 TL " diye...

Güya koltuklar boşken fiyatlar ucuzmuş, koltuklar dolduk sonra fiyatlar yükselirmiş...! Uçmamıza daha beş ay var, yani bileti beş ay önceden alacağım ve bakın fiyatlara:

Atlas Jet : 385 TL ,THY :430 TL.... OnurAir :210 TL.

Meydanı boş bulanlar vatandaşı kaz gibi yoluyor...Eeee KTHY'i boşuna batırıp, peşkeş çekmemişler... Rant ve paylaşım büyük... Başımızdakiler ise hala koltuk ve paylaşım kavgasındalar...”

(Mehmet ÖZKARDAŞ-Kamu-Sen Başkanı)

 

Rum sürücülerin özelliği ne?

KKTC’ye araçlarıyla geçerek trafik ihlali yapan Rum sürücülerin trafik cezalarının önemli bir kısmının silinmesi kararına tepkiler devam ediyor.

KKTC yasalarına göre hiç kimsenin trafik cezasının silinemeyeceğini söyleyen kızgın vatandaşlar, bu kararla KKTC Anayasası’nın da ayaklar altında çiğnendiğini düşünüyorlar.

Bazı öfkeli vatandaşlar da bundan böyle trafik cezalarını ödememe kararı aldıklarını, Rumlara sağlanan bu imtiyaza şiddetle karşı çıkacaklarını ifade ediyorlar.

 

Anayasa’nın 124. Maddesi ‘olağanüstü durum’ diyor!

DP Milletvekili Dr. Mustafa Arabacıoğlu hatırlattı. Ülkede salgın hastalık riskine karşı Anayasa’nın 124’ncü maddesinin derhal devreye girmesini ve bunun Cumhurbaşkanı tarafından talep edilmesi gerektiğini vurguladı.

İşte o madde:

Tabii Afet ve Ağır Ekonomik Bunalım Nedeniyle Olağanüstü  Durum İlanı

            Madde 124

            Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi üç ayı geçmemek üzere, olağanüstü durum ilan edebilir…”

           


MESAJ KUTUSU

Sayın Derviş EROĞLU, Anayasa’nın 124. Maddesini hayata geçirmek artık şart oldu ve bu görev de size düşüyor. Biraz daha gecikilirse Lefkoşa başkent olmaktan çıkacak Farekent haline dönecek.

Sayın Ahmet KAŞİF, dünkü parti meclisi toplantısına katılmama çağrısına sadece 5 üye uyunca büyük hayal kırıklığı yaşadığınız söyleniyor. Büyük bir taktik hatası yaptınız değil mi?..

Sayın Derviş BESİMLER, kurultay bitince Başbakanlıktaki odanızı boşaltıp YAGA’ya dönüş yapmışsınız. Sizin için iyi bir deneyim oldu değil mi? Bu arada müsteşarlık işi de yattı gibi görülüyor. Sizin canınız sağ olsun, olmayacak her işte bir hayır vardır.

Sayın İrsen KÜÇÜK, Tayyip beyden sonra Kılıçdaroğlu’ndan da kutlama mesajı geldiğine göre mahkeme sonucunu sadece bir formalite diyebilir miyiz? Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyoruz.

Sayın Kemal Deniz DANA, Lefkoşa şebeke suyunun klorlanmadığı konusunda çeşitli ihbarlar ve şikayetler geliyor. Bu konuda hassasiyetiniz bekleniyor.

Sayın Ahmet BENLİ, üçüncü kez olmayacak dediniz ama bizim kulağımıza başka şeyler fısıldanmaya başladı. Eğer doğruysa siz de doğru bir karar aldınız demektir. Bu kadar yoğun çalışmadan sonra meyveleri toplamamak olmaz değil mi?

Sayın Güliz KANER, Ercan’ın küçük ortağı konusunda işlemlerin tamamlanmak üzere olduğunu öğrendik. Tebrik ederiz, zaten bu konuda ikinci bir seçenek neredeyse yoktu. Tebrik eder başarılı çalışmaların devamını dileriz.

Sayın Serdar DENKTAŞ, stüdyo basma işi yeni moda mı? Bundan böyle artık kanallar güvenlik güçlerini arttıracaklarmış bilesiniz. Böyle ülkeye böyle muhalefet gerek değil mi? Gazanız mübarek olsun.

Sayın Fuat NAMSOY, parti için için kaynarken dünyanın ucundaki Danimarka’da ne işiniz vardı Allah aşkına? Bu ziyarete cepten gittiyseniz sorun yok ama devlet malı denizken ne gerek var değil mi?

Sayın Fuat VEZİROĞLU, meslek hayatınızda en zor sınavı veriyorsunuz. Genç avukatlara karşı bakalım eskisi gibi kükreyip kurultayı ikinci tura taşıyabilecek misiniz? Allah cüppenize güç kuvvet versin.

Sayın Anıl KAYA, Brüksel ziyaretlerinden sonra şimdi de Londra ziyaretleri başlamış. Bu ziyaretler sizi bir yerlere taşıyacak ama hep birlikte artık bekleyip göreceğiz. Bu arada Lefkoşa’daki çöp sorununa çözüm öneriniz var mı?

Sayın Ünal ÜSTEL, İskandinav ülkelerinden sonra bir de Güney ve Kuzey Amerika’yı da gezin ki yakında genel seçim olup da kabine değişirse aklınızda kalmasın. İstihdam sözü verdikleriniz burada bolca kulaklarınızı çınlatıyor bunu da sakın unutmayın.

Sayın Aydın AKKURT, sizin meşhur baykuşlar Lefkoşa’daki çöplerden bakteri kapıp hastanelik olmuş diyorlar. Gelmiş geçsin olsun, biraz serum alırlarsa pek ala yakında görevlerine dönebilirler.

Sayın Ertuğrul HASİPOĞLU, LTB çalışanlarının hastanelerden yararlanma konusunda iyi bir adım attınız da eğer Lefkoşa’nın sağlık sorununa el atmazsanız, yakında salgın hastalıklar başlayacak ve belki de hastanelere bile gerek kalmayacak.

Sayın Ahmet BABA, Lefkoşa sinekleri her defasında sizi hedef alıyormuş ve derin izler bırakıyormuş. Cemal başkan sakın sinekleri muhaliflere programlamış olmasın? Bakalım bu konuda anti virüsü bulabilecek misiniz?

Sayın Kartal HARMAN, Taner Ulutaş ile Radyo Mayıs’ta programlara başlamışsınız. Hayırlı ve uğurlu olsun. Radyo yöneticilerini zor günler bekliyor desenize.

Sayın Kemal OKTAR, kurultayda parti meclisi seçimlerinde ilk 700 oyda 550 oy alan birisi nasıl olur da ikinci 700’de sadece 50 oy alır? Birileri çomak soktu desenize. Büyük geçmiş olsun diyoruz.

Sayın Yurdagül BEYOĞLU, muhterem amcanızın vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet size ve aileye sabır ve baş sağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler versin.

Sayın Ata ATUN, ülkeye gelen öğrencilerin muhacerette çektikleri işkence konulu yazınıza bol sayıda destek mesajınız geldi. Şöyle bir hacı sakalı bıraksanız acaba sözünüz dinlenir mi diye düşündük.

Sayın Sami ÖZUSLU, Kadıköy’deki Antalya felaketinden sonra ‘vay yandım’ diye feryat ettiğiniz iddia ediliyor. Ne diyelim Allah kurtarsın.

Sayın Mustafa ERSOY, hayat pahalılığına inat Metropol’de yüzde 50 indirim kampanyası başlattığınızı duyduk. Bu arada iptal ettiğiniz kasaları devreye koymakta yarar var, uzun kuyruklar oluşmaya başladı.

Sayın Akay CEMAL, baklalar filizlenmeye başladı, ancak bu sene ekonomik nedenlerden dolayı elinizi cebinize atmak zorunda kalacaksınız şimdiden uyarayım. Hem organik hem de taze…

 

Günün Fıkrası

 

Manastır hayatı

Bir manastırda yaşayan üç rahibe oturmuş dedikodu yapıyorlarmış.
Birincisi “kızlar” demiş “Geçen gün başpapazın odasını temizlerken bir sürü seks mecmuası buldum”.
Diğerleri ‘Peki ne yaptın?’ diye sorunca ilk rahibe “Hiç” demiş ne yapacağım hepsini çöpe attım’
İkinci rahibe anlatmaya başlamış “Ben de bir ay önce başpapaz efendinin odasını temizliyordum bir sürü prezervatif buldum”
İlk rahibe sormuş “Peki sen prezervatifleri ne yaptın? Attın her halde”
İkinci rahibe “Yok canım” demiş “Hiç üşenmedim tek tek hepsini iğne ile deldim ve tekrar paketlerine koydum”
Bunu duyan üçüncü rahibe düşmüş bayılmış…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40