Dün sabah kanalın bahçesinde oturuyorum, saat 09.00 olmuş.
İçimden ‘acaba Kâşif bizim programa icabet etmeyecek mi’ diye geçirdim.
Çünkü, 08.45’de bekliyordum onu.
Şükür, 09.05’de geldi ekibi ile birlikte.
Ekibi dediğim, şu bizim meşhur dadaş Yakup Kılgöz.
Hani, Kâşif kurultayda kaybederse bıyıklarını keseceğine iddiaya giren Kâşif’in kadim dostu.
İlk iliştiğim o oldu, yazık olacak senin bıyıklara diye incittim kendisini.
Her zaman ki babacanlığı ile, ‘kesmeyeceğim, çünkü kazanacağız’ dedi.
Meğerse Kâşif’in ekibi bu kadar değilmiş.
Programı yapıp da yine bahçeye çıkınca, Sanayi Bölgesi’ni selin değil ama Kaşifçilerin bastığını gördüm.
En enerjik Hasan Taçoy’du.
İlkay Kamil en yakışıklı ve şık olanı, sürekli telefonda delegelerle konuşuyordu.
Türkay Tokel’i sessiz ve düşünceli gördüm.
Zorlu Töre’nin kırmızı kravatı her zaman ki gibi yamuktu.
Ergun Serdaroğlu, her zamanki gibi ağır abi gibi ağırdan alıyordu.
Afet hanım ise her zamanki gibi amazon ruhlu, en canlı vekillerdendi.
Geneline baktığınızda ise, kurultayın hala bitmediğini düşündüklerinden dolayı olsa gerek heyecanlarını yitirmemişlerdi.
Program ise tam beklediğim gibi geçti.
Ahmet Kâşif önce, yavaş başladı birlik ve beraberlik tablosu çizdi, sonra eleştiri dozunu yükseltti.
“Seçimi farklı kazanacağız’ derken gözlerinin içine baktım, buna inanarak söylediğini gördüm.
Seçimi ise bir matematik hesabı olarak görüyor.
22 ay önce gerçekleşen kurultayda 396 oy alan Kâşif, Hasan Taçoy’un 200 oyunu da ekleyince ortaya 596 rakamı çıkıyor.
Buna yanındaki destekçi vekillerin de desteğini ekliyor ve ‘en az 700 delegenin oyunu alır kazanırım’ diyor.
Mantıksal olarak doğru, ala işin ‘tamamen duygusal’ yönünü de bir yerlere yazmak gerek.
Benim asıl merak ettiğim soruyu ise unutmadan soruyorum:
“Oğlunuz Börke Kaşif’in ihale işlerinin kurultaya olumsuz yansıması olur mu” diye.
Elbette ki Kaşif ve oğlu Börke etle tırnak gibi bir şey.
Ama Kâşif, hiç tereddüt etmeden yapıştırıyor cevabı:
“Suçu varsa, yolsuzluğu varsa cezasını çeksin…”
Börke Kâşif’in müteahhitlik yaptığını bilmeyen yok.
Hakkında çok sayıda yazılar yazıldı, eleştiriler yapıldı, babasının kendisine arka çıktığı iddia edildi durdu.
Biz de bu konuda çok sayıda yazı kaleme aldık, ama çıkıp da kimse elimize belge vermedi.
Hoş, Börke de bizi arayıp ‘yazdığın gibi değil’ demedi.
Ama, Ahmet Kaşif’in ‘suçluysa yargılansın’ açıklaması önemlidir.
Hele de eğer böyle bir suçlama eğer olursa Ahmet Kâşif’in başbakanlığı döneminde yargıya havale edilirse daha anlamlı olacaktır.
Sonuçta, Ahmet Kâşif, bu işin peşini hiç bırakmayacak gibi görülüyor.
En çok güvendiği kesim ise ‘sessiz’ delegeler.
Geçen kurultaydan yaptığı hesabı bir yana koyarsak, eğer gerçekten de Kâşif’in dediği gibi baskı ve korkudan dolayı delege halen rengini saklıyorsa, kurultay sonucunu ‘foto finish’ belirleyebilir.
Bu görüşümüze, son hafta karşılıklı patlatılacağı iddia edilen bombaları dâhil etmiyoruz.
Önümüzdeki 8 gün beklediğimizden de zorlu geçecek.
 
 
 
MESAJ KUTUSU
 
Sayın Derviş EROĞLU, UBP’nin 37’nci yıldönümü kutlamalarında salonda posterinizin olmamasına biraz bozulduğunuz söyleniyor. Kurultay öncesine geldiği için bunları artık normal sayacaksınız.
Sayın Ragıp RATİP, Toprak Ürünleri Kurumu’na ait arpanın Mağusa limanında özel bir şirketin adına geçirilerek depolandığı duyumunu aldık. Devletin arpasını bir özel şirketin üstüne yapmanın yasal sakıncaları yok mu?
Sayın Asım VEHBİ, okulunuz çalışanlarının bir süreden beridir sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımlarının yapılmadığı yönünde duyumlar alıyoruz. Üniversiteler eğer yatırımlarda zorlanırsa diğer özel şirketler acaba ne yapsın? Bu konuda bir açıklama bekliyoruz.
Sayın Hüseyin ÖZTOPRAK, bölgenizin önemli isimlerinden birisi olarak kurultayda son haftaya girilirken kapınızı çalanların artacağını söylüyorlar. Serdar bey bu işlere ne der bilemeyiz ama son günlerde adınız fazlaca anılmaya başlandı.
Sayın Mehmet Ali TALAT, geçtiğimiz hafta yapılan AK Parti kurultayına davet edilmemeniz nedeniyle epey üzgün olduğunuz söyleniyor. Acaba araya kara kediler mi girdi dersiniz?
Sayın Bengü ŞONYA, Erhan Arıklı ile dün akşamdan itibaren dünür olduğunuzu öğrendik. Fikirlerde ne kadar uyuşamasanız da dünür sohbetleri hele de mangal başındaysa keyifli olur diyorlar. Genç çifte mutluluklar dileriz.
Sayın Osman KORAHAN, Kamu Hizmeti Sınav sonuçlarında her hangi bir şaibe rastlanmadığı yönünde haberler alıyoruz. Yani, son yapılan geçici öğretmenlik sınavı iptal mı edilecek şimdi?
Sayın Ümit BAHŞİ, Cumhurbaşkanı Eroğlu’ndan basın resepsiyonu için davetiye almamışsınız diye sitem ediyormuşsunuz. Merak etme ben de almadım, o gece ben seni balık yemeye götürürüm.
Sayın Turgay AVCI, UBP’nin kuruluş resepsiyonunda partililer size beklediğinizden fazla ilgi göstermişler. Aradaki buzlar eriyor desenize…
Sayın Sunat ATUN, önceki akşam Temel Reis’te onurunuza verilen resepsiyonda size gösterilen ilgi nedeniyle epey mutlu kalmışsınız. Bu arada Maraş örgütlerinden büyük destek aldığınızı öğrendik. Moraller düzeliyor değil mi?
Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, bir araştırın bakalım TÜK’ün arpaları Mağusa limanında kimin üstüne yapıldı ve depolandı. Bu konuyu takibe alanlar var haberiniz olsun.
Sayın Sami DİLEK, hayırdır Kamu-İş’e nazar mı değdi böyle? İstifalar başladı diyorlar. Arkası da gelecek diye iddia ediyorlar. Kurultay arızaları mı yoksa?
Sayın Kadri FELLAHOĞLU, cezaevinden aradılar özellikle mazbata mağdurları sizinle görüşmek istiyorlarmış. Bizden iletmesi.
Sayın Hasan AKINCI, başınıza gelenlere en azından sizin kadar biz de üzüldük. Büyük geçmiş olsun diyoruz. Zaten çok yakında sizin başınıza gelenler bütün toplumun başına gelecek.
Sayın Mutlu ATASAYAN, sel gelmedi diye moralinizi bozmayın siz doğru kararı verdiniz. Riski görüp baştan önlem almakla en doğrusunu yaptınız.
Sayın Özdemir TOKEL, UBP reklam paralarına yüklüce para sarf etmiş. Beğendiniz mi bari? Siz de bu arada çok şey kaybettiniz değil mi? Allah büyük size de başka yerlerden verir.
Sayın Burhan CAMBAZ, parke cilalama kurslarına katıldığınızı öğrendik. Hayırdır nereden çıktı şimdi bu? Yoksa eşinizin emri demiri kesti mi?
Sayın Osman IŞISAL, dünkü mesajınızı gören bizi mesaj yağmuruna tuttu. Bir ara Balıkesir’e gidip yaşanan çirkin kokuyu kendi burnunuzla almanız isteniyor.
Sayın Emre DİNER, yeni haber siteniz hayırlı ve uğurlu olsun. Ünlü bir iş adamı bu için epey sermaye koymuş diyorlar. Turnayı gözünden vurdunuz desenize.
Sayın Yakup KILGÖZ, 21 Ekim’de kurultay sonuçlarından daha çok sizin bıyıkları düşünmeye başladım. Eğer keserseniz Palandöken dağlarına çıkıp yas tutacağınız söyleniyor. Bir Dadaş’a da bu yakışır değil mi? 
 
 
 
 
 
 
 
Günün Fıkrası
 
Hava durumu
 
Bölgede acımasızlığı ile nam salmış Kızılderili kabilesi yeni bir şef seçmiş. Yeni şef genç ve deneyimsiz ama böylesi bir fırsatı da kaçırmak istemediğinden şefliği kabul etmiş.
Kış yaklaşırken kabile üyeleri şefin çadırına gidip sormuşlar : "Ulu şef, bu sene kış nasıl geçecek?"
Şef cevap vermiş : "Kış sert geçecek, ormana gidip hemen odun toplayın."
Verdiği cevaptan emin olmayan ve eğer doğru çıkmazsa koltuğu ile birlikte başını da kaybedeceğinden hemen telefona sarılmış ve meteoroloji dairesini aramış.
"Bu sene kış nasıl geçecek?" diye sormuş ve memur cevaplamış "kış sert geçecek"
Şef derin bir nefes almış almasına ama kabile 1 ay geçmeden yine aynı soruyla çadıra dayanmış.
Kışın beklenildiğinden daha sert geçeceği cevabı ile kabileyi tekrar ormana odun toplamaya gönderen şef hemen telefona sarılıp yeniden meteoroloji dairesini aramış.
"Bu sene kış beklenildiğinden daha sert geçecek" cevabı ile şefin kendisine güveni tamamen yerine gelmiş ve kabile üyeleri ormandan döner dönmez hemen kış ile ilgili kötü ruhlardan yeni haberler aldığını ve son 20 yılın en sert kışının yaşanacağını söyleyerek ormanda tek bir odun bırakmayana kadar kabilenin çalışmasını emretmiş.
Emretmiş emretmesine ama ya doğru çıkmazsa diye de tedirgin olmuş ve yeniden meteoroloji dairesini arayıp aynı soruyu sormuş.
Memurun verdiği "bu sene son 15-20 yılın en sert kışı olacak" cevabı ile şaşıran şef, ikinci soru için izin istemiş ve sormuş:
"Verdiğiniz bilgiler ve tahminlerde nasıl bu kadar emin olabilirsiniz?"
Memur cevaplamış:
"Vallahi bu i.. Kızılderililer ne zaman böyle delice odun toplarsa o yıl kış mutlaka sert geçecek demektir."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40