Koca hükümet partisi;
Siz de parti meclisi üyesisiniz, saat 16.00'da telefonunuz çalıyor 17.00’de parti meclisi toplantısına davetlisiniz deniliyor.
Şok oluyorsunuz!
Bugün de aynısı yaşandı, parti kurmayları ve parti meclisi üyeleri hafta sonu tatili nedeniyle yurdun çeşitli kesimlerine yayılmışken, bir çoğu rakı kadehlerini devirirken ya da mangaldaki etler yanmasın diye kontrol ederken ansızın keyiflerini kaçıran telefon geldi ve 1 saat içinde parti merkezinde olmaları istendi.
Ortak olan tek nokta parti meclisinin hangi gündemle toplanacağını bilmemeleriydi.
Övünmek gibi olmasın ama birçoğu da yeni Genel yönetim Kurulu’nun oluşturulacak olmasını benden öğrendi.
Peki ne oldu da İrsen bey ansızın böyle bir karar alma ihtiyacı hissetti?
Gayet basit;
Lefkoşa Kaza Mahkemesi, Pazartesi günü yapacağı duruşmada kurultay için Kaşif’in ara emri istemine olumlu yanıt verecek de ondan.
Burada kilit isim, mahkeme başkanı Emine Dizdarlı’dır.
Dizdarlı’nın resmi olarak açıklanmasa da İrsen beyi parti yetkili kurullarını belirlememesi için yaptığı telkinlerdir.
Ve sonunda, İrsen beyin mahkemeden çıkacak sonucu hissedip, mahkemeden önce davranıp, baskın bir toplantı ile parti yönetimini belirlemesidir.
İlk bakışta yasa dışı bir hareket yoktur.
Çünkü, Kaşif’in mahkeme konusu parti meclisine seçilenler değil, genel başkanlık sonuçlarıdır.
İrsen bey siyasi kurnazlık gösterip, biraz etik dışı görülse de parti yönetimini belirleyerek önce genel başkanlığına parti onayı alıp, sonra aylar sonra verilmesi beklenen karara karşı parti meclisi silahını kuşanacak, bir anlamda da hukuk savaşını siyasi savaş haline döndürecektir.
Aslında ülkemizde siyasetin geldiği noktayı bir kez daha görmek açısından güzel bir örnek daha yaşadık.
İrsen bey, baskın basanındır mantığı ile hukukun kararını beklememiş, biraz riskli olsa da siyasetin de bu ülkede hukukun önünde olduğu gerçeğini göstermiştir.
Divanın kurultay sonucu kararını, yeni yönetime onaylatacak ve başkanlığını ilan ettikten sonra, parti içi kararların mahkemenin değil, partinin yetkili organlarının verebileceği mesajını verecektir.
Yani, hukuk by-pass edilecektir.
Bu yazıyı tam noktalarken bir okurumuzdan mail aldık.
Onu da yazalım ki, ülkenin siyasi gerçeklerinden birisinin daha kamuoyuna deşifre edilmesini sağlayalım.
Salih Hafız;
Kurultaydan tam iki ay önce Devlet Emlak ve Malzeme Ofisi’nde hiçbir liyakata bakılmadan istihdam edilen gençlerden birisi.
Bu şanslı arkadaş, tam iki aydır devletten maaş çekiyor, çekmeye de devam ediyor.
Ama ne iştir ki, ne kurultay sürecinde, ne de kurultay sonrasında daireye ayak bile basmamış.
Anlaşılan, kurultay için koşturmuş ve çok yorulmuş ki şimdi de tatilini yapıyor.
Daire müdürünün de bilgisi dahilinde işe gitmeden devletin ensesinden maaş çekiyor.
Hem de geçici memur!
İşte yasa tanımazlık, işte hukukun üstünlüğü, işte bizim kasabanın siyaset politikası.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40