Bir iş adamı niçin gazete ve televizyon kurar…

Ülkede iki çeşit medya patronu var;

Birincisi gazetecidir, doğrudan ve halktan yanadır, kamuoyunu doğru bilgilendirme amacını taşır…

İkincisi de basını sadece ‘silah’ olarak görür ve bunu devlete ve rakiplerine karşı kullanmak için bu sektöre girer!

İşte bu iki tip medya patronunu birbirinden ayırabilirsek ne ala…

KKTC’de günlük 18 gazete yayınlanıyor…

Sırada daha iki tane daha geliyor diye duyduk!

Birkaç ay içinde 20 gazete olacak anlayacağınız…

Bir avuç ülkede 20 tane günlük gazete olması normal midir sizce?

Bize göre değil!

Nüfusu bizim nüfusun 3 katı olan Güney’de sadece 4 günlük gazete yayınlanıyor…

Bir de haftalık var!

Peki bizdeki bu furya niye böyle?

Çükü artık basın silah olarak kullanılıyor…

Ve hepsinin de ardında iş dünyası var!

Peki bu basın seviciliği ne işe yarıyor?

Bir çoğunun satışı 100 taneyi geçmez ama…

Şu televizyonların sabah yayınları var ya!

Hepsinin de manşetleri çarşaf çarşaf yayınlanıyor sabah programlarında…

Tetikçilik için en güzel fırsat budur!

Bayide satmayan gazeteler televizyonlarda okununca inlerce izleyiciye ulaşıyor…

Gücü de buradan alıyorlar zaten…

Bu konuda uzun zamandır bir arşiv düzenliyoruz!

Zamanı gelince bunları da yayınlarız, hangi basın organı hangi manşeti patlatmış, ardından iş adamlarının işleri bir anda halledilivermiş…

Böylelikle tetikçi basın peydahlanıveriyor!

Biz basın mensupları için bu durumda en üzücü olanı nedir bilir misiniz?

Tarafsız haber yapamamak…

Kalemi özgürce kullanamamak!

Patronların istediği doğrultuda, bazen de hiç inanmadığın manşetlere imza atarak mesleğin ayaklar altına alınması…

Mesleğin halk için değil de patronlar için sürdürülmesidir!

Bu durum nereye kadar giderek bilemeyiz…

Bildiğimiz şudur ki, bu sektör her geçen gün irtifa kaybetmektedir!

Halkın gerçek sorunları değil de patronların lehine gazetecik yapmak, bilgisayar tuşlarını birer mermi gibi kullanmak belki iş insanlarına yarayabilir ama…

Bu ülkede yapılan gerçek ve hür gazeteciliği de hızla bitirmeye adaydır!

“Talimat yerine getirilmiş…”

“AKSA’nın milyonlarca dolar kâr yapmasına ve toplumu yüksek tarifelerle sömürmesine neden olan sözleşmeyi yenileyenler, uzatanlar, imzalayanlar ve iptal etmek için hiç adım atmayanlar koltuklarda otururken, çalışanın lehine, adaletsizliği ortadan kaldıran ve neredeyse kWs maliyeti sıfıra yakın olan bir TİS imzalayan ve kurumun Kıbrıslı Türkler’in elinden alınmasına engel olacak, bilimsel dayanağı olan kararlar üreten Yönetim Kurulu’nun Başkanı görevden alınmış. Yani belli ki talimat yerine getirilmiş!

Bize ne yakışır biliyor musunuz? “Zaten her konuda Türkiye’ye bağlıyız, elektrikte de bağlansak ne olur” diyen “bağımlılığa bağımlı” Enerji Bakanı’nı da KIB-TEK’i de yönetmesi için TC’den “resmi ve aleni” olarak bir memurun atanması…”

(Hasan Ulaş ALTIOK)

“10 imza yeterli…”

“Cumhuriyet Meclisimiz, Cumhurbaşkanlarını, Meclisi bilgilendirmesi üzere Olağanüstü Toplantıya çağırabilir mi?

20 Mart 2014 tarihli ekteki yazı, Cumhuriyet Meclisi web sayfasındandır..

O dönemde Mecliste görevli müşavirlerden olduğum cihetle çok iyi hatırladığım söz konusu yazıdaki hususu bilginize getirmek istiyorum:

Dönemin 10 milletvekili, Meclis Başkanlığına hitaben yazdıkları yazıda, Kıbrıs konusunda yaşanan son gelişmelerin değerlendirilmesi ve Meclisin bilgilendirilmesi amacıyla, Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğünün 60ncı maddesinin 2nci ve 3ncü fıkraları uyarınca, Cumhuriyet Meclisinin, dönemin Cumhurbaşkanı Sn. Dr. Derviş Eroğlu'nu Olağanüstü Toplantıya çağırma talebinde bulunmuş ve bu talebin Meclis Başkanı tarafından yerine getirilmesi rica edilmişti..”

(Dilek Yavuz YANIK)

“Halkın sabrı taşıyor…”

“KIB - TEK Yönetim Kurulu Başkanı'nın görevden alınmasının hemen arkasından EL-SEN'den gözdağı atağı...

EL SEN Yönetim Kurulu "süresiz grev" de dahil olmak üzere birtakım eylem kararları almak üzere olağanüstü toplanıyor...

Halkın malı olan elektrik kurumunun,dayanaksız, siyasal ve ideolojik eylemlere alet edilmemesini, elektrik kesintileri yapılmamasını, halkın ve ekonominin enerjisiz bırakılmamasını, halkın kurumunun "halka karşı silah" olarak kullanılmamasını dilerim... Elektrik konusunda halkın sabrı taşma noktasındadır...

Halkla karşı karşıya kalınacak eylemlere girişmek sendikal akıl değildir...”

(Ahmet TOLGAY)

Türk futbolu kaybediyor…

Perşembe akşamı heyecanla Galatasaray-Benfica maçının başlamasını bekliyoruz…

Adına Avrupa Fatihi dedik ya!

Maç sonucuna elbette üzüldün ama…

Daha da üzücüsü vardı aslında maç öncesi!

Galatasaray’ın ilk 11’de sahaya çıkacak olan kadrosu…

Tek bir tane bile yerli futbolcu yoktu takımda!

Kaleciden tutun da forvetlere kadar…

Kocaman bir takım Avrupa maçında tek bir tane bile Türk futbolcu çıkaramıyorsa yazıktır ona!

Dahası Türk futbolu da kaybediyor böyle olunca…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cavit özkut 3 ay önce

.madem öyle türk futbolu kaybeder diyorsan sen k.k.t.c deki takımlardan tut sporculer nerdeyse hepsi tūrk

Avatar
cem dora 3 ay önce

Gazeteci vardı da biz mi görmeyik? Annan planı dönrminde bu işler ayağa düştü ve o günden beridir yerlerde sürünür. Kendini satan satana... Dürüst sazeteci yoksa dürüst gazete olmaz...

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40