"Ekmek kutsaldır!" derdi babam. Bir yandan yere dökülen ekmek kırıntılarını toplar, bir yandan da "Allah Firavun'un parmak uçlarını yakmayacakmış; çünkü o, ekmek kırıntılarını toplayıp yermiş…" şeklindeki hikayeyi anlatırdı. Ama bu hikayeyi anlatan babam, sofraya oturduğu zaman soğanı yumruğuyla ikiye ayırıp çocuğunun önünde çelişki sergileyen de yine aynı babam... Acaba neden böyle bir çelişki arz ediyordu babam? Ekmek kutsaldı da soğana ne olmuştu?
Kültürün insanların düşünce yapılarında ki değişimleri ile birlikte davranış biçimlerini düşünürken üniversiteye giriş sınavında çıkan ve benimde geçen gümlerde tesadüfen okuduğum soru aklıma geldi. Soruda : "Kaplumbağa çorbası bir Fransız için ziyafetin görkemli girişini oluştururken, bir Türk bunu soğuk bir şaka olarak algılar. Domuz pirzolasını zevkle yiyen bir Alman karşısında Türk'ün pek de ağzı sulanmaz, hatta yüzü değişir. Kurbağa bacağını iştahla ısıran bir İtalyan'ın karşısında bir Türk şaşkınlıkla karışık tiksinme tepkisi gösterebilir." Bu satırlar verilmiş ve "Parçada sözü edilen durumlar, aşağıdakilerden hangisine örnektir?" sorusu sorularak öğrencilerden "kültürel farklılık" cevabını bulmaları istenmişti.
Bu yazının çıkış noktalarından birisi de budur. Acaba bir İngiliz Müslüman'ın zihnindeki ekmek imajı babamın Firavun'lu ekmek imajından farklı mıydı? Acaba Müslüman olduktan sonra domuz yemekten vazgeçse bile bir İngiliz Müslüman, domuz denilen ve eti İslam'ca haram kılınmış hayvana karşı Türkiyeli bir Müslüman'ın yansıttığı nefreti duyabilir miydi? Yoksa onun gözünde domuz, eti yasaklanmış, ama sevimli bir hayvan olarak mı kalacaktı? Acaba o da babam kadar ekmeğe hürmet gösterebilecek miydi? Eski dini Hıristiyanlık'ı hangi gözle değerlendirecekti artık?
Doğulu Müslüman için Batı, kompleks duyulan erişilmez ayrı bir dünya oldu yıllardır. Batılının kendine yakınlaşması onun için ayrı bir övünç kaynağı olmalıydı. Hele bir Batılının Müslüman olması onun göklere çıkarılması için yeterli sebepti. Türkiye'de özellikle 1980'li yıllardan itibaren bir "Batılı Müslüman oluyor" fırtınası esti.
Kendilerine karşı kompleks duyduğumuz insanlar bizim dinimizi seçiyorlardı ve gururlanmak hakkımızdı. Kim bilir, belki de güneş Batı'dan doğacaktı artık. Müslüman olanların hikayeleri günlük konuşmalara konu oldu. Hatta kimi Batılı meşhurların İslam hakkında söyledikleri birkaç olumlu cümle bile onların Müslüman sayılmaları için yeterli kabul edildi. Bir Yusuf İslam'dan etkilenmemek mümkün değildi.
Son günlerde ki Müslüman imajının sarsıntıya uğratılmak istenilmesinin sebebi ise Müslümanlığın trajının artması ve dünyada ki Türk olgusunun olgunlaşması… Yaşanılan birçok vahşetin arkasında, takip edilen değil, takip eden noktasında olan Batılılar tehlikeyi sezdi ve tehlikeli oyunlarına yeniden başladı…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selim pusat 4 yıl önce

haklısın gardaş türk i̇slam sentezi artarak devam edecek yeterki üslubu ile anlatmak ve uzlaşı kültürünü yakalamak niyetinde olalım eline sağlık

Avatar
Tan Sağlam 4 yıl önce

yazılar doğruda hepsi boş be kardeşim. herkes ekmeğinin derdinde. kimse dinlemez, okumaz, o yüzden herkes vakit kaybediyor. işinize bakınnn...

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40