Avcılık federasyonu kısa süre öncesine kadar buhranlı günler geçirmekteydi. Federasyon gün geçmiyordu ki gazete manşetlerini süslemesin ta ki seçimler yapılıp yönetim değişene kadar…

Yaptığım gözlem neticesinde başa gelen yeni yönetim ayağının tozu ile güzel işler yapmaya başladı. Bu alanda gerçekleştirilmeye çalışılan reformlar çerçevesinde gün geçtikçe emin adımlarla profesyonellik yolunda ilerlediğini kanıtlamaktadır. Avcılık federasyonu yönetiminin, bünyesine hem bilim hem de eğitim alanında uzman bir bilim insanı almasının çok akıllıca olduğunu söylemeden geçmek istemiyorum. Federasyon ilçe ilçe dolaşıp zararlılarla mücadele kapsamında, karga ve saksağan avının nasıl yapılıp nasıl yapılmaması hakkında seminerler verdi. Biraz da şans eseri de olsa Yakın Doğu Üniversitesinde yapılan semire katılma fırsatı buldum. Seminer gerçekten bu konudaki eksik yönlerimin giderilmesine çok katkı sağladı.

Ülkemizde; karga ve saksağanların sayıların normalinden fazla olduğunu, bu karga ve saksağanların diğer kuş ırklarının üremesini engellediğini ayrıca bunu da diğer kuş türlerinin yumurtalarını yiyerek yaptıklarını öğrenmiş oldum. Bunun yanında geçmiş dönemlerde karga ve saksağanların yumurtalarının toplandığını ve bunun da çok yanlış bir uygulama olduğunu öğrendim. Kendi kendime bu uygulamanın neden yanlış olabileceğini düşünürken sunumu yapan Nazım hoca duruma açıklık getirdi. "Tepeli guguk kuşu denilen bir kuş türünün kuluçka paraziti olduğundan yani kendinin yuva yapmayıp karga ve saksağan yuvalarına, karga ve saksağanın yumurtasını atıp kendi yumurtasını bıraktığından bahsetti. Bu sebeple mücadele kapsamında karga ve saksağan yumurtaları toplanırken bu kuşun da yumurtalarının toplandığını söyledi. Tabi bu duruma göre tepeli guguk kuşunun da neslinin, bu durumdan olumsuz etkilendiğini vurguladı. Bu noktada kuşun yok olmasının ne gibi tehlikelere yol açacağı soruları yükselirken hoca ekledi. “Tepeli guguk kuşu aslında ülkemizin iğne yapraklı ormanlarının illeti olan çam kese tırtıllarının doğal düşmanıymış ve bu kuş türünün bahsedilen nedenlerle sayılarının azalmasına bağlı olarak ülkemizin bu tırtıllardan dolayı zarar görmektedir.”

Nazım Hocanın kim olduğu ile ilgili kendi kendinize mırıldandığınız sorularınızı sanki duyar gibiyim…
Bahsettiğim kişi Uzman Biyolog Nazım Kaşot. Nazım hocamız Ege Üniversitesinde biyoloji bölümünü bitirdikten sonra Yakın Doğu Üniversitesi çevre eğitimi ve yönetimi üzerine yüksek lisansını yapmış, aynı zamanda da aynı üniversitenin aynı programında avcı eğitimleri üzerine doktora iktisadinı devam ettirmekte olan değerli bir bilim insanıdır.

Avcılık eğitimi alanında olumlu katkıların ortaya koyulduğunu düşündüğüm bu seminerlere; gençlerden tutunda, yetmişli yaşlardaki dayıların bile büyük ilgi göstermesi beni inanılmaz derecede şaşırttığını belirtmek istiyorum. Bunun en önemli göstergesi ise, avcılık federasyonun çok fazla üye sayısına ulaşmış olmasıdır. Gerçekleştirilen seminerler dizisi kapsamında, Gönyeli`den Girne’ye, Mesarya`dan Güzelyurt`a kadar Kuzey Kıbrıs`ın dört bir yanında yer alan avcılık ve atıcılık kulüplerinin katıldığı büyük bir seminer düzenlendi.
Seminerin ardından soru – cevap kısmına geçildi. Bu esnada, bana çok ilginç gelen bir soru soruldu. Denildi ki; “ Bu karga ve saksağanların sayısı çok fazla ve bunlar da zararlı. O halde ava kapalı alanlarda neden karga ve saksağanların avlanamıyor? Nazım hoca cevap olarak, şu an için av ve yaban hayatını düzenleme yasasına göre karga ve saksağanın avlanabilecek kuşlar arasında yer aldığının ve yasak bölgelerde de kesinlikle av kuşunun vurulmasının yasak olduğunu söyledi. Hocanın vermiş olduğu cevap, kendi kendime “bu nasıl bir çelişkidir” diye mırıldanmama neden oldu. Bu durum konu hakkındaki yasa ve tüzüklerin ivedilikle güncellenmesi gerektiğini gözler önüne serdiğini düşündüm.

Yazının başında belirtim, bence Avcılık Federasyonu yönetiminin yaptığı en akıllı işlerden biri de yönetime böyle bir bilim insanı bulundurmasıdır. Sonradan öğrendiğim bir bilgiye göre bu ilk seminerleri de değilmiş bundan önce Güzelyurt ve İskelede seminerler verilmiş…
Sunumu yapan Nazım Kaşot hocamızın bu işe gönül vermesi Avcılık Federasyonu’nu için büyük bir şanstır. Ayrıca Nazım hocanın bu işin uzmanı olmasının da, seminer veriminin artırmasında büyük katkı sağladığını gözlemledim. Avcılık Federasyonunun böylesine bilimsel davranması ve profesyonel hareket etmesi bana göre diğer sivil toplum örgütleri için de güzel örnek teşkil edecektir. İşin eğitim yönünün konunun erbaplarıyla yapılmasının ne kadar faydalı ve verimli olduğunu bizlere çok belirgin bir şekilde gösterdiler. Avcılık federasyonunu tüm bu nedenlerden ötürü kutlar bundan sonraki süreçte başkan ve tüm yönetim kuruluna başarılar dilerim. Yolunuz açık olsun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HARPER ORHON 5 yıl önce

yıllar önce bu bilgileri karga mücadelesi ne katılan arkadaşlara biz vermiştik. görüyorumki federasyon eski günlerine dönüyor. ne mutlu...

Avatar
Tağmaç Erlik 5 yıl önce

ben geçmiş yıllarda karga avına katıldım. harper başkan zamanında da nilhan başkan zamanında da her ikisinde da bu bilgiler seminerlerde bize verildi. yani ilk kez verilmiyor.

Avatar
mete özsezer 5 yıl önce

seminerler daha önce verilmedi demiyorum ... bilimsel bilgilerle donatılıp işin uzmanı tarafından ilk kez veriliyor! fark burda

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40