Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 1974 öncesi ve 1974 sonrası diye ikiye ayıran tarihçiler ve yazarların yanında 1983 öncesi ve 1983 sonrası diye tanımlayan tarihçi ve yazarlar olmak üzere farklı guruplara ayrılarak yıllardır yorumlar üstüne propaganda yapılan bir ülke olmuştur.
İşin temelinde aslında Milli Mücadele ruhunun yatması gerektiğini ve de yattığını buradan da yazmaktan ben şahsım adıma guru duymaktayım.
Amaca gitmek için kullanılan araçların mübah olduğu bir düzende insanlar propagandalrını gerçekleştirirken her türlü yolu denemekten geri durmamaktadırlar. Geri de durmasınlar tabiki lakin bazı gerçekleri de ortaya çıkarmak bizim bireyler olarak en büyük görevimizdir.
Şimdi sizlere ara bölgede “BAF KAPISI” diye adlandırılan yerde Lefkoşa Türk Belediyesi ve lefkoşa Rum Belediyesinin ortaklaşa “ master Planı “ dahilinde yapılanları anlatmakta fayda görüyorum.

Ara bölgede “BAF KAPISI” diye adlandırılan yerde Birleşmiş Milletlerin(BM) ikamet ettiği bölgede ki güzergah üstünde bulunan bazı binalara tadilatı yapılmak istenmiştir. Sebebi ise harabe olan bu binalardan herhangi bir olası durum karşısında yıkılma tehlikesi ve çok değerli(!) BM askerlerinin zarar görebilmesi adına bir anlaşma ortaya konmuştur. BM’nin sivil kanadının çanak tutması ile iki belediye “master planı” adı altında bir protokolimzalanmıştır. Aslında buraya kadar herşey normal gözükmektedir. Asıl bundan sonraki yazacaklarımız dikkat çekici...
Bu binaların restore edilmesi anlaşmasına bizim lefkoşa Türk Belediyesi kaynak yok diyerek destek verememektedir. Bu durum karşısında da lefkoşa Rum belediyesi duruma balıklama atlaması ve yaklaşık 10 hafta bu tamiratları yapmak istemesi dikkatimizi çekmektedir. Peki; madem bizim kaynağımız yok neden biz bu anlaşmaya imza atıyoruz ve Rum belediyesinin de bu ara bölgede söz sahibi olmasına katkı sağlıyoruz? Birleşmiş Milletlerin sivil kanadı bu sürece destek verdiği gibi daha sonrada diğer kanat olan askeri kanada bu işi havale etmesi de dikkatlerinize sunulmasında fayda görüyorum. Askeri kanat ilk önce bu duruma içerlese de yapacak bir şey yok ve çalışmalar askeri kanatla devam etmekte
Müzakerelerin askıya alındağı böylesi bir durumda Rum tarafının ileriki süreçte bu ara bölgede ve bundan sonraki yaşanılacakları emsal göstererek buna benzer akrasyonlarını kendi lehine çevirmeyeceği/ söz sahibi olmak istemeyeceğini kim garanti edebilir?

Ben buradan kendi belediyemiz olan Lefkoşa Türk Belediye Başkanına bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Sayın Başkanım! Bu halk sizi bir umutla belediye başkanlığına getirdi. Ben “Güven Arıklı” olarakta size çok güvenen bir Lefkoşa hayranı olarak gıyabınızda herzaman olumlu konuşan birisiyim. Yalnız bu süreç benim miğdemi bulandırdı. Benim bu bilgilerim yanlış olabilir yada eksik olabilir. Ama bu duruma Dış İşleri Bakanlığı da tepki gösterdiği bana gelen bilgiler arasındadır. Bu bilgiler iddia da olabilir. Ama gerçek ise ki bilgiler gerçek olduğu yönündedir , lütfen bu konuyu hassas bir konu olarak değerlendirip kamuoyuna bir açıklama yapmanızı rica ederiz. Bunun yanında Birleşmiş Milletlerinde böylesi bir duruma seyirci kalması ayrıca bir soru işaretidir.

Neyse biz en azından bu sürecin artık kamoyu tarafından da bilindiğini ve aksi bir durumun olup olmadığını yetkilierden öğrenceğimizi ve takipte oduğunmuzuda okuyucularımıza buradan iletmek isterim...
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selim pusat 4 yıl önce

rumlara peşkeş çekmesinler dikkat .sınırlarımız kolay çizilmedi

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40