Anavatandan borularla su getirilmesinin,halkımız yanında, tüm ada ve adada yaşayan insanlar için olağanüstü olumlu bir gelişme olacağı inkar edilemeyen açık bir gerçektir.
İçme ve kullanma suyunun karşılanması yanında, yer altı su kaynaklarının beslenmesi, doğasal çevrenin canlanması ve adanın yeniden ‘Yeşil ada’ olması sağlanacak.
Fakat , her konuda olduğu gibi bu konuda da bazı kişi, kuruluş ve özellikle de solcu geçinen bazı siyasi partilerin hatalı, art niyetli, saplantılı, bilinçsizce, sorumsuzca,tutarsız görüşler ortaya attığı görülüyor.
Kuşkusuz demokratik hukuk devletinde, kişilerin bilmedikleri konularda, Akademisyen ve uzman gibi görüşler ortaya atması engellenemez.Ancak, ülkenin yönetimine talip olan siyasi partilerin, konu üzerinde ortaya attıkları ve atacakları görüşlerin gerçekçi, tutarlı, sorumlu,biraz da tekniğe uygun olması beklenir.
Oysa,diğer konularda olduğu gibi, getirilecek suyun değerlendirilmesinde de, özellikle bazı sol siyasilerin, saplantılı ve gerçeklerle uyuşmayan tutum içinde bulunduğu dikkati çekiyor.
Borularla denizden su getirilmesi gerçekten olağanüstü bir projedir.Benim Üniversitede öğrenim gördüğüm dönemde, konu ile ilgili hocalarım, bu projeyi, uygulanması mümkün olmayan, güzel bir hayal olarak görüyordu.Teknolojik ilerlemeler ve anavatanın büyük fedakarlıkları sayesinde, Allahın yardımı ile, şimdi bu güzel hayalin gerçekleştirilmekte olduğu görülüyor.
Fakat suyun getirilmesi kadar, değerlendirilmesi ve beklenen yararların sağlanması da oldukça önemlidir.
Her şeyden önce başta solcu geçinen kimi siyasetçiler, suyun işlenmesi ve değerlendirilmesi için, önemli miktarda ek iş gücüne gereksinim duyulacağı gerçeğini öğrenmeli ve buna göre açıklama yapmalı.
Kuşkusuz,akılcı projeler ve kredi desteği ile, halen işsiz olan bir kısım üniversite mezunlarımızın , sulu tarım işletmeciliği yapmasını sağlamak mümkündür. Fakat bu işletmeler için de, mutlaka ek iş gücüne gereksinim duyulacağı dikkate alınmalı.
Ayrıca her konuda uzman edası ile açıklama yapan kimi sol siyasiler, tarımsal üretim gibi zor doğa koşullarında yürütülen faaliyetlerde, yüksek öğrenim yapan gençlerimizin, iş gücü olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağını bilmesi gerekir.
Gerçi, özel kesimde çalışanlar ile alın teri ile ekmek parasını kazananları hiç dikkate almayan,sadece devlette istihdam edilenleri emekçi kabul eden ve onlara sahip çıkanların , konu üzerinde sağlıklı değerlendirme yapması beklenemez.
Fakat,1974’harekatından sonra elde edilen çok değerli tarımsal işletmeler karşısında bocaladığımız ve çoğunun yok olmasına seyirci kaldığımız gibi, şimdi de gelecek olan suyun Barajda kalıp tuzlanmasını istemiyorsak, çağdışı saplantılar ile slogan hastalığından kurtulmamız, pratik ve ekonomik esaslara göre hareket etmemiz şarttır.
Her şeyden önce sulu tarımda, önemli miktarda ek iş gücüne ihtiyacımız olacağı bilinmeli.Ancak yaşanan dönemde, 1974 harekatından sonra olduğu gibi, anavatandan iş gücü temini kolay olmayacak.Çünkü KKTC’deki yaşam pahalılığı ve asgari ücret, artık yabancı iş gücü için cazip değildir.
Bu nedenle politik iktidar, sol cephenin dolduruşuna gelerek, son yıllarda 80,000 soydaşımızın ülkemizi terk etmesine sebep olmakla çok büyük, bir hata yapmıştır.Bu hata, siyasilerin ülkemize yaptığı bir kötülük olarak hatırlanacak.
Kuşkusuz Anavatan tarafından yapılan 23 gölette biriken ve Yeşilırmak’ta denize akan milyonlarca ton suyun heba olmasını görmezlikten gelenlerin, gelecek olan suyun değerlendirilip değerlendirilmemesini umursaması beklenemez.
Ancak hiç olmazsa bu kadar büyük harcama ve fedakarlıklarla gerçekleştirilecek bu asrın projesinin başarılı olabilmesi için,gerek iktidar gerekse muhalefetteki siyasiler sorumluluklarının bilincinde hareket etmeli. Gelecek olan suyun değerlendirilebilmesi için, öncelikle işgücüne gereksinim duyulacağını dikkate almaları beklenir.
Bu çerçevede, vatandaşlık konusunda ülkemizin çıkarları göz önünde tutulmalı,daha mantıklı davranılmalı, son zamanlarda ayrılan soydaşlarımızın geri dönmesi için özendirici yasal düzenlemeler yapılmalı.Ayrıca, henüz ayrılmayanların kalması için, 10 yıl gibi uzun süre ülkemizde yaşayan, emeği ile hizmet veren, burada doğan, ilk ve lise öğrenimini okullarımızda tamamlayan soydaşlarımıza, acilen vatandaşlık verilmeli.
Ayrıca son zamanlarda 80,000 dolayında soydaşımızın ülkemizden ayrılmasına ve bunun sonucu olarak da ekonomimizin durgunlaşmasına, bir çok iş yerinin kapamasına sebep olan sol muhalefetin, ülkemize daha fazla zarar yapmaması için, kırsal alanlarda bir araştırma yapmasını ve tarımsal faaliyetlerde çalışanların tümüne yakınının kuzeyli soydaşlarımız olduğunu öğrenmesini öneririm.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40