Telefon, kitle iletişim araçlarından biridir. Yaşadığımız  yıllarda, telefon konusunda çok önemli gelişmeler olduğu herkesçe bilinmektedir.
Telefonu ilk önce nöbet tuttuğumuz mevzilerde gördük. Bir mevziden diğer mevzie aradaki kablo ile bağlı telefonlar çevirmeli bir sistemle çalışmaktaydılar. İki  telefon arasında haberleşme sürerken araya başka konuşmaların karıştığı bir süreçti bu.
Gerçi, Kıbrıs’ın birçok yerinde telli telefon vardı ama köyüm Üçşehitler (Goşşi)’de telefon yoktu. Neden? Türk köyü olduğu için, Rum Yönetimi köye telefon hizmeti getirmemişti.
Türkiye’ye üniversite eğitimi için gittiğimde hatlı telefonları orda daha iyi tanıdım.
Türk Ajansı-Kıbrıs (TAK)’da işe başladığımda, Lefkoşa’da santral aracılığı ile istenen yerler aranabilirdi. Daha sonraki yıllarda kurulan modern santrallerle haberleşme gelişmiş ve aramalar otomatik hale gelmiştir.
Teknolojinin  gelişmesi ile  telefonlarda hızlı bir gelişme olmuştur.
 Cep telefonu diye isimlendirdiğimiz telefonlar deveye girdi. Bununla birlikte arayanın numarasının görünmesi yanında kendisini de görme sürecine gelindi.
Cep telefonlarında kısa sürede  doyuma ulaşılacağını düşünürdüm. Oysa öyle olmadı.  Cep telefonlarına eklenen yeni özelliklerle  üretim sürdü ve hala da sürüyor.
En son yenilikler ise bu telefonların  bilgisayar gibi görev yapmaları ve internete bağlanmaları.
Bütün bu gelişmeler karşısında telefonları kullananlar ne yapmaktadırlar?
Telefon kullanımı ile ilgili görgü kuralları hala daha tam uygulanmamaktadır.
Örneğin, telefonunuz çalıyor. Açıyorsunuz. Karşıdan bir ses ‘Kimdir?’ diye soruyor. Kardeşim  karşı taraftakinin kim olduğunu sormak için mi aradın?
Oysa arayanın önce kendisinin kim olduğunu söylemesi gerekir . Daha sonra da  kimi ve ne  istediğini söylemesi gerekir.
Yanlış arayanlar genellikle karşıdakinin aradığı kişi olmadığını anladığı an hiçbir şey söylemeden telefonu kapatmaktadırlar. Oysa ‘kusura bakmayın yanlış aradım ‘ demesi gerektiğine inanıyorum.
Bir iş yerini aradığınızda telefonu açan görevliye kim olduğunuzu söylersiniz. Görevli sizi anlamamışsa, ‘İsminizi alamadım. Veya ‘Kusura bakmayın tam anlayamadım’ demek yerine tuhaf bir ses tonu ile ‘Kim?’ diye bir soru ile karşılaşırsınız.
Cep telefonları arandığında da karşı tarafın müsait olup olmadığı sorulmadan hemen konuya girenler var. Oysa bir toplantıda mısınız, bir iş görüşmesinde misiniz sorulmuyor.
Teknolojik gelişmelerle telefonlarda çağ atlandı ama insanlar onu kullanmada istenen bilgi ve görgüye henüz ulaşamadı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40