Aslında bugünkü yazım müdahale konusu filan değildi.
Bilgisayarı açıp da tam yazıma başlayacağım zaman Ada TV’nin haberleri vardı.
Görüntüde Ahmet Çaluda, Ankara’nın seçim müdahalelerini konuşuyordu.
‘Ankara bizim partimize karışabilir’ deyince önce kulaklarıma inanamadım.
Sonra kanaldan arkadaşları arayıp duyduklarım doğru mu diye sordum.
Doğruydu;
Çaluda, her dönem müdahalelerin olduğunu söyledi ve ekledi:
“Bence bir mahsuru yoktur…”
Niye Ahmet Çaluda’nın alnından öperim bilir misiniz?
Herkesin bildiği ve kabul ettiği ama bir türlü telaffuz edemediğini delikanlı gibi söylediği için.
Kendini gördüğüm ilk yerde de alnından öpeceğim.
Bu arada bundan tam üç sene önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yazdığım bir yazıyı sizinle paylaşıyorum.
Ne demek istediğimi daha iyi anlamanız için…
“Seçimlerin iki büyük adayı Talat ve Eroğlu değil ama onların yakınındakiler AKP’nin desteğinin kendilerinden yana olduğunu iddia ediyorlar.
Sonuçta AKP, şu anda Ankara hükümeti demek ve seçimlere müdahil olup olmaması elbette çok önemli.
Bu arada AKP’nin direkt olarak burada herhangi bir adayı destekleyip bunu açıklama lüksü de yok!
Sonuçta burada hür bir irade var ancak yine de seçim sürecinde bir adaya dolaylı destek verdiğini de görmemezlikten gelemeyiz.
AKP’nin KKTC’de adaylardan birine seçim çalışmaları için kendi çalıştığı şirketleri, danışmanlarını buraya göndermesi, Erdoğan’ın seçimlerde kullandığı otobüsü göndermesi bile dolaylı müdahalenin bir kanıtıdır.
Bu müdahale geri teper ya da tepmez, AKP kimseyi desteklemez kanısına varmak bazı gerçekleri gözlerden kaçırmak demektir.
AKP’nin dışında Türkiye’deki diğer siyasi partiler de KKTC seçimlerine bal gibi müdahale etmektedirler.
Örneğin daha dün akşam CHP’li bir milletvekili, “Talat artık o görevden gitmelidir” diyerek CHP’nin seçimlere bakış açısını ortaya koymuştur.
MHP de KKTC seçimleriyle yakından ilgilenmektedir;
Zaten MHP’nin KKTC’deki uzantısı olan MAP Genel Başkanı Ata Tepe’nin baştan beri Eroğlu’na destek verdiğini hepimiz biliyoruz.
Yine Tepe’nin çıktığı televizyon programlarında hararetli bir şekilde desteği sürüyor.
TDH Genel Başkanı Mustafa Sarıgül de genel seçimlerde olduğu gibi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Eroğlu’na partisinin tüm olanaklarını sunarak, seçimlerde müdahil olduğunu göstermiştir.
Geçmişte, ister Cumhurbaşkanlığı ister genel seçimler isterse yerel seçimler olsun Türkiye’den yapılan müdahaleleri kimse görmemezlikten gelemez.
İlk bakıldığında bu müdahaleler Kıbrıs Türk insanının iradesine saygısızlık gibi görülebilir ve yorumlanabilir.
Ama Kıbrıs Türk halkı da kendi ayakları üzerinde durmadığı sürece, bu müdahalelere kimsenin şikâyet etmeye hakkı yoktur.
Kendi düşen ağlamaz!..”
 
 
 
Okur Görüşü
“Amcaoğlu, Eğitim Bakanı olsun”
 
“Levent Bey merhaba,
Bugün (dün)yapılan bir eylem hakkında size yazma ihtiyacı hissettim. Bu eylem Gönyeli Fazıl Plümer Anaokulu'nda yapıldı. Eylemin sebebi okul binasının eğitime uygun olmayışı ve kapasite yetersizliği.
Gönyeli Fazıl Plümer Anaokulu, şu anda apartmandan bozma bir binada 4 yaş ve 5 Yaş eğitimi veriyor. Kimi çocuklar dairenin salonunda kimileri yatak odasında kimileri de mutfağında eğitim görüyor. Üstelik daracık merdivenlerden üst kata çıkarak. Üst katta bir yangın çıktığını düşünün. Bu çocuklar birbirini ezmeyecek mi ? Okuldaki sınıflar o kadar küçük ki ne öğretmenler ne de çocuklar hareket edemiyor. Kısaca bu okul Gönyeli gibi bir kente yakışmıyor.
Peki, bu konuda sorumlu olanlar ne yapıyor?
Bu konudaki 1.sorumlu Eğitim Bakanlığı önceki bakanlar döneminde okulla ilgili sıkıntılar bilinmesine rağmen hiçbir şey yapmadı.2.sorumlu Gönyeli Belediyesi,yani Ahmet Benli.Belediyelerin topladıkları emlak vergilerinden okullara yaptıkları yardım ve yatırımlar herkesçe biliniyor.Bu bağlamda belediye,yakın zamanda Gönyeli İlkokulu'na 50,000 TL'lik yardım yaptı.Şimdi soruyorum: Gönyeli Belediyesi, Gönyeli Fazıl Plümer Anaokulu'na ne kadarlık bir yardım yaptı ? Kocaman bir hiç.
Kürsü başına geçtiğinde mangalda kül bırakmayanlar, bu yıl tam 28 çocuğumuzun eğitim hakkını ellerinden aldı. Bu çocuklar okul öncesi eğitimi almadan 1.sınıfa başlayacak. Çünkü şu anki anaokulu binası,bu çocukları alabilecek imkana sahip değil.
Kabinenin 1. Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve 2.Eğitim Bakanı Kemal Dürüst kendi seçim bölgelerine, Gönyeli daha acil olmasına rağmen, elçilik kaynaklarıyla yeni okul öncesi eğitim binalarını yaptırdılar. Bu durumda Gönyeli halkının yeni okul öncesi bina yapımı için Ali Çetin Amcaoğlu'nun Eğitim Bakanı olmasını beklemesi lazım. Bir vatandaş olarak Başbakan Küçük'ten bir talebim var. ALİ ÇETİN AMCAOĞLU'nu Eğitim Bakanı olarak atayınız…”
(Bir Veli)
 
 


MESAJ KUTUSU
 
Sayın Ahmet KAŞİF, Sunat Atun’un dünkü zehir zemberek açıklamasından sonra şimdi size cevap hakkı doğdu. Özellikle Resmiye Canaltay’ın kaybetmesinde önemli rol oynadığınızı iddia etti. Söz sizin.
Sayın Kemal DÜRÜST, büyük gün geldi çattı. İrsen beye niçin destek verdiğinizi bugün maddeler halinde açıklayacaksınız. Kararınız vatana ve millete hayırlı uğurlu olsun. Allah utandırmasın.
Sayın Cem DANA, Ahmet Kâşif’e sonuna kadar hem maddi hem de manevi destek vermeye devam edeceğinizi açıklamışsınız. Siz yine de dost bildiklerinize dikkat edin, kurultaya son gün kala arada kırgınlıklar olmasın.
Sayın Ertuğrul HASİPOĞLU, görünen o ki DP’lilere fena halde kancayı taktınız ve altını oymaya başladınız bile. Yine de unutmamak lazım ki intikam soğuk yenen bir yemektir.
Sayın Turgay AVCI, bakanlık pazarlığı tamamlanmış ve müsteşar olarak da kendinizi Hasan Kılıç’ı seçmişsiniz. Adam ne güzel okulda bilimsel takılıyordu, yine başına dertler açacaksınız. Kararınız hayırlı ve uğurlu olsun.
Sayın Ahmet ÇALUDA, son açıklamalarınızla yılın delikanlısı seçilmeye hak kazandınız. Bir çok siyasetçi dansöz gibi kıvrılırken siz dobra konuştunuz ve parmağınızın arkasına saklanmadınız. Alnını temiz tut olur mu?
Sayın Hasan KILIÇ, önümüzdeki günlerde rahatınız kaçacak gibi görülüyor. Bilirsiniz Avcı kafaya taktı mı avını öyle ya da böyle yakalar. Eski günlere hazırlanmakta yarar var. Müsteşarlığınız hayırlı ve uğurlu olsun.
Sayın Ali Erdal Hacı MULLA, Kıb-Tek’in yakında Başbakanlığa bağlanacağını ve sonra da kurumdaki bazı kişilerden intikam alacağınızı söylüyormuşsunuz. Bu tür tehditler İrsen beye ancak zarar verir, bilesiniz.
Sayın Özay ANDIÇ, bir bayan sunucu programda sizi fena halde hırpalamış diyorlar. Nasıl oldu da kükremediniz şaşırdık doğrusu. Allahtan sunucu erkek değildi. O program kesin poliste biterdi değil mi?
Sayın Suphi HÜDAOĞLU, Taşkınköy bölgesinde bir çok ailede ishal vakaları görülüyormuş. Başkanlığı bırakmadan diyoruz bölgeye bir ziyaret gerçekleştirseniz. Bu arada aktif siyaset kararınız hayırlı olsun.
Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, bazı mazbata suçlularının cinayet işleyenlerle aynı koğuşa koyuldukları yönünde şikayetler alıyoruz. Bir soruşturun bakalım ihbar doğru mu?
Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, partiye valizle para getirenleri hadi o zaman bilmiyordunuz. Peki başkan olduktan sonra da hiç mi aklınıza gelmedi konunun üstüne gitmek. Bu konuyu açığa çıkarın kahraman olun.
Sayın Prof.Abdullah ÖZTOPRAK, kul tüzüğünün delinmesi konusunda etkin önlem almanız ve yasal işlemleri gecikmeden başlatmanız isteniyor. Belki örnek teşkil eder de bir daha böyle olaylar yaşanmaz.
Sayın Ozan CEYHUN, dün öyle bir yazı yazdınız ki yaşça büyük politikacılar fena bozuldu. Bu arada taş İrsen beye de gitti değil mi?
Sayın Anıl KAYA, Egemen Bağış ile sohbet imkânı bulup bazı nasihatler dinlemişsiniz. Biraz heyecanlandığınız söyleniyor ama heyecan yapmamak elde mi? Yolunuz şimdi iyice açıldı bu fırsatı sakın kaçırmayın.
Sayın Arif ÖZBAYRAK, Dipkarpaz’da eğitim artık size emanet. Mevcut başkan biraz pasif kalınca iş başa düştü değil mi? Napsın gariban kurultayda diş göstermek biraz cesaret ister.
Sayın Kıvanç BUHARA, belediye ile ilgili bazı ihbarlar aldık, dün gün boyu aradık ama telefonlara bakmadınız. Özellikle akaryakıt ve fazla mesai konusunda bazı şaibeler olduğunu iddia ediliyor. Sizi bu konuda dinlemek istiyoruz.
Sayın Erman ÇİTİM, özelikle Mağusa bölgesinde İrsen beye yoğun bir destek kampanyası başlatmışsınız. Ancak kimin tarafından görevlendirildiğiniz konusunda söyledikleriniz biraz kafa karıştırmış. Fazla abartmamakta yarar var değil mi?
Sayın Selçuk COŞAR, dış ülkelere kanalizasyon borusu ihraç ederek büyük bir başarının altına imzanızı atmışsınız. Tebrik eder başarılı çalışmalarınızın devamını dileriz. Allah utandırmasın.
Sayın Sermed EMİN, 40 aradan sonra Bağdat’a gitme kararı almışsınız. Duygusal anlar yaşayacağınızdan hiç kuşkumuz yok. Siz yine de Saddam'ın torunlarına dikkat edin, nolur nolmaz.
 
 
 
Günün Fıkrası
 
Zil sesi

Kasabanın saygın papazı, bir akşam meyhaneye gider.
Yemeğini yerken şarabını da o kalabalık meyhanede yudumlamaktadır.
Saatler sonra tuvaleti gelir ve tuvalete gider. Çıktığında,
meyhanedeki o kalabalık kahkahalarla gülmekte ve birbirlerini dürtüp işaret parmaklarıyla papazı göstererek kahkahalarına devam etmektedirler. Buna anlam veremeyen papaz, meyhaneciyi çağırarak neler olduğunu sorar.
Meyhaneci der ki:
- Papaz efendi bizim tuvalette pisuarın üstünde belden aşağısı bir kağıda kapanmış, üstü çırılçıplak bir kadın resmi vardır, zaten görmüşsünüzdür.
- Eeee, der papaz.
Meyhaneci:
- İşte o kağıdı kaldırınca bizim bu tarafta bütün ziller çalar da ondan gülüyorlar.”
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40