Son zamanlarda, bazı kişilerin Devletin ormanlarındaki ağaçları ve başkalarına ait olan zeytin ağaçlarını keserek odun olarak pazarlaması, artık ülkemizde can güvenliği yanında, mal güvenliği de kalmadığını gösteriyor.
Oysa, ülkemiz ağaç varlığı bakımından çok fakir olduğuna göre, hükümetin bu konuya özel önem vermesi gerekirdi.
Aslında yürürlükteki yasaların uygulanması durumunda, ağaç katliamının ve hırsızlık odun satışının önlenmesi, oldukça kolaydır.
Halen yürürlükte olan Fasıl 63 Meyve Ağaçlarını Koruma Yasasının 3.maddesine göre:
‘Bir ilçe Kaymakamından, tarım işleriyle Görevli Bakanlığın görüşü alınmak koşulu ile kesimine veya sökümüne özel olarak yetki veren bir ruhsat alınmadıkça, harup ağacı, zeytin ağacı veya herhangi bir meyve ağacı kesilemez veya sökülemez.Böyle bir ruhsatı olmaksızın söz konusu ağaçları kesen veya söken bir kişi suç işlemiş olur ve mahkumiyeti halinde, asgari ücretin beş katına kadar para cezasına veya altı aya kadar hapis cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilir.Ayni zamanda odunların tümü müsadere edilir.’
Ayni Yasanın 2. Maddesine göre de:
‘Bir İlçe Kaymakamından, tarım işleriyle görevli Bakanlığın görüşü alınmak koşuluyla, odunun satışına özel yetki veren bir ruhsat alınmadıkça, harup ağacı, zeytin ağacı veya herhangi bir meyve ağacının odunu satılamaz veya satışa çıkarılamaz.Böyle bir ruhsatı olmaksızın söz konusu ağaçların odununu satan veya satışa çıkaran bir kişi, suç işlemiş olur ve mahkumiyeti halinde asgari ücretin on katına kadar para veya altı aya kadar hapis cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilir.’
Fasıl 60 Orman Yasasının 13(3)(a) Maddesine göre: ‘Herhangi bir ağaç, ağaççık,veya çalıyı deviren, kesen,söken, kabuğunu çıkaran, delen veya herhangi bir şekilde yaralayan,bir yıla kadar hapis cezasına veya 200 Türk Lirasına kadar para cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılır.’
Görüldüğü gibi, yürürlükteki Yasalara göre, orman ağaçları ile meyve ağaçlarının, ruhsatsız sökülmesi, kesilmesi ve odun olarak satılması suçtur.
Ülkemiz, kolayca kontrol altında tutulabilecek kadar küçüktür.Ayrıca,kişi başına düşen Devlet görevlileri sayısı bakımından da dünyada en ön sıradayız.
Basında ağaçların sökülerek odun olarak pazarlanması teşhir edilmekte, hatta odun taşıyan araçların fotoğrafları yayınlanmaktadır.
Doğasal çevre ile ilgili sivil Toplum örgütleri ise, yasaların uygulanması ve ağaç katliamının önlenmesi için, hükümeti sık sık uyarmaktadır.
Tüm bu yapıcı yardım ve katkılara rağmen, yaşanan dönemde pervasızca, ormandan ağaç kesilmesi ve başkalarına ait olan zeytin ağaçlarının dozerle sökülmesi, yasaların uygulanmasındaki umursamazlığı ortaya koyuyor.
Son olarak Değirmenlik köyünde ağaçların sökülmesinin basına yansımasından ve sivil toplum Örgütlerinin konu hakkındaki şikayetinden sonra, bazı kişiler hakkından soruşturma başlatıldığı öğrenilmiştir.Fakat, iş işten geçmiş ve sökülen zeytin ağaçları artık yok edilmiştir.Bu nedenle, daha etkin bir yönetim anlayışı ile, kimsenin yasaları pervasızca çiğnemeye cesaret edemeyeceği koşullar sağlanmalı ve böylece ağaç varlığına zarar verilmesi caydırılmalı.
Ülkemiz küçük olduğu için, yasaların uygulanması durumunda böyle kanunsuzlukların önlenmesi oldukça kolaydır.Bunun sağlanması için de mutlaka hesap sorma mekanizması çalıştırılmalı ve yasaların uygulanmasında görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen devlet ilgilileri belirlenerek haklarında yasal işlem yapılmalı.
Fakat yasaların uygulanmasındaki umursamazlık ve yasaları uygulamayan, görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyenlerden de hesap sorulmaması sonucu, suça meyilli kişiler ,görüldüğü gibi, pervasızca yasaları çiğnemekten çekinmiyor.Ağaç fakiri ülkemizde asırlık zeytin ağaçları, dozerle sökülebiliyor.
Üstelik, gazete ilanları ile odun satışı yapılıyor.Hiç bir ilgili, yasaların çiğnenmesi karşısında, işlem yapmıyor.İşlem yapmayanlardan da hesap sorulmuyor.
Oysa,Devlet, vatandaşların can güvenliği gibi, mal güvenliğini, kırsal alanlardaki ağaç varlığını da korumakla yükümlüdür.
Yoksa vatandaşın ovadaki ağaçlarını kendi gücü ile koruması beklenemez. Çünkü herkesin kendi can ve mal güvenliliğini korumak zorunda bırakılması halinde; yasalara, hükümete, Devlet kuruluşlarına ve memurlara gereksinim kalmaz,.Sonuçta, herkes birbirinin boğazına sarılır ve ülke kaosa sürüklenir.
Kişisel görüşüme gör, yasa dışı ağaç katliamının önlenmesi için, pervasızca ağaçları kesenler, ibret verici bir şekilde cezalandırılmalı.Yasaları uygulamayanlar hakkında da, disiplin soruşturması açılmalı.
Ayrıca geçmişte olduğu gibi polislerin sürekli olarak kırsal alanlarda devriye hizmeti yapması sağlanmalı ve tüm köylere Desteban atanmalı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40