Amerikan ‘nın iktisadi iktidarı bir gerçektir. Dünya nüfusun yüzde beşi olduğu halde bütün bir net iç üretimin dörtte birini sağlar. Dünya’nın en büyük 500 firmasından üçte biri Amerika menşelidir.
Yıllar boyunca karşısında bir iktisadi rakip olmasada her şeye karşın iktidarını güçlendirmeyi arıyor. Kendine uygun olacak yeni bir dünya düzeni yerleştirmek ister. A.B.D kimsenin boy ölçüşemeyeceği bir mali güce sahiptir.

Peki, bunu nasıl yapıyor?

Mali liberalizme giderek amerikanın yabancı sermaye açilişini hızlandırmıştır: Bunun zorunlu sonucu olarak öteki ülkelerin ekonomileride liberalleşmesidir. Mali liberalleşme ile ABD iktisadi üstünlüğünü kabul ettirir.
Amerikan katkısı diş ülkelerdeki girişimlerin sermayelerinde önemli bir rol oynuyor öyle ki Amerikan mali piyasaları değiştiğinde bütün dünya borsaları bunu anında duyuyor.

Bir diğeri ise;

ABD eşsiz bir teknolojik temele dayanan yenileştirme ve uyarlamaya yetenegine sahiptir. Başta bilim ve araştırmada öyle ki ABD üniversiteleri laboratuarları dünyanın her yanından araştırmacıları toplarken, bilimsel kongreler de dikkati çekiyor bilimle iktisadi oyuncular arasındaki yakın ilişki, kimi alanlarda ezici bir üstünlüğün nedenleri arasındaki yakın ilişki kimi alanlarda ezici bir üstünlük nedenleri arasındadır.
Amerikalıların kendi normlarını dayatabiliyorlar örneğin bilgisayar sektöründe en başta gelen şirket Amerikan menşeli Microsoft dur.
Diğer yandan IMF ve dünya bankası finansal kuruluşlar tartişmasiz ABD kontralındadır G7 ülkelerinde belirleyici konumda aktif rol oynar.
ABD ekonomik küreleşmeden en fazla fayda sağlayan ülke durumundandır.
ABD nin ekonomik hegemonyasını destekleyen en önemli unsur askeri gücüdür. Bu güçte zaten küresel hegemonya olmanın önemli zorunluluklarından birisidir. Dünyadaki silah pazarın yarısına yakını ABD kontrolü altındadır, ayrıca bundan bir ekonomik gelir sağlamaktadırlar. örnegin Suudi Arabistan, birleşik Arap emirlikleri, Tayvan, güney Kore ve Honduras gibi ülkeler tüm silah tedarikini ABD karşılamaktadır. Buna neden olan en önemli unsur yerel iktidarların var olma sebeplerine dayanmaktadır.
Diğer yandan ABD, Çin gibi ekonomik tehditlere karşı ithalatta kota koymaktan geri durmamaktadır.

Evet, bugün ise;

Çin gelişmekte olan en büyük ülkedir. ABD ise en büyük gelişmiş ülkedir. Buna paralel olarak ABD nin Çin deki yatırımı katlanmaktadır şuanda ABD, Çin in ikinci ticaret ortağı ve yatırım yapan ülkesidir.
ABD nin Çine yaptığı ihracat ABD için 300 bin yüksek maaşlı iş imkânı sağlar. Yani Çin, Amerikan’ın yaptığı mali liberalizm politikası sayesinde Çin’in fazla nüfusunu faydasına kullanarak Çin üzerinde bir ekonomik üstünlük sağlamıştır.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner66

banner50

banner68

banner40